Bugün: 20.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • KARESİ İŞ VE İŞÇİ BULMA KURUMU MÜDÜRÜ YÜCEL YILMAZ!

KARESİ İŞ VE İŞÇİ BULMA KURUMU MÜDÜRÜ YÜCEL YILMAZ!


BÜYÜKŞEHİR de öyle, Altıeylül de, Karesi de.

İş ve İşçi Bulma Kurumu gibi hepsi.

Diğer ilçe belediyeleri de farklı değil elbet.

Ama Karesi`de tanık olduğumuz bir manzarayı işliyoruz bugün.

Bir belediye başkanının İŞKUR Müdürü`ne dönüştüğü anın fotoğrafını çekiyoruz!

 

***

YILBAŞINDAN birkaç gün önce Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz`ı ziyaret ettik.

Akşam saatleri.. Makam odasının önü kalabalık.

Grup grup içeriye alıyor ziyaretçileri.

Biz randevuluyuz; saat 18.00`de görüşeceğiz.

İkide bir kapıya çıkıyor Başkan, lobide bekleyenleri içeriye alıyor.

Bizi görünce, o gruplardan biriyle içeriye buyur ediyor.

Önce "biz girmeyelim, ziyaretçilerin belki özel söyleyecekleri vardır" diye tereddüt ediyoruz.

Sonra, "geçin geçin, ortamı izleyin" diyor!

Büyük toplantı masasının bir ucuna ilişip içeriye yığılan ziyaretçileri gözlemliyoruz.

 

***

ORTA yaşın üstünde bir grup erkek, masanın yanındaki misafir koltuklarında oturuyor.

Önce hoş sohbet, dere tepe muhabbeti.

Sonra "buyrun, isteğiniz nedir" diye soruyor Yücel Yılmaz.

İçlerinden biri; elliye yakın yaşı.. Çalıştığı yerden ayrılmış, şoförlük mü ne yapıyormuş; Belediye`ye "ne iş olsa yaparım" diye gelmiş.

Yanında birkaç kişi daha var; herhalde onlar torpil timi; "bizim arkadaştır, iyidir, hoştur" falan diyorlar.

Başkan, önündeki deftere not alıyor.. İsim, cisim, telefon, adres falan.

Yine onlardan biri, oğlu için gelmiş.. Oğlu başvuru yapmış ama arayıp soran olmamış.

Hemen akıllı ekranı açtırıyor Yılmaz.. Başvuranların gün gün, saat saat dökümünü çıkarıyor.

Başvuru yaptı denilen oğlanın müracaatı yok!

Meğer daha o gün başvurup cv vermiş; iş için acelesi var belli ki...

 

***

YÜCEL YILMAZ`ın sistemine hayran kaldım.

İş başvuruları için bir ekip var; başvurular anında dijital ortama aktırılıyor.. Ekran açılıyor, iş isteyenlerin dökümü önünüze seriliyor.

Sigara pakedine not alınmıyor yani.

Her şey sistemli, bilimsel yapılıyor.

Bir de iş için gelenlere burun kıvrılmıyor.

Adam akşama kadar çalışmış, gelenle gidenle uğraşmış, bir yığın işin üstesinden gelmiş.. Akşam saatinde kapıya dayananlara güler yüz, tatlı dille karşılık veriyor.. Hart hurt yapmıyor.

Ben dayanamam meselâ.. "Bu ne laaayn" diye şöyle bir nağralanıp "sizi bana sayıyla mı verdiler" vaveylaları eşliğinde posta koyar yollarım.

Ama seçilmiş kişiysen, otuziki diş tekmili birden sırıtıp ağzın kulaklarına varana dek gülücük dağıtacaksın ortalığa!

 

***

SONRA iki kadın.. Onlar anlatıyor dertlerini.

Başkan Yılmaz dinliyor, sakin sakin.

Önce mahallelerindeki bir sorunu anlatmaya geldiklerini sandım.

Onlar da iş derdindeymiş meğer.

"Ne iş olsa yaparız" faslında!

 

***

BİR saate yakın içeriye girip çıkanların derdini dinlemek zorunda kaldık.. Alayı "iş" diyor.

Ama çoğunda bir vasıf yok, eğitim yok, uzmanı oldukları bir iş yok.

