Bugün: 26.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • EDİP UĞUR´LA ADA YOLCULUĞU

EDİP UĞUR´LA ADA YOLCULUĞU


  HAVA buz gibi, kar atıştırıyor.. İliklerimize kadar işliyor soğuk.
      Sıcacık yatakta öğleye kadar yatmak var ama.. 
      Söz verdik, "geleceğiz" diye.. Gitmesek olmaz.
      
      ***
      BİR gün önce City Meats´de rastlaşmıştık Edip Uğur´la.. Körfez ilçelerini ziyaretten dönmüş, oğlunun mekanında (seçim karargahı orası) dinleniyor.
      "Yarın Marmara Adası´na gidiyoruz; gelir misin" diye sordu.
      Düşündüm bir an.. Kış kıyamette denizi aşıp adaya gitmek.. İçim ürperdi!
      Davet eden, Büyükşehir Başkan Adayı.. 
      "Tamam" dedim, "geliyorum..."
      Ertesi sabah 9´da buluştuk, İl Başkanı Mahmut Poyrazlı, İl Kadın Kolu Başkanı Mutlu Aydemir ve bir grup partiliyle çıktık yola.
      Bandırma´ya doğru ilerledikçe kar yağışı artıyor.. Dedim, "Bu havada Ada´ya gemi kalkmaz.. Tornistan döner geliriz..."
      Erdek buz gibi.. Deniz, dupduru, dalgasız.
      Kaptan köşküne aldılar bizi.. Gemiye çok bindim; arabalı vapurundan feribotuna, gezi teknesine kadar.. Çok deniz yolculuğu yaptım. İlk kez kaptan köşkündeyim.
      
      ***
      
      DÜMEN POZUNU DÜŞÜNEMEDİM...
      EDİP Bey, (partililer O´na Başkanım diye hitap ediyor) poz verir gibi dümeni tutuyor..
      Belki de "birileri çeksin de, ´Edip Bey dümene geçti´ diye yazsınlar" istiyor.
      Makina elimde, martıları, adaları, denizi çekerken, Edip Uğur´un dümen pozunu çekmek aklıma bile gelmiyor!
      
      ***
      ERDEK´te gruba katılan Milletvekili Cemal Öztaylan, "bu da nereden çıktı" der gibi yüzüme bakıyor.
      Tombaladan!
      Yalnız bir şeye dikkat ettim; o cevval, o bağırgan, o ağzından küfrü eksik etmeyen, o herkese lan lun konuşan Öztaylan.. Edip Uğur´un yanında oldukça sakin, ağırbaşlı, sessiz.
      Şaşırdım yani.
      Diğerleri de öyle.. Sizli bizli konuşuyorlar.
      
      ***
      
      DİKKAT! GAZETECİ VAR...
      ÖZTAYLAN partililere bir şeyler söyleyecek oluyor; sonra susup, "şimdi burada gazeteci var, yazar mazar, boşver sonra konuşayım" diyor.
      "Yok" diyorum, "vallahi yazmam..."
      Garantiyi aldıktan sonra başlıyor konuşmaya.
      Sonra, "çok önemli bir projemiz var" diye söze başlıyor.. Yine aynı muhabbet.. "Yazmazsın değil mi..."
      O´nun yazmamı istemediği projeyi, Edip Bey yolda gelirken anlatmıştı zaten.. Yine de, "yazmam" diyorum!
      
      ***
      DENİZ yolculuğu iki buçuk saat.. Erdek´ten Marmara´ya iki buçuk saatte ulaşıyorsunuz.
      Gemi önce Avşa´ya uğruyor, sonra Marmara´ya.
      Avşa programda yok.. Ama birkaç dakikalığına iskeleye yanaşıyor; inmiyoruz.
      Avşa Belediye Başkanı Cevdet Çağlar iskelede bekliyor.
      Yanaşınca gemiye binip Edip Uğur´la kucaklaşıyor.
      Cevdet Bey´i yıllar öncesinden tanırım.. Avşalı´ya arıttığı deniz suyunu içiren adam.
      Avşa, Marmara´nın mahallesi oluyor artık. Cevdet Çağlar´ın belediye başkanlığı sona eriyor.
      Marmara için aday olmuyormuş; bu işleri bırakıyormuş artık.
      Onlardan ayrılıp tekrar yola çıkıyoruz. Karşıda görünen Marmara´ya birkaç dakikada ulaşacağınızı sanıyorsunuz; en az bir saat daha yol alıyorsunuz.
      
      ***
      EDİP UĞUR bir yandan notlar alıyor, bir yandan telefonla konuşuyor; arta kalan zamanda bizimle sohbet ediyor. Bu arada kurabiye, poğaça, çay, kahve servisi mükemmel.. İyi ağırlıyorlar bizi.
      Mahmut Poyrazlı ile benim en büyük sıkıntımız sigara.. Alt kattaki mutfak bölümünde içmemize izin veriyorlar.. Peş peşe yakıyoruz!
      

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1717