Bugün: 26.06.2017

BASIN ARKA KAPIDAN...


ÇEYREK asırı solladığımız meslek hayatımızda ne parti kongreleri gördük.
      Sağdan, soldan, orta yoldan ne partiler geldi geçti..
      Ne başkanlar, ne yönetimler seçildi.. Ne kavgalar yaşandı.
      Biz hep kongre salonunun orta yerindeydik.
      Makinalarımızla, kayıt cihazlarımızla, defter kalemlerimizle gözledik, resimledik, yazdık, yorumladık.
      Ne genel başkanlar, ne bakanlar, ne başbakanlar geldi geçti.. Burunlarının dibindeydik hep..
      Bunlar mazide kaldı.
      Şimdi, basının dışlandığı, yok sayıldığı, en arkaya atıldığı bir dönemdeyiz.
      
      ***
      AK Parti´nin İl kongresindeyiz..
      Kurtdereli Spor Salonu dolu..
      Salonun ortasına delegeleri, tribünlere partilileri oturtmuşlar.
      Localarda yine partililer var.
      Platformun ön kısmında iki büyük kamera.. Canlı yayında.
      Başkaca gazeteci yok.
      Ne flaş patlıyor salonun ortasında, ne boynunda basın kartı taşıyan gazeteciler.
      Salonun en arkasında, tribünlerin iki yanındaki balkonu reva görmüşler medyacı milletine.
      Sandalye, tabure falan yok; ayakta izleyeceksin.
      Makinanın lensi yeterliyse, salonda sırtı bize dönük delegeleri enseden çekebilirsin!
      
      ***
      BİR ara tribünde boş bulduğumuz koltuklara oturup ağrıyan belimizi dinlendirelim diyoruz..
      Görevliler anında yetişip, "burada oturamazsınız, basın için ayrılan yere geçin" diye uyarıyor!
      Ayaktayız yani...
      
      ***
      SONRA bir bakıyoruz, ellerinde bayraklarla ilçeden, köyden gelen vatandaşlara açılıyor balkonun kapıları... 
      En iyi ense fotoğrafını çekmeye çalışan fotomuhabirleri, partililerin tacizine uğruyor!
      Onlar öne geçecekmiş, gazeteciler arkaya...
      O hengamede Ahmet Davutoğlu´nun konuşmasını izlemeye çalışıyoruz..
      Ne mümkün.
      
      ***
      ASIL önemli konuyu unuttuk..
      Bugüne kadar Kurtdereli Spor Salonu´nda yapılan kongrelere hep ana kapıdan girmiştik..
      Bu kere Spor İl Müdürlüğü´nün Menekşe Sokak tarafındaki giriş kapısından aldılar gazetecileri.
      Ana kapıyı bile çok görüyorlar yani.
      
      ***
      KUVA-YI Milliye Meydanı´ndaki mitingli açılışta da aynı muameleyi yaşıyor gazeteciler; ama artık o faslı anlatıp uzatmayalım sözü.
      
      ***
      İKTİDAR partisi olunca mevzu, organizasyon daha kolay oluyor tabi.
      Kongre saatine salona girdiğimizde, giriş çıkış bölümünden salon süslemelerine, kimin nereye oturacağına kadar her şeyin tam bir düzen içinde yapıldığını görüyoruz.
      Üyelere beyaz, delegelere turuncu kaşkol olayına kadar her şeyi düşünmüşler.
      Salondaki tüm koltuklara birer kaşkol, bayrak, parti flaması ve yeşil poşetlerde kumanya bırakmışlar.
      Koltuklar giydirilmiş ayrıca.
      Tavanda balonlu, bayraklı süslemeler, görevlilerin bir hayli uğraştığının göstergesi.
      Her şey var salonda.. Lâkin o eski ruh kalmamış!
      Sağ cenahtaki gençlerin ikide bir Başbakan´ın sözünü kesip attıkları destek sloganlarının bile sıkı bir denetimden geçtiği düşünülürse.. 
      Ya da sunucunun komutuyla hareket eden seyircilerin üniformal disiplin içindeki yapay tribün şovları..
      Görevi bırakan eski İl Başkanı´nın rol gereği duygulanmış gibi yutkunup ağlamaklı bir hal alışındaki yapaylığa ne demeli?
      Mebbus adaylığı yolunda atılan ilk duygusal(!) adım mı?
      
      ***
      BAŞBAKAN Davutoğlu´nun Kuva-yı Milliye ile başlayıp, Kuva-yı Milliye ile bitirdiği konuşması da salondaki havayı pek değiştirmedi tabi...
      Hani sloganlarla, tribün şovlarıyla, Davutoğlu´ndan gelen "hazır mıyız" türü sorulara verdikleri ortak karşılıkla falan bir hareket varmış, bir ruh varmış gibi görünse de..
      Bu manzara da yapay kaldı bence.
      Yalnız şunu söylemek gerek: Başbakan´ın konuşmasının bütününü Kuva-yı Milliye üzerine kurgulaması, 2015 genel seçimlerinde AK Parti´nin silahı olacağa benziyor. Muhalefetin sarıldığı Kuva-yı Milliye, iktidarın tekelindedir artık.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 619