Bugün: 19.07.2018

Tangır Tungur Bandırma.!


Yıllardır Bandırmalılar olarak, şu sokaklardaki ve caddelerdeki yollarda oluşmuş çukurlardan az çekmedik! Toplu taşıma olsun, kişisel araç olsun bir o yana, bir bu yana öyle bir sallanırsınız ki, tabiri caizse böbrek taşınızı düşürürsünüz.

Hele ki kavşaklarda aman dikkat! Her an her şey olabilir!

Dört yollu kavşağa arabalar geldiğinde, herkes göz ucuyla birbirini kollar, hangi istikamete geçmek isteniyorsa matematiğini inceden yaparak aradan sıvışılır. Bazen evdeki hesabın çarşıya uymadığı anlar da yok değil.. Tam da yola geçecekken aynı anda bir istikamete giriverdiğiniz bir taşıtla kafa kafaya gelebilirsiniz.

Bazen araba sürerken içimden, “Ulan şu Bandırma’da araba kullanmak hakkatten maharet işi, bir buraya bir oraya, bir yandan dikkat et, hoop!.. bir yandan yaya çıkarsa frene aban” diye düşünürüm. Trafiğin zaten düzensiz ve eksiklikleri günden güne apaçık yaşanan Bandırma’da, bir de yollar bozuldukça, mayın tarlasında herkes kendine göre bir mıntıka tutturuyor, bir yanda yayalar kendi geçitlerini kendi kendilerine tayin ediyorlar. Trafik tam bir karmaşa halinde yıllardır bu şekilde sürüp gidiyor.

Sinyalizasyon?!.

Bandırma’da canlılığıyla varlığını koruyan İnönü, Kurtuluş, Ordu ve Atatürk Caddeleri trafiğin en yoğun olduğu yerlerdir. Buraları mahalle aralarına göre daha iyi bir yola sahip olsa da, İdo’dan inen yolcuların ve iş saatlerinde evlerine giden Bandırmalıların yola koyulmasıyla trafik birden bire tıpkı bir arap saçına döner. Bu caddelerde boydan boya karınca sürüsü gibi dizilmiş arabalar, herkes bir yere yetişmenin derdinde, “düüütt düüt” kornalar havada uçuşurken, bazen küfürleşmelerle başlayan dalaşmalar yaşanıyor, asayişte yok denecek kadar az olup tam bir trafik karmaşası yaşanıyor. Kuralların olmadığı yerde kanunsuzlukların da peşi sıra gelmesi de kaçınılmazdır.

Tam da bu trafik yoğunluğunda, birde arada sıra sıra dörtleri yanan “abi şimdi geliyorum-gidiyorum” diyen şoförler, trafiği işgal eder. İşte bunlar en çok küfür yiyenler olabiliyor.. Zaten sinir katsayısını yükselten trafik, bir de çukurlarla birleşince sürücülerin halini düşünemezsiniz.

Yıllardır Bandırmalının yaya ve sürücü olarak yaşadığı bu trafik kaosunun çözülmesi gerektiğini herkes dile getiriyor, ama iş icraata gelince kimse de bir hareket göremiyoruz.

Bandırma yıllardır içinde bulunduğu bir keşmekeş trafiğin içerisinde bir o yana bir bu yana hem sağlığından hem cebindeki paradan olurken, kimse çözüm üretip, sorunu ortadan kaldıramıyor.

Çukurlar, sanayi esnafına çalışıyor!

Ve gelelim,tıpkı “çukurdan kaç” misali, bir bilgisayar oyununa dönen, Bandırmalı şoförlerin esas ustalığını kanıtladığı çukurlara!

Gerçekten trafiğin karışık halinin yanında, bir de bu karışıklığın içerisine tuz-biber serpilmiş gibi bu çukurlar bizim karşımıza çıkıyor. Birinden kaçsak bir diğerine girmemek elde değil. Ara sokaklara girmemek için hızla ana caddeden en kısa yolu hesaplasak da, trafik kitlendiği an da bu mahallelere girmek kaçınılmaz. Ve sonunda arabanın aksamları da bozulur ve istikamet,doğru sanayiye..

