|
|
HACİVAT'LA KARAGÖZ
Yazar |
: Necdet MANCILIK |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 270 |
Tarih |
: 25 Ocak 2010 12:17 |
Günlerden Pazartesi. Yer Barış Manço Kültür Merkezi Sinema Salonu. Kent Konseyinin toplantısına diye gittik. Baktık ki, toplantı başladıktan bir süre sonra sahnede eskilerden bir oyun.
Hacivat'la Karagöz. Oynayanlar: Cemal Öztaylan & Sedat Pekel. - Vay vay vay Hacivat'ım senin saçın ne ilginç. - Bıy Bıy Bıy Karagözüm, borçlarını ödemekten hizmet yapamadım hiç…
Biri önceden hazırlanmış oyuna, önünde bir sürü belgeden oluşan bir dosya. Diğeri doğaçlama yeteneğini sergiliyor konuşma boyunca. Sonuçta ikisi de Bandırma'ya hizmet için çalışmasına rağmen, iktidar ve muhalefet kimliklerinin etkisinde kalıyorlar. Oysaki bu insanlardan biri göreve geldiğinde parti gömleğini çıkarıp hizmet gömleğini giyerek herkesle uzlaşmacı bir diyalog sergileyeceğini, diğeri de Bandırma için çalışan ve üreten herkesin arkasında olacağını, hem de defalarca deklare etmemişler miydi?
Yüzümde bir gülümseme var ama o gülümsemede çocukluğumda seyrettiğim Hacivat'la Karagöz'ün bana verdiği neşeden eser yok. Daha çok sahnede sergilenen ve hiç hoşlanmadığım tavrın, midemde yarattığı sancının yüzüme yansıması.
Doğal olarak konu, Kent Konseyi'nden ve Termik Santralden uzaklaşıyor. Daha çok iki kişi arasında ki siyasi hesaplaşmanın görüldüğü ufak bir gösteriye dönüşüyor. Gözüm Kent Konseyi Başkanı Yalçın Cömert'e takılıyor. Eminim oradaki daha da rahatsız bu durumdan. Bunu yaşadığı sıkıntının arada bir yüzüne yansımasından anlıyorum.
Bence ülkemdeki siyaseti kanser eden en başlıca etkenlerden biridir bu uzlaşmaz diyalog unsuru ama bir o kadarda kronikleşmiştir siyasi kültürümüzde. Her konuda kendin haklısındır ve karşı taraf hep yetersiz işler yapmıştır ya da yapıyordur. Hepimiz biliriz ki, aynı partiden olsalar aynı sahne de söylenecek sözler çok farklı olur.
Bu sergilenen tavırların ve tartışmalarında Bandırma açısından önümüzdeki süreci nasıl etkileyeceğini kestirmek, o kadar da güç olmasa gerek.
Oysaki şimdi ki Balıkesir Milletvekilleri arasında en çok takdir ettiğim kişinin Cemal Öztaylan olduğunu herkes bilir. Çünkü bir Cemal Öztaylan veya Sedat Pekel, Bandırma ve bölge adına üretilen iş açısından tek başlarına 20 tane Hüseyin Pazarcı eder. Bir Hüseyin Pazarcı'nın ve diğerlerin seçildiğinden bu yana bölgemiz ve Bandırma için yaptıklarına bakın, bir de bu ikilinin dönemleri boyunca yaptıklarına. Dürüst olmak gerekirse ikisi de diğerlerine göre açık ara önde olurlar. En azından onları Bandırma sokaklarında görüp derdinizi anlatabiliyorsunuz. Peki ya diğerleri nerede?
Toplantıdan çıkarken düşüncelerimde bir hayal canlandı. Bu iki isim bütün siyasi çatışmaları bir kenara bırakmış ve kafa kafaya vererek Bandırma ve bölge için çalışmaya başlamış. Bandırma'nın geleceği ve gelişmesi açısından yapılabilecekleri düşünebiliyor musunuz? Bunu bir hayal olarak görenlere şunu söylemek isterim. Bu tablo bir hayal değil, sizin en doğal hakkınızdır ve bunu istemelisiniz.
Evde televizyonda haberleri seyrediyorum. Bir tarafta Başbakan, diğer tarafta Ana Muhalefet lideri. Birkaç saat önce sinema salonunda yaşanan sahnenin bir benzeri TBMM'nin gurup toplantılarında sergileniyor. Yani bir Hacivat'la Karagöz sendromu da televizyonda yaşanıyor. Aklıma ulusal basında çıkan bir anket sonucu geldi. Ankete göre bütün partilerin oyları düşmüş. Anlamı şu Halk ülke genelinde siyasete güvenmiyor, inanmıyor.
Neden acaba?
Sanırım bunun nedenini Hacivat'la Karagöz'e sormak lazım.
|
SON DAKİKA HABERLERİ
|