| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
HAYIR!
12 Eylülde <HAYIR> diyeceğiz ya, bazı sorular alıyorum, neden HAYIR dediğimizi açmamız gerekiyormuş, AÇALIM.
AKP iktidarı 02.01.2004 ve 31.12.2004 tarihinde vergi usul kanununda, SESSİZ SEDASIZ bir değişiklik yapmış. Yeni vakıf oldum bu değişikliğe. Bu hafta vergi nasıl kaçırılır ? vergi nereye verilir veya verilmezi anlatmaya çalışacam. Umarım anlattıklarım, ileride (vergi kaçırma metotlarını basında yaydın diye) başımı ağrıtmaz. Değişikliğin konusu, bünyesinde GIDA BANKACILIĞI bulunan vakıf ve dernekler. Bu derneklerin desteklenmesi için, ÖZEL yasal bir düzenleme yapılmış gözüküyor. Bu dernekler sayesinde de, devletin doyuramadığı aç ve muhtaç insanlara GIDA V.S yardımlar yapılacak. Bankacılığı tefeci sistemi sayarak faizi, ' faizin en küçük şekli kişinin kendi annesiyle kabede ilişkiye girmesinden daha büyük günahtır...' diyerek red eden anlayış nedense bu değişiklikte BANKA adını kullanmış. KİMDİR BU DERNEKLER ? DENİZ FENERİ DERNEGİ, KİMSE YOKMU YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ, KEPEZ DENİZ YILDIZI SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEGİ > (Bu dernek Emine Erdoğan tarafından 17.Nisan 2005 de, yani yasa düzenlenince açıldı...! ) AKP'li bunca ZENGİN neden vergi sıralamalarında YOK ? AKP'ye yakın işadamları neden listede yok ? Balıkesir-Bandırma AKP li zenginleri de YOK. AKP kodamanlarının "Vergi kaçırıyor" diye gaddarca üzerine gittikleri kişilerden biri Aydın Doğan mesela, nedense hala vergi şampiyonu. Yani Türkiye'nin en çok vergi veren adamı. Ama, AKP ve Tayyip ERDOĞAN ailesiyle ünlenen Ahmet Çalık, Fettah Tamince, Akın İpek, Remzi Gür, Cihan Kamer, Ethem Sancak, Vahit Kiler, Ahmet Albayrak, AB Gıda ve Unakıtan Ailesi, Topbaş Ailesi listede yok. En azından, Tayyip Bey'i otellerde ağırlayan milyar dolarlık işadamı Fettah Tamince ile, EKİNLİK Adasında tatil yarenliği yapan işadamları, Tayyibin çocuklarına burs verenler, özelleştirmeyi kendilerine aktaran işadamları ve milyar dolarlık Ahmet Çalık'ın, ilk 100'ler içinde olması gerekmez miydi ? GEREKMİYORMUŞ YASAL DEĞİŞİKLİĞİ AÇALIM ÖNCE ; Başta ABD olmak üzere bir çok ülkede ekonomik imkansızlıklar ve çevre şartları nedeniyle yeterli derecede beslenemeyen insanların ihtiyaçlarının karşılanması noktasında, önemli bir işlevi bulunan Gıda Bankacılığı (Food Banking) denilen bir sistem vardır. AKP, bu sistemi kafasından bulmamış demek ki. AMERİKALI ağabeylerinden ve başta Fetullah Hocanın önerilerinden, bu sistem yaratılmıştır. Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Giderler başlıklı 40. maddesine, 5035 sayılı Kanun ile, AKP Hükümetinin vekillerinin önerisi ve oylarıyla eklenen 10. bendinde; " Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin" matrahın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği ifade edilmiştir. Bu ifadeye göre, hem ticari kazanç elde eden gelir vergisi mükellefleri hem de kurumlar vergisi mükellefleri, Gıda Bankacılığı kapsamında yapmış oldukları bağışlara konu malların maliyet bedellerini, vergiye tabi kazancın tespitinde gider olarak göz önünde bulundurabileceklerdir. Yani, direkt GİDER yazacaklardır. Yine GVK'nın Sigorta Primi, Teberru ve Diğer İndirimler başlıklı 89. maddesine 5035 Sayılı Kanun ile eklenen bent ile, fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin tamamının, yıllık beyanname ile bildirilen gelirden indirilebilmesi imkanı getirilmiştir. Nasıl ama ? Yasal değişikliğe bakın…Ne kadar güzel ve ŞAHANE demi. Sıkıysa gelin, bu değişikliğe karşı çıkın…Vayyy sen misin fakire-fukaraya yardımı engelleyen !!!! Peki vergi kimden alınacak ? Bu konuya da ilerde değineceğim. Kümesteki tavuklardan demem şimdilik aklınızda kalsın. Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 5035 sayılı Kanun ile değişik 17/2. maddesine göre, fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin teslimi vergiden müstesnadır. Katma değer vergisi mükellefleri, bu kapsamda bir vergilendirme döneminde yaptıkları bağışların toplam tutarını ilgili dönem beyannamesinin 6 ve 7. satırlarına dahil etmek suretiyle beyanda bulunacaklardır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesine eklenen hüküm çerçevesinde indirim konusu yapılacak bağışlar, bağışa konu mal bedeli Vergi Usul Kanunu'nun 232. maddesinde belirtilen fatura düzenleme sınırının altında kalsa dahi(2004 yılı için 440 Milyon TL) mutlaka fatura ile belgelendirilecek ve ayrıca taşıma için sevk irsaliyesi düzenlenecektir. Gelir Vergisi Kanunu'nun 89. maddesinde yapılan düzenleme çerçevesinde, yıllık beyannamede yer alacak gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilinecektir. Ticari işletmeye dahil gıda maddelerinin bağışlanması durumunda bu malların maliyet bedeli Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesi çerçevesinde gider kaydedilecektir. Bu işlem, faturanın bir yandan gelir bir yandan da gider kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilecektir. Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30/a ve 32. maddelerine göre, kısmi istisna niteliğindeki gıda maddesi bağışlarının bünyesine giren katma değer vergisi tutarının indirim konusu yapılması mümkün bulunmamakta olup, bunlar gider olarak dikkate alınacaktır. Faturada "İhtiyaç sahiplerine yardım şartıyla bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır." Denilecektir. Bizim her gün ödediğimiz KDV'de bu olayda, ne güzel yok edilmiş demi ? :))) VUK'nun bu maddesi ve yapılan değişikliklere göre, siz ister gelir vergisi mükellefi olun veya kurumlar vergisi mükellefi… isterseniz ; T.C. Devletine asla vergi-mergi vermezsiniz. Ya ne veya nereye verirsiniz ? Devlete vereceğiniz verginin yarısını cebinize atıp, diğer yarısını (bünyesinde gıda bankacılığı bulunan 3 adet tarikat derneğine) GIDA BANKASINA yatırırsınız. SADAKANIZ olur. Yani vergi değil, SADAKA verirsiniz. Bu sadaka yatırımınız da merak etmeyin, size YOL-SU-ELEKTRİK olarak, cennete huri olarak size geri dönecektir. İçişleri Bakanlığınca bünyelerinde GIDA BANKACILIĞI kurma izni verilen tarikat bağlantılı dernekler ise (İLGİNÇ)şunlar : (Deniz Feneri Derneği, Kimse Yok Mu Derneği, Kepez Deniz Yıldızı Sosyal yardımlaşma Derneği, Bu dernekler, örneğin 100 milyon lira vergi borcu olan şirkete, bir vergi mükellefi tüccara gidip diyorlar ki; " Arkadaş, bizim derneğe 50 milyon bağış yap, Biz de sana 100 milyon liralık kömür, erzak, temizlik maddesi gibi fatura verelim. Bu faturayı götür maliyeye ver, vergi borcunu kapatmış olursun." Yanına (cebine) kalan 50 milyon senin karın olacak. Bana verdiğin 50 milyon lira ile de ben, malzeme alıp valiliklere, kaymakamlıklara vereceğim. Onlar da, ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklar. Bu da senin zekatın olacak. Böylece bu kafir devlete vergi vermeyeceksin, hem de sevap işleyip Cennete gideceksin. Hem de AKP için hayır dua (pardon, OY) alınmasına vesile olacaksın. Bu hayır sever derneklerimiz de, Valiliklere de bu erzak ve fatura giriş çıkış hareketlerini çok profosyonelce yaparak, gerektiğinde naylon faturalarla, gerçeğin bir kısmının ancak yoksullara ulaştığı sistemi yürüteceklerdir. Yeni zenginler türeyecektir. Dikkat ederseniz burada Gıda Bankacılığı kurma izni verilen kurumlar arasında KIZILAY