Bugün: 26.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • MEYDANLA PARKI KARIŞTIRMAMAK LAZIM

MEYDANLA PARKI KARIŞTIRMAMAK LAZIM


TARIK SÜRMELİOĞLU

ZAĞNOS Paşa Camii`nin etrafını temizlemek.. Çevredeki kirli imar dokusunu ortadan kaldırıp cami eksenli geniş bir meydan üretmek..

Bölgedeki diğer tarihi unsurları öne çıkaracak bir proje hazırlamak..

Bu hep konuşulurdu Balıkesir`de.

Ne başkanlar, ne yerel yönetimler, ne yetkililer konuştu konuştu senelerce.. Bir numara olmadı.

 

***

BELEDİYE`nin `büyükşehir` olmadan önceki son Başkanı İsmail Ok, "büyükşehire büyük bir meydan yakışır" diye kolları sıvadı; seçime az kala alel usül bir meydan yapmayı denedi ama..

İşte bugünkü meydan; gözünüzün önünde...

Aması, "Sebze Hali`nin orjinal yapısını korusaydınız daha iyi olurdu" yorumudur.

Mimari harikası değilse bile, kendi çapında farklı bir mimarisi vardı Hal`in...

Geçmişe mazi, yenmişe kuzu; başka ne denir?

 

***

KARESİ Meydanı adıyla düzenledikleri alan, beton ahşap karışımı gereksiz süslemelerle dolduruldu.

"Yeşillendirelim" derken, ortaya bir `saksı meydanı` çıkardılar!

Kameriyekondular, saksılar, kenar süsü(!) elektrik panoları ve trafolar...

Bir de dandik zemin malzemeleri.. Malum, az zaman sonra bozuldu, kırıldı, çürüdü; yeniden yapıldı.. Astarı yüzünden pahalıya geldi.

Tek avantajı, yeraltındaki otopark.

Bittabi kâfi değil şehir için; yetersiz kalıyor. Bu yüzden meydanın sınırı olan cadde ve sokaklar ücretli otoparka dönüştürüldü. Meydan dediğin yeri yeşillik meşillik çevreler; bizimkinde otomobiller çevreliyor.

Neyse...

 

***

BÜYÜKŞEHİR dedi ki: "Geçen dönemin aceleye getirdiği bu meydan, Büyükşehir Balıkesir`e layık bir meydan değil.. Biz Paşa Camii`nin çevresini açalım, tarihi camiyi gölgeleyen yapıları yıkalım, bölgeyi kirli imardan kurtaralım, tarihi öne çıkaralım ve geniş bir meydan yapalım."

İyi fikir.

Yıllardır konuştuğumuz, üzerine kafa yorduğumuz bir projeydi bu.

Büyükşehir Belediyesi üç ayrı proje hazırladı meydan için.

Proje görselleri, üç boyutlu maketleri her zaman göze hoş gelir.

Uygulama öyle olmaz.

Gazetede yayımladığımız proje görsellerini incelediniz umarım.

Yapımı devam eden internet sitesinde hem görselleri, hem proje ayrıntılarını bulacaksınız; yakın zamanda açılacak.

Dikkat çekmek istediğimiz nokta şu:

Üç proje de birbirinin benzeri gibi. Üçünde de fena halde peyzaj kaygısı dikkat çekiyor.

Betonu azaltsalar da, işlev yükledikleri irili ufaklı yapılar önde tutuluyor.. Cam giydirme, şeffaf mekanlar, büfeler, kafeler..

Açık hava sineması, konser, miting gibi kültürel - sosyal etkinliklere yer verilecek bir platform, sahne falan.

Kış bahçesi de var!

Bu kadar yoğunluk şart mı?

 

***

MAKSAT meydan yapmaksa.. Yoğunluktan kurtarılmış, gözü rahatlatan, tümüyle yayalaştırılmış, ticari kaygılardan arındırılmış, ille de bilmem hangi kültürel, sosyal, sanatsal, ekonomik faaliyetin işlevlendirilmek zorunda olmadığı bir meydan yapmak lazım.

Ağaç, saksı, kameriye, kafeterya, kent odası, sahne, oyun alanları, çiçek, böcek yoğunluğu şart değil.

Dümdüz bir meydan yapmayı düşünmek..

Bunu düşünmek lazım biraz da.

Meydanla parkı karıştırmamak lazım!

 

***

ESKİNİN Ali Hikmet Paşa Meydanı gibi meselâ.

Kartpostallardaki halini hatırlayanlar bilir.

Meydan trafiğe açıktır.. Fakat yaya ağırlıklı, dümdüz bir meydandır.

Gözü yoran, estetik kaygıyla yapılırken kent estetiğini tüketen objelerden uzak; belki ortada bir döner kavşak; gerisi dümdüz bir alan işte.

Avrupa`nın tarihi kentlerine uzanıp, oralardaki tarihi meydanları incelemek lazım biraz.

İmar ve çevre dokusu meydana göre oluşmuştur.

Orta yerde bir havuz.. Üzerinde rönesans devrinin izlerini taşıyan heykeller.. Pipisinden su fışkıran bir oğlan çocuğu figürü falan...

Tamam; "aynısını isteriz" demiyoruz.. Taklit olur.. Ayıp olur!..

AHP Meydanı`ndaki mermer havuzu al, götür Zağnos Paşa Meydanı`nın ortasına koy.

Çevreyi boşalt, gözü yoracak objelerden kurtul...

Çok çok, meydanın başlangıç sınırında birkaç kaldırım kafesi, birkaç oturma yeri olsun; yeter.

Eskinin AHP Meydanı gibi.

Yeni Çarşı tarafındaki bölümde kaldırım kahveleri, insanların oturup dinlendiği, iki beşlik bozduğu bir alan.

Gerisi, dümdüz meydan.

Eskinin AHP`si ne güzeldi.

 

***

ÖZETLE.. Üç alternatifli meydan projesine baktığımızda, yapay bir park peyzajı göze çarpıyor.

O sebeple, başka alternatif meydan projeleri de görmek ister bu şehrin yaşayanları.

 

***

ALİ Hikmet Paşa Meydanı dedik de..

Orayla ilgili küçük bir iki soruna dikkat çekeyim hemen.

Birincisi: Meydanın güvercinleri!

Suni yemle yedi/yirmidört beslenen güvercinler yakında hindi kıvamına gelecek.

Hayvanlar obezlikten uçamaz halde.

Sonuçta durdan çüşten anlamaz bu hayvanlar; yeyip yeyip sıçıyorlar.

Güvercin bokunun kıymetine dair sözümüz yok da.. Meydandaki kesif kümes kokusu katlanılamaz oldu.

Halk sağlığı açısından da düşünmek lazım elbet.

Bu arada AHP Meydanı`na konuşlandırılan Fırıntaş büfesinin yerini de yeniden gözden geçirmekte yarar var.

Büfeyi meydana değil de, Anafartalar Caddesi`ndeki Hacı Ali Camii ile Hamidiye Kütüphanesi`nin arasındaki boşluğa konuşlandırmayı düşünebilirler.

Meydanın araç ve trafiği zaten ortada.

Fırıntaş büfesi ne kadar estetik olursa olsun; Meydan`da alan eksilten, göz yoran, yaya geçişlerini zorlayan bir obje olacağı kesin.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 525