Bugün: 21.08.2017

GÖRMEDEN ÖLMEYİN


HANİ ilginç turistik mekanlar için söylenir ya hep: "Görmeden ölmeyin!"



      Geçen gün internet sitelerinde yine böyle bir şey vardı. Dünyanın değişik yerlerindeki yollar...
      Dağlardaki, vadilerdeki, ormanlardaki, sahillerdeki kıvrımlı, inişli çıkışlı, bol manzaralı yollar.
      Fotoğraf karelerine baktım uzun uzun.. Güzel, doğal, fotoğrafik mekanlar.
      Ama, "görmeden ölmeyin" denilecek kadar da değil.. Abartmamak lazım.
      
      ***
      BU bir pazarlama yöntemi. Turizm pazarlaması. İyi pazarlayan parsayı topluyor.
      Hiç bir turistik özelliği olmadığı halde, bir ki doğal farklılığı "dünya harikası" diye yutturan tanıtım ve pazarlama dehaları var muhakkak.
      Görünce, "görmesek de olurdu" diyebileceğiniz o kadar çok ´görmeden ölmeyin´ yutturmacası var ki.
      
      ***
      AMA madem bu bir taktik, bu bir pazarlama biçimi.. Biz niye denemiyoruz?
      Her açıdan doğal formunu koruyabilmiş o kadar çok ´görmeden ölmeyin´imiz var ki.
      
      ***
      BALIKESİR´in turizm özelliklerini tanıtıyorlar meselâ.
      Bu amaçla bir tır satın aldılar; içini Balıkesir´in ürünlerinden örneklerle doldurdular.. Tanıtım broşürlerini koyup, illere yolladılar.
      Aydın, Manisa, Denizli, Muğla illerinde nisan ayı içinde tanıtım çalışmaları yapıldı.
      Daha üniversite kampüslerini tercih ettiler tanıtım için. Öğrencilere yönelik oldu bir nevi.
      Bu da bir yöntem.. Balıkesir, tırlı tanıtımda ilk değil tabi.. Bunu yapan başka iller de var. 
      Ürün örneklerini, tanıtım materyallerini tıra yükleyip gezmeye gönderiyorlar.
      
      ***
      YURTDIŞI fuarlarla da haşır neşiriz son yıllarda. Gidiyoruz, standlar açıyoruz, Balıkesir´in orasını burasını tanıtıyoruz.
      Bu da ilk değil bizim için.. Pek çok vilayet aynı şeyi deniyor.. Turistik özelliklerini sergileyip turist çekmeye çabalıyor hepsi.
      Tanıtım konusunda fuarlar çok önemli. 
      
      ***
      BALIKESİR´de turizm yatırımı kıtlığı var diye konuşuyoruz hep.
      Efendim neymiş, beş yıldızlı otellerimiz, ultra lüks tatil köylerimiz falan yokmuş.
      Lüks tatillerden ziyade, doğal ortamı tercih eden turist davranışını ihmal ediyoruz.
      Olaya yalnızca deniz turizmi olarak bakıyoruz.
      Doğal ortamı tercih eden turiste dönük bir atraksiyonumuz yok.
      Oysa, "görmeden ölmeyin" sloganıyla pazarlanacak malzememiz çok.
      
      ***
      ÜÇ YÜZ BİN nüfuslu Balıkesir´in merkezinde yaşayanlara soralım:
      Kaçınız Erdek´i bilir?
      Hemen hepsi bilir.. Büyük bir oran Erdek´i görmüştür zaten.
      Peki Kyzikos harabelerine kaçınız gitti?
      Bu işlere ilgisi olanlar.. Olmayanlar için zaten önemi yok.. Sahile serilip malak gibi yatmayı tatilden sayanlar için Kapıdağ´ın tepelerine çıkıp bakir koyları izlemenin pek değeri olmaz zaten.
      Oysa Kapıdağ, ´görmeden ölmeyin´imiz bizim.
      Doğallık arayan yabancı turistlerin at sırtında Kapıdağ turu yaptıklarını biliyor musunuz?
      
      ***
      DURSUNBEY´in, Sındırgı´nın dağlık alanlarında, ´görmeden ölmeyin´ denilecek türden kıvrımlı patika yollarda ilerleyip ormanı arşınlarsınız.
      Kazdağları´nı, Madra´yı zaten görmeden ölmeyin!
      Ne ki, onlar kadar meşhur olamamış başka dağlarımız da var.
      Vadileri, ormanları, akarsuları, oralardaki doğal hayatı ballandıra ballandıra anlatacak turist lazım bize.
      
      ***
      ´GÖRMEDEN ölmeyin´ci turizm pazarlamasında şu anda Balıkesir´in B´si bile yok.
      Turizm broşürlerine konan güzel fotoğraf kareleri yetmez.
      Balıkesir´in turizm potansiyelini, ´görmeden ölmeyin´ taktiğiyle çok farklı biçimde pazarlamak gerekir.
      Bunun için medya gücünü de iyi değerlendirmek gerekir.
      İnterneti de rantabl kullanmak lazım tabi.
      
      ***
      YERİ gelmişken, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü´nün ikinci sayısını yayımladığı ´Balıkesir´ dergisinden söz edeyim biraz.
      ´Kendini Bulduğun Şehir´ sloganı güzel.. Balıkesir´in turistik değerleri, mekanları, objeleri, doğallıkları falan; fotoğraflarla anlatmışlar.
      Ama Balıkesir gibi Türkiye´nin en zengin turizm potansiyeline sahip bir vilayetin Turizm Müdürlüğü, tanıtım konusunda çok daha profesyonel bir çalışma yapmalı.
      Dergi amatörün amatörü olmuş.. Ne sayfa tasarımı, ne baskı.. Kalite yerlerde.
      Mizanpaj karmaşık.. Okul dergilerinden pek farkı yok yani.
      Sayfalar birbiriyle uyumsuz.. Başlık ve yazılar için seçilen karakterler ruhsuz.. Fotoğraflar amatör.. Bazı fotoğrafların usta elinden çıktığı belli ama, grafiği yapanlar güzelim kareleri sayfalarda öldürmüş.
      Kaç adet basıldı bilmiyoruz.. Ama tanıtım adına çok kötü bir materyal olduğunu söyleyebiliriz.
      ´Görmeden ölünmeyecek´ mekanların da yer aldığı dergiyi görenler, "görmesek de olur" diyecek neredeyse.
      Diyeceğim o ki; parayı sokağa atmayın.. Ya iyisini yapın, ya da yapmayın.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 881