Bugün: 23.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BANDIRMA`NIN STANDKONDULARINA DAİR

BANDIRMA`NIN STANDKONDULARINA DAİR



İSMAİL OK’un Belediye Başkanı seçildiği sene Ramazan eğlencelikleri adı altında çadırlar kurulduydu Atatürk Parkı’nın önüne.

Bunlara ‘stand’ diyorlar biliyorsunuz.

Kontraplaktan falan derme çatma yapılıp içinde incik boncuk satılan yerler.

Sıra sıra dizilen göçebe çadırı benzeri  standlar, modern kentle  tezat oluşturur.

Bir yanda kentleşme yolunda atılan adımlar.. Öte yanda Çadıryırtan Paşa lakaplı Ahmet Vefik Paşa’yı mezarında ters döndürecek konar göçer standlar!

O Ahmet Vefik Paşa ki, Bursa Mutasarrıflığı  zamanında konar göçer Yörükleri iskana zorlamış,  isyan eden Yörüklere zor kullanmış, çadırlarını, obalarını yıktırıp köyde kasabada yerleşik düzene geçmelerini sağlamış kişidir. Tarihi öneme haiz bir kişiliktir.

Ha işte, kalksa mezarından görse o manzarayı, kolluk kuvvetleri eşliğinde yerle bir etmezse ne olayım.

İsmail Ok’u çok eleştirmiştik o zaman.

Hoş, Büyükşehir olduktan sonra da benzer manzaralar görmedik değil.

Altıeylül Belediyesi Kuva-yı Milliye Meydanı’nda, Karesi Belediyesi Zağnos Paşa Meydanı’nda sırı sıra satış standları açtılar. İsmail Ok’un çadırlarının yanında modern kalıyorlardı ama yine de derme çatmaydılar.

Bayramda seyranda bu tür geçici eğlencelik mekanlar oluşturulabilir ama, birileri faturasız fişsiz çekirdek fıstık satacak diye kentin geniş alanlarını işgal etmenin lüzumu yok.

 

***

BUGÜNLERDE Bandırma Kuşcenneti Festivali kapsamında sahil bandında kurulacak satış standları gündemde.

Sahil şeridine derme çatma standlar kurup Uluslararası Festivale çok mühim katkılar sağlamanın(!) derdindeki Bandırma Belediyesi ile “sahil bizden sorulur, izinsiz yapamazsın” diye diklenen Büyükşehir Belediyesi karşı karşıya şimdi.

Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza toplamış cümle CHP’liyi meydana, standları kurdurtmayan Zabıta memurlarıyla kapışıyor.

Neymiş, bugüne kadar hep yapmışlar, kimse ses etmemiş; Mal Müdürlüğü’ne ecrimisil ödeyip vaziyeti idare ediyorlarmış. Büyükşehir niye karışıyormuş, falan filan.

Büyükşehir Zabıtası, öteki ilçelerde yapılan benzeri şeylere ses etmeyip sadece Bandırma Belediyesi’ne şekil yapıyormuş gibi bir hava yaratıyorlar. Dursun Mirza, her fırsatta Büyükşehir’le karşı karşıya gelmeye dünden hazır.. Bandırmalılar da biliyor ki, Başkan Mirza Büyükşehir’le girdiği polemiklerden besleniyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’la telefonda görüşüp tartışmayı nihayetlendirdiği an, alıyor eline matkabı, standları vidalamaya başlıyor Başkan Mirza.  Vidaladığı standları da gördük video kayıtları ve fotoğraflardan.. Kullanıla kullanıla sağı solu dökülmüş hepsinin. O döküntüleri, festival ayağına sahile yayacak; karşılığında stand kirası toplayacak.

Başkan Uğur, Mirza’ya şöyle sesleniyor: “Bunlardan elde edeceğin yetmiş seksen bin lira para; gel ben vereyim…”

 

***

BANDIRMA gibi kentleşme çabaları Balıkesir’den daha hızlı bir ilçeye yakışıyor mu o derme çatmalık?

Belediye yönetimleri bugüne kadar yakıştırmış demek ki.

Ama ne diyor Uğur: “Artık Büyükşehir Belediyesi var. Böyle şeyler için benden izin almak zorundasın.”

Almış mı?

Almamış.

Bandırma sahili gibi yerler için Büyükşehir devletle protokol yapmış, bu yerlerin kullanım hakkı ve tasarrufları için bedel ödemiş. Yani “buralar bizim” diyor Büyükşehir.

Büyükşehir Zabıtası da gayet kibar bir üslupla Başkan Mirza’ya “yapamazsınız” diyor.

Video kayıtlarını izleyin.. Zabıtanın sizli bizli gayet kibar bir üslupla yaklaşımına karşılık, Dursun Mirza’nın “sen kimsin” formatındaki mahalle efesi üslubunu fark edeceksiniz.

 

***

KUŞCENNETİ Festivali’nin incik boncuk olayına indirgendiğini de görüyoruz. Bu festivalin geçmiş yıllardaki programlarını az çok biliriz; entelektüel yaklaşımlar, çevre faktörünü öne çıkaran etkinlikler, sanatsal çalışmalar falan.

Olay gele gele incik boncuk standlarına gelmiş; ne kıymetli şeylermiş!

Büyükşehir’in Bandırma için hazırladığı hiper projelere bakın bir..

Bir de Bandırma Belediyesi’nin standkondu kavgasına.

 

***

AYRICA bu festival yirmi sekizinci kez düzenleniyor; ve hep Haziran aylarında yapılıyor.

Haziran’da yapılacak festival için Nisan başında satış standları açmak ne ola ki?

Başkan Mirza Ramazan ayını bahane ederek festivali biraz öne çekeceklerini söylüyor.

Özel günlerin, kutlamaların, şenliklerin, festivallerin belli bir tarihi olur; gelenekselleşir.

Ramazan ayı münasebetiyle öne çekiyorlarsa, Kuşcenneti Festivali her yıl geriye çekilecek demektir.

Birkaç sene sonra Aralık ayında kutlanır!

Burada Hicri takvim devreye giriyor…

Dini günler, bayramlar gibi, kandil günleri gibi.. Her yıl birkaç gün geriye.

Kuşcenneti Festivali’ni de Hicri takvime bağlamışız yani.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 134