SON DAKİKA

BALTOK BAN BAN'A SPONSOR OLDU         

Bugün: 19.09.2018

FANTASTİK TÜRKİYE!..


İnsan ihtiyaçlarının karşılanması noktasında teknoloji ortaya çıkmıştır. Tarih önce ve sonrası dönemlerde kademeli olarak bilginin artışı ve zamanla sistemli bir hale gelmesi sonucunda teknolojik gelişmelerin artmasına sebep olmuştur. Bilgi ise hiçbir zaman mutlak bir doğru olamaz, başka bulgulara veya sonuçlara ulaşıldığı anda her an değişir ve gelişir. Bilgilerin sistemli bir şekilde dallanıp budaklanmasıyla, bilgi yatağında daha hızlı akmaya ve genişlemeye başlar.


Bilim tıpkı ayrı kısımlarının farklı işlevlerini tamamladığı ve gelişimini sürdüren vücud halini alır. Ancak makro açıdan bakıldığında tüm bilim dalları bir sarmaşık gibi birbirine bağlıdır.


Tüm bilim dalları birbirinin yardımcısıdır. Belli sorunların çözümlenmesi, belli araştırmalar sonucunda bir şeyler yaratılması bu sarmaşık hal sayesinde açıklığa ve sonuca kavuşur. İnsan ise bilimsel faaliyetleri sonucunda insanî bir ihtiyaç olarak aletler üretmiş ve çevresini anlamaya çalışmıştır. Bu aletleri üretirken Dünyadaki canlılardan etkilenmiştir.


Homosapiens ihtiyaçları doğrultusunda bu aletleri geliştirmeye başlamış, kol gücünden sıyrılarak enerjinin kullanılmasıyla kısmen insana ihtiyaç duyulan makineler icat etmiştir. Zamanla bu makineler insanın kendisine bile ihtiyaç duyulmayan makineler haline gelmeye bile başladı. Yani yapay zekalı robotlar.


Elektriğin ilk ciddi kullanımı 1800’lerde Alessandro Volta tarafından icat edilen pille başladı. Bundan önce elektrikle ilgili çalışmalar tabiki vardır ancak, elektriğin kullanımına ilişkin çalışmalara kılavuzluk eden çalışmalar Volta ile başlamıştır. Neyse…


Volta’dan sonra özellikle Tesla’nın çalışmalarının günümüz teknolojisinde ki gelişmeyi büyük ölçüde hızlandırdı.Bugün kullanılan dokunmatik, nano teknoloji, radara yakalanmayan uçakların “dünya dışı varlıklar” aracılığıyla verildiği ise hala muallakta bir konu olup, eski bakanların iddiaları doğruladığı günlerdeyiz. Bunları NASA’nın deyişiyle önümüzde ki 10 yılda göreceğiz.


Elektriğin günlük yaşamımızda olmazsa olmaz bir hale geldiği bir gerçektir. Kısaca geçecek olursak elektrikli aletlerden günümüzde en çok kullanılanı bilgisayardır. Ve nano teknolojinin gelişmesiyle odayı kaplayan devasa bilgisayarlar artık çantamıza ve cebimize sığıyor. Şimdi ise bir çok yazılım insanın günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Eskiden belki insanlar ok,yay,kılıç,at vs. çocukluktan itibaren kullanırken, şimdi tabletler,TV(magicbox),akıllı telefonlar kullanıyor.


Gündoğumundan, günbatımına teknoloji sarhoşu olduk…!


ÜRETİCİ DEĞİL, TÜKETİCİYİZ

İzlenimlerime dayanarak, bugün çocuklar ve gençler neredeyse “teknoloji kölesi” oldular. Aslında teknoloji bizim ihtiyaçlarımızı karşılamak için, bugün ve yarın gelişimini sürdürmeye devam edecek, ama biz kafamızı ne zaman telefondan kaldırırsak o zaman!..