"Yeter ki işimiz olsun, ne iş olursa olsun..."

 

***

BELEDİYELERE yapılan iş başvuruları onbinlerle ifade ediliyor.

Demek ki bu şehirde önemli oranda bir işsizlik var. Fakat, daha önemli oranda vasıfsızlık da var.

Tezat.

 

***

"Bu hergün böyle mi" diye sordum Yücel Yılmaz`a..

Aşağı yukarı böyleymiş.. Hemen hergün kapıya gelenlerin yarısı iş istiyormuş.

Hiç kayırma yapmadan herkesin başvurusunu alıyorlarmış.

Eskiden `halk günleri` olurdu belediyelerde.. Bir de `iş günleri` tertiplemek lazım.. Haftanın belli bir gününde, iş başvurularını almak için...

 

***

SONRA bir emniyet mensubu.. Doğu`da görevli.. Bu taraflara tayin istiyor!

Atama, tayin işleri de var yani.

 

***

SIRA geldi bize.

Dedik: "Biz istemeye gelmedik.. Vermeye geldik..."

Bizim derginin son sayısından verdik Başkan`a.. Önce birer Osmanlı Kahvesi içtik.. Ardından çay.

Biraz Balıkesir geyiği çevirdik, dedikodu yaptık yani.

Sonra birkaç dosya koydu önüme..

Günlük, haftalık, aylık, yıllık tüm çalışma programları.

Hepsi kayıtlı, ne gün ne yapacağı, hangi işlere bakacağı, Belediye`deki çalışma gündeminin ne olduğu yazılı dosyalarda.

İyi bir sistem kurmuş, teknolojiyi de çok iyi kullanıyor.. Ekip sağlam.

Sistemli bir çalışma ortamı, herkes ne yaptığını biliyor.

Bir buçuk yıllık bir belediye henüz ama, Karesi`de sistem oturmuş.

Kurumsallaşma tamam.

 

***

PEKİ, iş için gelenlerin hepsine bir iş bulunuyor mu?

Yok.. Öyle olmuyor.

Adama iş durumları, siyaseten elin kolun bağlandığı anlarda geçerli.

Daha çok `işe adam` kriteri hakim.

Herkese iş vermek gibi bir çaba içinde değiller elbet.

Ama bir gerçek var ki, kenarından köşesinden Belediye`ye kapağı atan vatandaş, iki gün sonra seni çırak çıkarmaya kalkıyor!

Yücel Yılmaz iş için başvuranlara şunu söylüyor: "Yarın beğenmedim, yapamam, olmaz diyeceksen hiç gelme..."

 

***

YÜCEL Yılmaz "olmaz" diyemiyor.

OImayacak bir iş varsa, "olmaz" diyebilmek lazım.

O kısım, Başkan Yardımcısı Yasin Sagay`a havale.

 

 

***************  

 

KAFENİN KARESİ...

 

KARESİ`den açtık bahsi, yine Karesi ile ilgili bir başka konuyu dillendirelim.

Karesi   Belediyesi Yaylada`nın arka kısmındaki spor salonuna bir ekleme yaptı.

Güzel bir tesis oluşturuldu orada:

Karesi Kafe.. Ya da Kafe Karesi.

Geniş bir salon.. İç kısımda da oturabiliyorsunuz, camla kaplı dış kısımda da.

Temiz ve ürünlerde başarılı bir mutfakları var. Kurufasulye pilav yiyecekseniz, çarşıdaki lokantalara gideceksiniz. Pizza çeşitleri, ızgaralar, fastfoodlar. atıştırmalıklar, kahvaltı faslı, akşam yemeği, her şey var.

Benzer işletmelere göre fiyatlar daha ucuz; ama ürünler kaliteli; denedik, notumuzu verdik.

Bazı akşamlar Karesi Kafe`ye gidiyoruz ailecek.

Siz de eşinizle, dostunuzla, çocuklarınızla gidebilirsiniz.

İşletmenin mobilya tercihleri, masa düzenleri, iç tasarımı falan gayet güzel. Rahatsız edici bir ortam yok yani.

Bizim hoşumuza gidiyor..

Siz de deneyin derim.

Çocuklar için oyun alanı da var; anne babaların bilgisine... 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 562