Bugün: 24.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • KİM SEÇİLİRSE SEÇİLSİN, ASIL REKTÖR MÜTEAHHİTTİR!

KİM SEÇİLİRSE SEÇİLSİN, ASIL REKTÖR MÜTEAHHİTTİR!


BALIKESİR Üniversitesi´nde rektörlük seçimi yaklaşıyor.
      Bilimselliğin, inşaat ve yapı işlerinin gölgesinde kaldığı bir Üniversite burası.
      Rektör adaylarının cemaat - tarikat - siyaset gruplaşmaları içinde belirlendiği bir Üniversite aynı zamanda.
      O aday şu cemaatten, bu aday şu tarikattan falan.
      Dikkat ediniz; anlı şanlı profesörler kendi bilim dallarıyla değil, cemaat - tarikat - siyaset taraflarıyla anılıyor!
      Sokağa çıkıp sorsak, "bizim rektörün bilim dalı nedir?"
      Ne bilsin vatandaş...
      Ama esnaf arastasında bile cemaattsel yanlarıyla gündemdedir!
      Sadece o değil; diğer adayların dini gruplarla temasları, siyasi görüşleri falan.. Hep ön planda.
      Niye böyle?
      Konjönktür öyle gerektiriyor!..
      Bittabi, işin içine cemaat - tarikat - siyaset üçgenindeki faktör ve aktörler de dahil oluyor.
      
      ***
      ÜNİVERSİTEDE hangi projeler üretilir, hangi bilim dallarında önemli çalışmalar yürütülür, hangi alanlarda diğer üniversitelere fark atılır.. Bunların hiç bir önemi yok.
      Fakülte ve yüksek okullardaki eğitim kalitesi nedir?
      Araştırma enstitülerinde hangi araştırmalar yapılmış da, vatanın, milletin hizmetine sunulmuş?
      Araştırma görevlileri neyi araştırmış?
      Bizimkinin, Türkiye üniversiteler ligindeki yeri nedir?
      Balıkesir için hangi faydalı işleri yapmıştır?
      Hangi uluslararası çalışmalarla öne çıkmıştır?
      Falan filan.
      Bunların pek önemi yok.
      Diyarbekir´den ithal rektör adayımızın eski bir cemaatçi olup, şimdilerde paralelle mücadele hususunda hükümetle aynı çizgide yürümesidir aslolan...
      "Ben en genç rektör adayıyım, bu üniversitenin mezunuyum; mezun olduğum üniversitenin rektörlüğüne talibim" diye yola çıkan genç adayın, rektöre destek vermeyen MYO müdürleri postalanırken, halen nasıl olup istifa ettirilmediğidir gündem.
      Acaba mevcut rektörün önünü kesmek isteyenleri bertaraf etmek maksatlı; yani bir danışıklı döğüş adaylığı mıdır?
      Hangi hocanın hangi adaya yazıldığı, kimin hangi grupla hareket ettiği, kimlerin hariçten seçim için çalıştığı falan...
      Bizans entrikalarıyla süslü bir rektörlük seçimi yani. 
      
      ***
      TAMAM; bütün üniversitelerde seçim dönemleri böyle geçer.. Hemen hepsinde siyaset - cemaat - tarikat faktörleri devreye girer.. Gruplaşmalar olur, kamplaşmalar belirginleşir, hükümete yakın duran adaylar tercih sebebidir falan...
      Bizde öyle olmayıversin?
      Siyasetçisi, cemaatçisi, tarikatçısı uzak dursun.
      Süslü cümlelerle bezeli aday tanıtım broşürlerine entel dantel vaadler doldurup, bunların pek çoğunu yapamayacaklarını bile bile yalan söylemenin manası nedir; bir de onu soralım.
      1992´de kurulan Üniversite´nin 2014´de bina ve öğrenci sayısından başka hangi alanda ilerleme katettiğini soralım.
      Geçenlerde Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile Balıkesir Üniversitesi arasındaki rakamsal uçurumları aktarmıştık.. Sebebi hikmetine dair suallerimize yanıt bulamadık.. Şimdi o soruları tekrardan ve toptan sormuş olalım.
      
      ***
      HAA, bir de "Büyükşehir Belediye Başkanı hangi adayı destekliyor" suali var ki, en mühimi bu.
      İlla ki birini desteklemek zorunda mı?
      Rektörlüğün yolu, Büyükşehir Belediyesi´nden mi geçiyor?
      Dedikodu o ki; "Ankara, Dicle´den gelen hadis profesörünün adaylığına yeşil ışık yakmış; Büyükşehir Başkanı da O´nu destekleyecekmiş..."
      Kendi alanında dünyanın en iyisi olsa da, bir kere sorarlar adama: "Diyarbakır nire, Balıkesir nire?"
      Rakipleri karşısında varlık göstereceğine ihtimal vermiyorum.. Tamam; içerden ve dışardan destekleyenler varmış.. Öyle bile olsa, öğretim üyelerinden destek görmeyeceği az çok belli bir isme niye yazılsın Başkan?
      YÖK´ün Çankaya´ya yollayacağı üç adaydan biri olacağını da pek sanmıyorum.
      En önemlisi de, hiç tanımadığın bir Üniversite´ye, sırf bir zamanlar Balıkesir´de yaşadın diye rektör adayı olmanın anlamsızlığı.
      Oy verecek olan da, olmayan da tanımıyor çoğunlukla. 
      Şahsen ben de tanımıyorum.
      
      ***
      HEPİNİZİN yakından tanıdığı bir hemşehrimizin ifadesi şu:
      "Yüksek lise konumundaki üniversiteye rektör seçsen n´oluuuur, seçmesen n´olur..."
      "Seçtiğin rektör, lise müdüründen farksızdır yani!"
      
      ***
      MEVCUT Rektör, Feshane´deki tanıtım günlerinde yüksek perdeden eleştirmişti beni:
      "Hiç mi iyi işimiz yok kardeşim; hep eleştiri hep eleştiri.. Durmadan eleştiriyorsun..."
      Dedim; "senden öncekilere yönelik eleştirilerin onda biri bile değil..."
      Bir önceki rektörle ilgili eleştirilerimizi O´na yapsak, kimbilir neler olacaktı.
      Oysa aynı akademik titre sahip bir hocamız, "eleştirilecek çok konu var ama görmezden geliyorsun; rektöre torpil geçiyorsun" diyordu geçende.
      Ne İsa´ya ne Musa´ya durumları yani...
      
      ***
      BEN deyivereyim:
      Rektör kim olursa olsun, asıl rektör müteahhittir!
      Rektörler yolcu, müteahhitler hancıdır neticede...
      Eyvallah...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1285