Bugün: 20.11.2017

Arsenikli durumlar...


 "ALTMIŞ mahallenin suyunda arsenik tesbit ettik" açıklamasını alır, "altmış mahalleye arsenikli su içiriyoruz" şeklinde manşete taşırsan..
      Bunun adı ´sorumlu gazetecilik´ olur!..
      Ama açıklamayı yapanda da kabahat var.. Su zammının Balıkesir gündeminde çok yoğun biçimde tartışıldığı bir ortamdayız zaten.. Millet hapırıp köpürüyor.. Meydanlarda "zammı geri çek" diye eylemler falan yapılıyor.. "Eşit suya eşit ücret" sloganları atılıyor.. 
      Zaten zam gündemiyle ilgili sağlıklı bir algı yönetimi ortaya konulamamamış..
      Üstüne bir de arsenik biniyor.
      
      ***
      ALTMIŞ mahalle olduğunu yeni öğrendik; ama Balıkesir´in kimi köylerinde içme ve kullanma sularında yüksek dozda arsenik olduğunu zaten biliyorduk. Bu konu yakın geçmişte de çok sık gündem oldu.. Büyükşehir´den önce İl Özel İdaresi bu işlere bakıyordu.. Daha doğrusu pek bakamıyordu.. Baksaydı, o dönemin İGM Üyesi CHP´li Robin Hood İsmet (İsmet Koçyiğit) "suda arsenik var" diye feryad eder miydi?
      
      ***
      GOOGLE´da ´arsenik´ yazın şimdi.. Şak diye Edip Uğur çıkıyor karşınıza!
      Normalde arsenik ve suya dair görseller çıkar.. Şimdi arsenik eşittir Edip Uğur oldu...
      Büyükşehir´in sosyal medya görevlileri arsenikli su olayıyla ilgili bir internet taraması yapsa, herhalde yüzlerce yayın tesbit ederler.
      Oysa arsenik Edip Uğur´dan önce de vardı..
      Sonra da olacak.
      
      ***
      SONRA DA olacak; çünkü ne önlem alırsanız alın su kaynakları insan eliyle kirleniyor.
      Arseniği temizledin, başka çeşit bakteriyolojik kirlilikler çıkacak.
      ..ki var zaten.
      Mahalleye dönüştürülen köylerin çoğunda ´kirli su´ sorunu yaşanıyor.
      Toprağa saldığın lağım şebekeye karışıyor..
      Boklu derelerin suyuyla marul, domates suluyorsun!
      Sonra getirip pazarda satıyorsun.
      Pazara çıkan vatandaş o yüzden sorar satıcıya: "Hangi köydensin?"
      Çoğu yalan söyler.
      
      ***
      ARSENİĞİN yoğun olarak tesbit edildiği yedi mahalle için arıtma kuruluyormuş..
      KDV´siyle beraber 2 milyon TL imiş bedeli.
      Sekiz yüz doksan köy var.. Hepsine bir arıtma ünitesi kurulacak.. Bütçeler ötesi bir durum yani!..
      
      ***
      BÜYÜKŞEHİR Belediyesi ve BASKİ, suya karışan zehiri temizlemekte ne derece başarılı olur, orasını pek bilemeyiz.
      Ama en azından tesbitlerin yapıldığını, önlem için harekete geçildiğini biliyoruz.
      Bu arada bugüne kadar sudaki arsenik mevzularını eveleme gevelemeyle geçiştiren devrin idarecilerine de dönüp bakmak lazım.
      Bugünün idaresi her halükarda dürüst davranmış; "şu kadar mahallenin içme suyunda arsenik tesbit edildi" demiş..
      Arıtma çalışmalarına başlandığını açıklamış.
      
      ***
      (CİDDİ bir mevzu ama, araya espri katmadan olmaz..
      Hani su tarifelerini, atık su bedellerini falan konuşuyoruz ya.. Her ilçe için farklı su tarifesi olmasına kızıyoruz falan..
      Önerimiz şu: Arsenikli suda yüzde elli indirim uygulansın!..)
      
      ***
      SORMAK lazım şimdi: 
      Bu mahalleler, yani yedi ay öncesine kadar statüsü ´köy´ olan yerler.. Bunların içme suyunda arsenik vardı, "içmeyin" uyarıları yapılıyordu..
      Yedi ay öncesine kadar İl Özel İdaresi´nin sorumluluğundaki bu köylerde hangi çalışmalar yapıldı?
      Suyunda arsenik tesbit edilen köyler için hangi önlemler alındı?
      Devrin İGM Üyeleri içinde (Koçyiğit İsmet´ten başka) arsenikle ilgili tesbit yapan, uyaran, öneri sunan, önlem alınması için bastıran İGM Üyesi var mı?
      İGM´nin iktidar kanadını temsilen o koltuklarda oturan arkadaşlar hangi çalışmalara imza attı?
      
      ***
      GEÇENLERDE Çin malı ucuz pabuçlara dair vatandaşı uyarıyordu Bakan Bey..
      "Bu ucuz ayakkabıları giymeyin; insan sağlığına son derece zararlı..."
      Ama ithalatına izin veriyorsun...
      Ha işte, tam da bu noktada arseniğe dikkat çekmek lazım yine.
      Çin´den ve diğer Uzakdoğu ülkelerinden gelen sudan ucuz malların çoğunda arsenik ve benzeri zararlı maddeler mevcut.
      Kadınların kullandığı makyaj malzemelerinde, ayakkabılarda, gıdalarda, boyalarda, tarım ilaçlarında; her şeyde var bu zehir.
      İçtiğin cigarada, yediğin tavukta, meyvasuyunda..
      Pazarda, markette, AVM´de; her yerde!
      Önlem alıyor musun?
      
      ***
      SADECE ´su´ olunca konu bağırıp çağırıyoruz.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 917