Neredeyse havada uçan kuştan haberimizin olduğu bu iletişim çağında, düşünmeyi, sorgulamayı, hayal etmeyi unutmuş gibiyiz.! Oysa bilim bugün bize hayallerimizin ötesinde yeni bir dünyaya açılan kapılar sunabilir…


Bugün ihtiyaçlarımızı modern makineler yardımıyla ürettiğimiz mal ve hizmetlerle karşılayabiliyoruz. “Dünyada bugün ne olmuş” acaba diye merak ettiğimiz anda geçmişte varlığı akıldan geçmeyen kamera çekimlerine saniyeler içerisinde ulaşabiliyorsunuz. Bir çok icadın hayal edilerek bulunduğunu bildiğimiz halde, bugün hala edebiyat kitaplarının yazarlarını ve kitap isimlerini ezberlemekten öteye gidemiyoruz.!


Felsefeyi ise mumla aramak zorundasınız..!


Türk edebiyatı aslında içerik bakımından ne kadar zengin olduğunu gözler önüne seriyor. Gerekli akıl ve ilham milletimizin kimliğinde mevcuttur. Buna inanıyorum çünkü bugün tüm zorluklar içerisinde verilen mücadeleyi görüyorum. İmkansız gözüyle bakılan şeyleri gerçekleştirebilen bir gücü barındıran Türk Milleti her daim olduğu gibi bugünde, gelecekte bilimde söz sahibi olacağını söylemiyor mu?


Çin’de bugün, öğrencilerin fantastik kurgular yapmalarını sağlamak adına dersler veriliyor. Bunun sayesinde Çin malı artık taklitçi değil, bilimde öncü bir üretici konumuna gelerek, beklide yaratıcılıkta cazibe merkezi haline gelebilir. Çünkü Çin yüzyılların getirdiği bir tarihsel birikime sahip. Bu birikimi canlandırabilirse taklitçi olmakla kalmayıp sadece üretici değil, yaratıcı olacak. Yalnız dikkatinizi çekmek isterim, ekonomik ve demografik güçleri fazlasıyla elinde bulunduran Çin, yaratımda sorun yaşıyor!.. Bu yaratımı başaramadığı için bir öncü durumunda olamıyor.


İşte yeni Türkiye’nin bilimde inşa edilmesinin en önemli adımı ise hayal gücüdür! Bir millet ileriyi görebilmeli ve inşa edebilmelidir. Bireylerin hayallerinin olması demek, bilimin farklı zenginliklerde kurgulanması demektir. Bu kurgunun gerekli bilgiyle gerçekleştirilmeye çalışılarak bir şey icad edilmesi ise bizi bilimde marka yapacak, ülkemizi ise medeniyet seviyesinde yükseltecektir.


Anımsıyorum da lisede Sanat Tarihi derslerimize giren Kemal hocamız vardı. Bir ders saati boyunca durmadan felsefe yapardık. Tüm sınıfta pür dikkat bizi dinler anlamaya çalışırdı. Sınıfımız neredeyse 35 kişiydi ama sadece Kemal Hoca ben ve arada bir arkadaşımda beyin fırtınasına ortak oluyordu. Bugün Üniversitede işlediğimiz derslerde bir şeyleri merak edip soru soranların sayısı bir elin parmaklarını geçmez!...


İşte çevremde olan bitene kayıtsız kalamayanlar olarak, içler acısı bu duruma sürekli canım sıkılır. Öyle ki nerede bir insan görsem onları saatlerce süren ikna konuşmaları yaparım.Sonunda hayıflanarak “ amaaan…yine çok konuştum. Sizinde kafanızı şişirdim.!” Diyerek geçiştirir, içten içe sitem ederim.


Vazgeçmiş değilim. Bu ülkenin yurttaşı olarak, eksiklerimizi bileceğiz ve tamamlamak için elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Ne kadar eksikte olsak, bunlar bizi yıldırmamalı ve umutsuzluğa sürüklememeli. Bir şeyleri yapmak bizim elimizde. Türk gençleri olarak, yolumuzu aydınlatacak kudrete, kuvvete ve ışığa çanak tutan zekaya sahibiz.


  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 204