yok, ŞEHİT AİLELERİNE DÖNÜK DERNEKLER YOK, ÇAĞDAŞ adında birçok öğrencimize burs veren dernekler falan yok. ÜÇ tane DERNEK var. Deniz Feneri derneğinin uluslar arası bağlantıları nedeniyle pek çok ülkede sıkı takip edildiği ve izlendiği malum. Ama Türkiye'de bu ÜÇ derneğin bugüne kadar tek bir mali incelemeden geçtiği, teftiş edildiğini de duymadık. Sanırım Maliye denetmenlerimizin, Emniyet Müdürlüklerimizin, İçişleri Bakanlığının işleri çok yoğun ve sıra bunlara gelmiyor. Gerçi bu derneklerin faaliyetlerin bu hükümetçe incelenmesi de garip olur elbette, siz hem bu devlete nasıl vergi verilmeyeceğinin ve bu paraların sizin depolarınıza PİRİNÇ-SALÇA olarak dağıtılmasını organize etmişken, bir de bunları suçlu gibi inceleyecek misiniz ? Elbette ki hayır… bu eşyanın tabiatına aykırı bir durum olur. ŞİMDİ SUNDUĞUM BU DURUMA GÖRE ; Hükümet, sadakaya mahkum ettiği vatandaşlarına yönelik, Amerika'dan aldığı vergide bağış sistemini kurarak ve bu bağışı fitre-zekat-sadaka diye nitelendirerek, önceliği oy aldığı yörelerdeki vatandaşlarına, ramazan çadırlarında yemek dağıtılarak, evlere kömür-gıda yardım paketleri verilerek, gerekirse beyaz eşya, koltuk takımı şeklinde dağıttırarak, seçmen ve EVETÇİLER yaratılacaktır. Türkiye'nin vergi gelirleri 650 milyar dolarmış. AKP ve yandaşlarının kaçırdığı veya kaçırdığı demeyelim yasalara uygun iş yapıyorlar çünkü, dolandırdıkları bu sistemde, iyimser bir tahminle %15 vergiyi ceplerine indirdiklerini düşünürsek, diğer %15 ide seçmen avlamaya kullandıklarını düşünürsek, DEHŞET ortaya çıkar. Dikkat ederseniz, vergi mükellefi olup ta, okul-hastane yaptırırsanız şimdi bu yasayla harcadıklarınızın ancak %15'ini vergiden düşebiliyorsunuz. Şimdi siz olsanız ne yaparsınız ? GIDA BANKASINA verip yarısını cebe atmak, çaldığınız parayı aklamak mı iyi, yoksa okul-hastane yaptırmak mı ? Yine de siz HAYIR seversiniz, Kızılay'a, Mehmetçik Vakfına, Eğitim kurumlarına, Çocuk Esirgeme Kurumuna yardım etmeyi düşünüyorsunuz diyelim. Burada da maalesef, sadece bir miktarını verginizden düşebiliyorsunuz, yırtamıyorsunuz yani. Bu yasa ile yapılmaya çalışılan, devlete ödenmeyen vergilerle yeni devleti kurmak ve rejimi kökten değiştirmektir. Haaaa ben iyi niyetliyim öylesi bir ard niyetim yok diyorsanız, o zaman vergi kaçırmanın kapital sahibi olmanın veya sermaye birikimi yapmanın bir yolu da budur. Buradaki rolünüz, öncelikle Müslüman hayırsever vatandaş olmak olmalıdır. Daha sonra ister AKP li olun, ister tüccar olun, ister dernekte gönüllü çalışan olun…bu sizin tercihinize ve paşa gönlünüze kalmıştır. Ben vatandaş olarak, bu BANKALARA yatırım yapanların açıklanmasını istiyorum mesela veya Valiliklerin bu Bankalardan aldıklarını tek tek açıklamalarını veya bu arada gıda toptancılarında dönen fatura hareketlerinin açıklanmasını istiyorum. Veya bunları açıklayacak, açıklattıracak şeffaf düzeni kuracak bir yönetim istiyorum. 12 EYLÜLDE gerçekleştirilecek halkoylamasında değiştirilecek anayasa maddelerinin devamında bu sistem, tam rayına oturtulacaktır. Hepimiz biliyoruz ki bazı yasal düzenlemeler ANAYASAYA bakılarak yapılır/yapılmalıdır. Yasaların anayasaya uygunluğu yerine, şimdi anayasanın çıkarılacak yasalara uygunluğu hedeflenmektedir. Anayasa değişiklik tekliflerinin altında yatan bir başka acı gerçek te maalesef budur ve bu yüzden HAYIR-HAYIR… BENİM VEKİLİM-ZENGİNİM , İŞİNİ BİLİR..!
|
SON DAKİKA HABERLERİ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
SONKURŞUN GAZETESİ Tüm Haber ve Resimlerin Telif Hakları Saklıdır. İzinsiz yada Kaynak Belirtmeden Kullanılamaz. Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||