Bugün: 23.08.2017

PEHLİVAN TEFRİKASI


TERCÜMAN´ın ´Pehlivan tefrikaları´ yayımladığı yıllarda henüz çocuktuk ama.. O tefrikaları okumadan güne başlamayan nice insan tanırız.
      Ne siyasi manşetler, ne Rauf Tamer´in köşeleri.. 
      Varsa yoksa tefrikalar.
      ´Arkası yarın´ olunca, bir sonraki günü iple çekmek farz yani.
      Hem öyle ki, tıpkı tefrikaların yılmaz takipçileri kadar, gazetenin sahibi de iple çekiyormuş ertesi günün tefrikasını.
      Parça başı çalışan tefrika yazarını çağırmış birgün patron (Kemal Ilıcak)... "Bir haftadır bir kündeyi attıramadın.. Attır artık, geceleri rahat uyuyayım" diye fırça çekmiş!
      Uzun uzadıya giden, ertesi günü sabırsızlıkla bekleten tefrikaların yazarı parasını günlük alınca, bir an önce bitirip işsiz kalmaktansa, uzun uzun peşrev attırmayı tercih etmiş tefrikaların kahramanlarına...
      Bittabi, bizim buraların yüce gönüllüsü, er meydanlarının yenilmezi, güreş sporunun medar-ı iftiharı Kurtdereli Mehmet Pehlivan da o tefrikaların kahramanıdır. 
      
      ***
      KARESİ Belediyesi´nin katkılarıyla bir film çekilecek yakın zamanda: ´Yenilmeyi Düşünmedi.´
      Kurtdereli´nin öyküsü.
      Biraz belgesel, biraz sinema tadında.
      Geçen hafta İstanbul Divan Otel´de filmle ilgili bir basın toplantısına katıldık. Filmin senaristi ve yönetmeni Ercan Yesari Yiğit´e sordular: "Bu senaryoyu ne kadar sürede yazdınız?"
      Çocukluğunda takip etmeye başladığı pehlivan tefrikalarına gönderme yaptı: "Elli yılda yazdım..."
      Güreş sporu ve tarihi güreşçilere dair dağarcığı geniş bir yönetmen yani. 
      Ama o yetmez.
      Ata sporunun ana karakterlerinden en önemlisi Kurtdereli´ye hak ettiği değeri misli misli verme gayretindeki Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz´ın çabasını bir yere koyamazsanız, zaten o film çekilmez.. Senaryo tozlu raflarda kalır.
      Bilmiyorum; güreşseverliği evvel ezelden mi var Yücel Bey´in?.. Yoksa, Belediye Başkanı seçildikten sonra mı merak sardı...
      Çok da önemli değil.. Önemli olan, Karesi ilçesinin bir mahallesi olan Kurtdere´deki geleneksel güreşlere ve Mehmet Pehlivan´ı taçlandıracak projelere imza atarak ulusal ve uluslararası arenada bir değer yaratmak.
      "Belediye´nin paracıklarını şenlik festival muhabbetlerinde harcıyor" diye kızıyorsanız eğer, kızmayın.. İçerikleri anlamında eleştirilecek tarafları varsa da, "bunlar boş işler" diyenlerin laf kalabalığından başka bir iş yapmamasını eleştirin.
      
      ***
      GÜREŞSEVER bir aileden geliyoruz.. Hoş, bana pek bulaşmadı o sevgi.. Sporun hiç bir branşına ilgi duymadığım gibi, güreş sporuna da hep ilgisiz kalmışımdır. Lâkin, rahmetli babamın güreş ve benzeri sporlara ilgisini bilirim.. Güreşmişliği de var netekim. Bizim rahmetli dayı da meraklıydı.. İkisi bir olur, rahmetli biraderle güreştirirlerdi bizi.
      Bir kez daha paylaşmıştım, yine paylaşayım.. Sehpayı, koltuğu kenara çekip iki zarganayı güreştirirkenki neşelerine diyecek yoktu.
      Bendeniz ´Tanzaralı Sansar Tarık´, birader de ´Karabayırlı Kara Ali´ olurdu!
      İlk mektepteyken, iki üç hafta kadar güreş kurslarına gitmişliğim de vardır...
      Haa, bu arada, rahmetli Anneannem´in Kurtdereli´yle kanbağı olduğu tevatürüyle büyüdüm.
      
      ***
      NEYSE.. 
      Divan Otel´in afilli salonundaki tanıtım toplantısında, filmde rol üstlenecek pehlivanları da gördük.
      Hele başrolde Kurtdereli´yi canlandıracak Savaş Yıldırım var ki.. Zaten O´nu yağlı güreşlerden tanıyorsunuz.. Başpehlivan.. Heyüla gibi bir şey. Bıyıkları da palaya bağlamış; Tam Kurtdereli.
      Toplantıdan sonra lobide rastlaştık.. "Abi, bana hiç soru sormadınız" dedi..
      "Cesaret ister!"
      
