Bugün: 26.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • TİMUR´UN FİLLERİ CHP´NİN GÜLLERİ

TİMUR´UN FİLLERİ CHP´NİN GÜLLERİ


BALIKESİR CHP’de ilginç şeyler olabilir…

      Hani, şu Nasrettin Hoca ve Timurlenk’in fil hikayesi vardır. O misal…

      Herkesin yüreğine korku salan, korku imparatorluğunun hünkârı Timurlenk, Nasrettin

      Hoca´nın köyüne ordusunda bulunan fillerden birini yollar ve file iyi bakılması emrini verir.

      File bakmak kolay değil. Fil bağı, bahçeyi, ekinleri talan etmeye başlar.

      Köylü Hoca´dan ricacı olur.

      - Hoca, düş önümüze sözcümüz ol. Timurlenk’in huzuruna çıkalım fili geri almasını

      söyleyelim.

      Hoca köylülere güvenmese de kabul eder ve korku imparatorunun huzuruna çıkmak

      için yola koyulurlar. Çıkarlar Timurlenk’in huzuruna. Daha doğrusu hoca öyle sanmaktadır.

      Timurlenk;

      - Söyle Hoca dileğin nedir?

      - Biz… der… Nasrettin Hoca, köylüleri işaret etmek için geri döner.

      Ama arkasında kimse kalmamıştır.

      - Armağan ettiğiniz fil o kadar mübarek hayvan ki biz onu çok sevdik.

      Ancak kimse yoktur. Konuşmaya devam eder.

      - Yalnızlığına gönlümüz razı değil. Kerem edin, köyümüze bir tane daha gönderin!

     

     

      ***

     

      CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Eylül Salı (bugün) Balıkesir’de olacak.

      Nasrettin Hoca ve Timurlenk’in fil hikayesiyle ne alaka diyeceksiniz?

      Valla bir alakası var mı, yok mu, ben de bilmiyorum.

      Seçim kuruluna verilecek Milletvekili listelerini görünce anlayacağız.

      İlimizin önde gelen 30 - 40 civarında iş adamıyla Kılıçdaroğlu kahvaltıda bir araya gelecek.

      Bu iş adamları kimdir?

      Neye göre, kim belirledi belli değil.

      Basına ve partililere kapalı bir toplantı olacak.

      Bu toplantının bir amacı olduğuna şüphe yok.

      Sahi, bu arada Balıkesir’in önde gelen iş adamlarından biri veya birilerinin CHP’ye üye olduğu ya da olacağı söyleniyor.

      Tesadüfe bak, ne kadar ilginç.

      Bu söylenti doğruysa hem ilimiz, hem de ülkemiz için çok güzel bir gelişme.

      Öyle ya, özellikle ilimizde iş adamlarının çoğu CHP’den hep uzak durdular. Korku ve

      tedirginlik vardı. Baskı yer miyiz? Bizimle uğraşırlar mı? diye.

      Korku ve tedirginlik ortadan mı kalktı?

      Ya da can alıcı soru…

      Korku ve tedirginliğe rağmen mi üye olunuyor?

      Hadi biraz daha paranoya yapayım.

      Hala korku ve tedirginlik koşulları hakim ise bu ülkede, niçin sade üye olsunlar değil mi?

      Bir karşılığı ve bir bedeli olmalı; ne bileyim bir vekillik gibi?

      Yok, daha neler mi?

     

      ***

     

      Balıkesir’de ön seçim oldu. Kılıçdaroğlu "aynı listelerle seçimlere gideceğiz" mi dedi?

      Evet, dedi. Ama "Aynı sıraları koruyacağız" dedi mi?

      Ha, şu da söylenebilir:

      1 Kasım seçimleri için Balıkesir’de 10 kişi adaylık başvurusunda bulundu ve başvuru

      süresi sona erdi.

      Doğru mu doğru… Amentü değil ama…

      Kanunen bağlayıcılığı yok. 18 Eylül Cuma günü seçim kuruluna verilecek listelerde yer

      alabilmek başvuru süresine uymaktan geçmiyor. Genel başkanın iki dudağında her şey.

      Parti Meclisi, Genel Başkan´a tam yetki verdi.

      "Ben Balıkesir’de birinci sıraya, bir veya ikinci sıraya kontenjan uyguluyorum" diyebilme yetkisi var.

     

      ***

      Balıkesir’in seçkin ve önde gelen iş adamlarıyla yapılacak olan kahvaltı başlı başına

      ilginç.

      Bu olay patlamadan öncede ilginç olan bir başka durum ortaya çıktı.

      Önseçimle şekillenen 7 Haziran seçimlerindeki listenin ilk 6’sı tekrar müracaatta bulundu. Bunların dışında müracaat eden 3 kişi de ön seçim yarışına giren isimler.

      Geriye bir kişi kaldı ve o da sıfırdan ilk kez müracaat ediyor.

      Bu kişi Balıkesirli, emekli bir Tuğgeneral ve Genel başkana oldukça yakın bir isim.

      Özellikle askeri konularda danışmanlık yaptığını bu konuda partiye teknik destek verdiğini biliyorum. 2012 kurultayında genel başkanın listesinde yer aldı diye hatırlıyorum.

      Asıl üzerinde durduğum konuysa YAŞ kararlarına tepki olarak emekliye ayrılıp mesleki kariyerinden vazgeçmiş biri. Bana göre kendi doğruları açısından ilkeli bir duruş sergilemiş.

      Bu göz önüne alındığında listenin alt sıralarında dolgu malzemesi olmayacak bir görüntü veriyor.

      Neyse ne?

      Neredeyse herkesten saklanan, anlamsız ve karşılığı olmayacak gibi gözüken bir organizasyondan ne sonuçlar çıkardık.

      Öyle ya ortada; ne Timurlenk, ne de fil var…

      18 Eylül akşamı sevinerek yanıldığımı görecek miyim acaba?

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 583