Bugün: 21.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BU ŞEHRİN ÇOCUKLARI İÇİN

BU ŞEHRİN ÇOCUKLARI İÇİN


 BİR projem var.. Tek başıma beceremem.
      Bana göre çok önemli bir sosyal sorumluluk projesi olabilir.
      Firmaların, demokratik kitle örgütlerinin, ya da bireylerin kendi bünyelerinde yapabilecekleri bir şey de değil zaten.
      Belediyelerin yapabileceği bir çalışma.
      Uzun yıllar sürecek, kalıcı olacak, bu memleketin çocuklarını mutlu edecek bir çalışma.
      
      ***
      DİREKT söze gireyim.
      Balıkesir´in yeşil alanlarına, çimlendirilmiş refüjlerine, parklarına, parkçıklarına bakıverin..
      Süs bitkilerini görürsünüz.
      Mevsimlik çiçekleri falan.
      Çam, palmiye, akasya, vesaire ağaçlar yaygındır.
      Bir tek meyva ağacı göremezsiniz.
      Bu şehrin çocukları meyvayı ağacın dalında değil, pazarda, manavda görür ancak.
      Bu şehrin çocuklarının bir kısmı meyvasız büyür.
      Bu şehrin çocukları ağaca tırmanamadan büyür!
      Çama niye tırmansın? Selviye, palmiyeye, akasyaya falan..
      Ağaca tırmanmanın bir amacı olur; dalındaki meyvayı koparıp yemek.
      Olmayan ağaca tırmanılmaz zaten.
      
      ***
      ŞEHRİN hızla betona garkolduğu bir ortamda, yeşili refüjde, yapay parkçıklarda görüyor bu şehrin çocukları.
      Onları yeşille tanıştırmak gerek.
      Okulda verdiğimizi sandığımız ´yeşil sevgisi´nin ötesinde bir tanışma olmalı bu.
      Sorumluluk yüklenmeli çocuklara.
      
      ***
      BU projeyi Büyükşehir desteğiyle, ilçe belediyeleri yaşama geçirebilir.
      Meselâ Altıeylül Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu "yeşil bir Altıeylül yaratacağız" diyor ya..
      İşte fırsat.
      Seyirlik yeşil de lazım elbet.. Ama bahsettiğimiz konu başka.
      
      ***
      SEMTLERDEKİ belediyeye terkedilmiş arsa parçaları var meselâ.. Ya da kamuya ait arsalar.. Ya da inşaat izni verilmeyecek yerler.. Ya da yol kenarları.. Ya da refüjler.. Ya da belediyeler başta olmak üzere kamu kurumlarının bahçeleri..
      Alan yaratmak mümkün; yeter ki isteyin.
      Her semtte, özellikle gettolaştırılan bölgelerde, kirli betonların arasında büyüyen çocukları katın projeye.
      Meyva fidanları diktirin.. Kiminde kiraz, kiminde kayısı, kiminde şeftali, nektarin, elma, ayva, erik, vişne yetişsin.
      Sorumluluk verdiğiniz çocuklar sulasın fidanları.
      Onlar baksın, büyütsün.
      Siz kontrolünü yapın.
      Sonra.. 
      Yetişen meyvaları sadece onlar yesin.. Doya doya, kana kana yesinler.
      
      ***
      RAMAZAN ayında belediyelerin düzenlediği eğlence programlarına ayrılan bütçenin onda biriyle yapılabilecek bir çalışma bu.
      Nerelere ne paralar harcanıyor, harcanacak.
      Nerelere ne bütçeler ayrılıyor, ayrılacak.
      Balıkesir´in kirli betonları arasında büyüyen çocukların ufkunu açacak, doğa sevgisi aşılayacak, sorumluluk yüklenecek, yeşili sevdirecek, onların çocuklarına miras kalacak böyle bir proje için de bütçe ayrılabilir.
      
      ***
      DENİZ seksen kilometre uzakta.. Denizi görmeyen çocuk var Balıkesir´de.
      Meyva tadından yoksun büyüyen çocuklar.
      Şefkatten sevgiden, topluma karşı sorumluluk duygusundan, yaşadıkları şehrin veremediği sevgiden yoksun büyüyen çocuklar.
      İş yalnızca okula yollayıp diploma sahibi yapmakla bitse, hiç sorun yok.
      Okulda öğretilenle yetinilse, hiç sıkıntı yok.
      Asıl öğretmen toplumdur. 
      
      ***
      UYUŞTURUCU yaşının hızla düştüğü, kullanan sayısının her geçen gün arttığı, bonzai dehşetinin yaygınlaştığı bir ortamda.. Çocukları bu kötülüklerden korumak adına atılacak önemli adımlardan biridir bence bu proje.
      Büyükşehir Belediyesi´nin organizasyonunda, Balıkesir´in tüm ilçelerinde yaygınlaştırılacak bir proje.
      Özellikle Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz´ın ´meyvalıklar´ fikrine sıcak bakacağını zannediyorum.. Vizyonlu, ufuklu, yaşadığı kentte kalıcı izler bırakmak isteyen bir yönetici çünkü.
      Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur´un böyle bir projeye önderlik etmesi, diğer büyükşehir belediyelerine fark atıp öne geçmesini sağlar.
      
      ***
      HEPSİNDEN önemlisi.. Bu şehrin çocukları sorumluluk duygusuyla tanışır.
      Çevre bilincine sahip olur.
      Kötü alışkanlıklardan uzak durur.
      O fidanlar, bu şehrin çocuklarıyla beraber büyür.
      Ağaçlar meyva verir, yarının büyükleri de yaşadıkları şehre kendi alanlarında değer katar.
      Kendi yetiştirdikleri ağaçlardan fışkıracak meyvalar, o çocukların en büyük mutluluğu olur.
      Bu mutluluğu onlara yaşatmak büyük bütçeler gerektirmiyor.
      Küçük şeylerden mutlu olmayı bilen bir milletiz nitekim.
     

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 835