      ***
      YÜCEL YILMAZ´a sormuştum: "Kurtdereli Mehmet Pehlivan üzerinden Balıkesir´de bir marka yaratmaya çalışıyorsunuz madem.. O´na yakışacak daha farklı, daha görkemli bir anıt yapmayı düşünüyor musunuz?"
      Kızılay kavşağındaki anıt biraz ´güdük´ kaldı da...
      Yanıt Güreş Federasyonu Başkanı Hamza Yerlikaya´dan geldi:
      "Heykel güdük kalabilir, ama Kurtdereli Mehmet Pehlivan´ın gönlümüzdeki yeri çok büyük..."
      Çok politik bir yanıt oldu.
      
      ***
      EN uygun yer neresi?
      Meselâ, Kurtdereli´nin kısbetli, çift muskalı bir heykeli.. Ardında güreştiği ünlü pehlivanların rölyefleri.. Saraylar mermerinden yekpare kaideler eşliğinde.. 
      Koy, eski lunapark alanının orta yerine.. Çevresini donat yeşillikle, çiçekle.. Anıtın etrafında törenler için bir alan oluştur.. Atatürk Parkı´na tahvil et arsayı; bütünleştir. Hâttâ her yıl Saraylar´da yapılan heykel sempozyumuna sponsor ol; bu defaki çalışmalar hayalgücünün ürünü absürd heykelcikler değil, güreş ve Kurtdereli olsun.. Sanatçılar, Saraylar mermerini Kurtdereli için yontsun!
      
      ***
      FİLMİN profesyonel bir çalışma olacağına dair kuşkumuz yok. 
      Yönetmene sordum: "Yönetmenlik tecrübeniz var mı?"
      Adam göğsünü gere gere "yönetmenim" diyor; biz tecrübesini sorguluyoruz!
      Verdi cevabını..
      Hem alaylıymış, hem mektepli. 
      O sektörde küçük yaşlardan beri çalışıyormuş. 
      Sinema, televizyon, yönetmenlik okumuş.. Doçent olmuş.
      E daha ne?
      Fakat, filmin ismi pek yavan: ´Yenilmeyi Düşünmedi.´
      Karesi Belediyesi´nin CD´lere çekip eşe dosta hediye edeceği bir şey olacaksa, sorun yok.
      Sinemalarda gösterilecek bir filmse yapacağınız, daha çarpıcı bir isim bulmak lazım.
      
      ***
      MUHTEŞEM YÜZYIL´ın Sümbül Ağası Selim Bayraktar da var filmde. 
      Dizideki performansıyla, rol ustalığıyla beğenerek izlemiştik.
      Şimdi cazgırlık performansını bekliyoruz sabırsızlıkla.
      
      ***
      HOLYWOOD sinemasının sanal kahramanları var meselâ.. Rambo var, Van Damme var.. 
      Diyor ki Hamza Yerlikaya: "Bu sahte kahramanlarla kırk yıldır avutuyorlar bizi."
      Uyutuyorlar demek daha doğru. 
      "Oysa" diyor. "gerçek kahramanlarımız var.. Tarihe damga vuran şampiyonlarımız var."
      Yani, bu ülkenin gerçek kahramanları, gerçek değerlerinin öykülerini yazmak, filmlerini yapmak lazım.
      Sanal kahraman Rocky Balboa´ya Rus aygırını ringte yere serdirip Amerikalıya milliyetçilik gazlayan Holywood sineması, Kurtdereli Mehmet Pehlivan´ın Hintli Gulam´ı, Rus Baradonow´u, Alman Müller´i nasıl tuşa getirdiğini görmez!
      Bizim Türk Sineması da görememiş bunca zaman.
      Oysa ne değerleri, ne gerçek kahramanları, ne şampiyonları var bu ülkenin.
      Bir anlamda ilk olacak bu film.
      Bittabi, böyle bir projeyi yaşama geçirmeyi akıl eden Karesi Belediyesi´ni kutlamak lazım.
      
      ***
      SON bir not:
      Yönetmen Ercan Yesari Yiğit, Koca Yusuf´un mezarının Kurtdere Köyü´ne, Mehmet Pehlivan´ın yanına taşınması için çalıştıklarını söyledi.
      Koca Yusuf´un okyanusta bir gemi kazasında boğularak öldüğü bilinir. 
      Yönetmen Yiğit, mezarının okyanusta Portekiz´e ait Azor adalarında, bir kilisenin bahçesinde gömülü olduğunu söylüyor. 
      Gemi kazasından sonra sahile vuran cesetleri oraya gömmüşler.. Tevatür o ki, içlerinde, diğerlerine göre daha iri ve farklı giyimli olanı Koca Yusuf´muş.
      Memleketi Şumnu, şimdi Bulgaristan sınırları içinde.
      Kemiklerinin dinleneceği en uygun yer, Kurtdereli Mehmet Pehlivan´ın yanıbaşı.
      Ayrıca Kurtdere ve Balıkesir´e de ikinci bir değer katacaktır.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1246