İşte Bandırmalının canına tak eden bir diğer konuda, durumdan istifade eden sanayi esnafı... Herhalde oluşan çukurlar en çok onların yüzünü güldürmüş olmalı. Ancak, sürücünün canına bu çukurlar “tak” etmedi mi? Zaten üç kuruş maaşla, ayın sonunu denkleştirmeye çalışanlar varken, birde bu hizmet eksikliğinin bedelinin yarattığı mağduriyeti yine bizim insanımız yaşamıyor mu?

VATANDAŞIN HUKUKİ HAKLARI VARDIR!

Yaya veya taşıt trafikte ki tabela, trafik ışığı, çukurlar, bozulan yollar vs. yüzünden meydana gelen herhangi tahribat, kaza durumunda bu eksikliğe meydan veren hangi kurumsa, hukuki olarak hakkını arayabilir!.

Mesela yolda giderken çukurlardan birine girdiniz arabanız hasar gördü, o yoldan hangi belediye sorumluysa vatandaş olarak hakkınızı hukuki ortama taşıyarak zararınızı karşılayabilirsiniz. Bu hususta bir çok sürücü ya da yaya, eğer gerçekten haklıysa kurumların eksikliği kanıtladığı zaman hakkını alabilmiştir.

Hukuki haklarımızı merak edip biraz araştırmadan sonra Tüketici Hakları Genel Başkanı Turhan Çakar Bey’le görüştüm. Kendisine hukuki olarak böyle bir hakkımızın olup olmadığını sordum. Turhan Bey’de “ Vatandaşın böyle bir hakkı vardır. İl, ilçe ve büyükşehirlerin sorumluluğu altında olan cadde ve ana caddelerde tabela eksikliği, trafik ışığı, çukurlar sonucunda meydana gelen kazalardan muzdarip vatandaşın, durum tespitini yaptırdıktan sonra dava açarak hakkını alabilir” dedi. Bu sorunların dile getirilmesinden çok memnun olduğunu söyleyen Turhan Bey, vatandaşın trafikte ki bu sıkıntıların, halkı maddi ve manevi etkilediğini belirtti.

İŞTE, YASAL HAKLARIMIZ..!

Bu haklar dolayısıyla, bir hatırlatma amacıyla şu kanunları paylaşmak istiyorum;

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.

5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7. maddesinin (g) bendinde; Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara dair yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. Hizmetin iyi işlememesi sonucu kişilerin zarara uğramaları halinde, doğan zararların idare tarafından karşılanması gerekmektedir. Ayrıca, hizmeti yürüten personelin görevi sırasında yaptığı eylem ve işlemlere dair kişisel kusurunun hizmet kusurunu oluşturacağı ve idarenin de bu zararın tazminiyle sorumlu tutulacağı, idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.


İNSANCA YAŞAMAK, HER İNSANIN HAKKIDIR!


Türlü türlü sözler ve vaatlerle birileri bizi yönetiyor. “Onu yaparız şunu yaparız, vallahi billahi yaparız” sözlerini her kafadan bu halk işitti. Muhtemelen güvendiği kimselere de oylarınızı veriyorsunuz, tabii bu sizin demokratik hakkınızdır. Ancak kim olursa olsun, bizler için insanca yaşamak haktır!


Herhalde artık medeniyiz, çağdaşız, Avrupa standartlarına inanıyoruz, şuyuz buyuz demekle, bu vasıflar veya kaidelerin gerçekten var olduğuna inanmak gerçekten zor…


Ne olursa olsun, ben her zaman şunu savunurum, Halkı yaşat ki devlet yaşasın!


Hizmet etmek aslında Türk Devletleri`nin genel kaidelerindendir. Sadece trafik sorunun çözülmesi bile, her gün kafamızın içinin tangur tungur seslerini temizleyecek, Bandırmalı da arkasına yaslanıp derin bir “oh” çekecektir.


Not: Yazdığım makalelerle ilgili okurlarımızdan olumlu tepkiler almaktayım. Kimi okurlarımız da yazdığım makaleler nedeniyle “Acaba, Engin`in bu yazılarda dahli mi var” diye sorabiliyor. Babam, kendi işini ben kendi işimi yapıyorum.Bilgilerinize sunarım.Saygılarımla..

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 96