Bugün: 23.08.2017

BU İŞİN SORUMLUSU KİM?


MORFOLOJİ binasındaki göçükte dört işçi hayatını kaybetti.

      Takdiri ilahi...

     

      ***

      ECEL gelmiş cihane, baş ağrısı bahane.. Orası tamam da.

      Dört işçinin beton kütlenin altında can verdiği bu olayı rahmet temennileriyle geçiştirebilir miyiz?

      Sorumlusu olmayacak mı?

      Dört işçinin ölümüne neden olan direkt ve dolaylı sebepler tartışılmayacak mı?

     

      ***

      MESELÂ devam eden inşaatın denetim mevzusu..

      Üniversite´nin bir Yapı İşleri Dairesi var.. İhaleyi de yapan orası, inşaatı denetleyen de..

      İş tamamlandığında "sağlamdır" raporu verip anahtarı teslim alan da.

      Nasıl denetlemiş inşaatı?

      Katlar çıkarken, "şurası şöyle, burası böyle; oraya beton atılırken şunlara dikkat etmek lazım" dememiş mi?

      Projeye uygunmuş mu, değilmiş mi meselâ?

      İnşaat, kabul edilen projeye uygun mu yapılıyormuş?

      Statik hesapları falan..

      Demek ki bir yerde hesap tutmadı.. Bina göçtü!

      Daire Başkanı´ndan müdürüne, amirinden memuruna, mühendisine hepsi düşünsün şimdi.. Sorumlulukları var.

     

      ***

      BELLİ Kİ sağlıklı denetim yok inşaatta.. Müteahhitin, ya da taşeronun, ya da mühendislerin, ya da orada çalışan işçilerin inisiyatifine bırakılmış.

     

      ***

      SONRA efendim, bu işin bir ´işveren´i var.. Üniversite´nin Rektörü işverendir.

      Dört işçinin ölümünden sorumlu tutulacakların başında gelir.

      İnşaat göçmüş, işçiler ölmüşse, işverenin kusuru aranmalıdır.

      Maden göçüğünde ilk planda işvereni sorguya çekiyorsun.. İnşaat göçüğünde de öyle olmalı.

      Rektör Bey şimdiden savunmasını hazırlamalı bence.

      Başı çok ağrıyacak.

      Bu işler, Üniversite´den Fethullahçıları temizlerken, önüne gelene cemaatçi yaftası yapıştırıp insanları töhmet altına sokmaya benzemez.. O basit iştir.. "Şu profesör cemaatçi" dersin, işi biter.. "Bu doçent Fethullahçı" diye yaftalarsın, hayatı kayar.

      Bilim yuvasında konjönktürel siyasete uyup önüne geleni cemaatçi bilmem neci diye fişlerken, bilimselliği boşlarsan.. O bilim gelir çarpar seni!

      Bu olayda, mühendislik bilimi çarptı...

     

      ***

      MÜTEAHHİT firma iş güvenliğine riayet etmiş mi; bu da mühim.

      Emniyet kemeri, baret, uyarı levhaları falan.. Onlar her yerde var zaten; göstermelik.

      Gerçekte iş güvenliğiyle ilgili kusur var mı, ona bakmak lazım.

      Bu noktada, iş güvenliği uzmanlarının da hesaba katılmasında yarar var. İşlerini kağıt üstünde yapıp yapmadıkları bilinmeli.

      Hesap kitapta bir arıza olmasa, o beton kütle çökmez.. Çöktüyse arıza var demektir.

      Beton, demir, çimento, kum olayı yani..

      Yeter derecede mi, değil mi; bilinmeli.

     

      ***

      OLAYIN yaşandığı saatlerde bir elektronik posta geldi.

      Balıkesir Üniversitesi Basın Halkla İlişkiler biriminden.

      Rektör Bey, kampüsteki jandarma karakolunu ziyaret etmiş; bunun bilgisi veriliyor.

      Ölenler var, yaralananlar var, arama kurtarma ekipleri beton altında kalan işçileri kurtarmak için çabalıyor, inşaat sahası ana baba gününe dönmüş.. BAÜ Basın servisinin tek derdi, Rektör´ün karakol ziyareti haberini basına ulaştırmak!

     

      ***

      BU arada günahını almayalım; Rektör Bey olay yerinde uzun süre kalmış.. Ama kurtarma çalışmalarına destek olmak için mi, yoksa göçük olayını duyup kampüse gelen şehir protokolünü karşılamak için mi, onu bilemiyoruz.

     

      ***

      DÖRT işçinin yok yere hayatlarını kaybettikleri bu olayı, "takdiri ilahi" deyip geçiştiremezsiniz.

      Sorumluları hesap vermeli.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 568