Bugün: 17.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • Küresel Isınma Ve Denizlerin Yükselmesi !..

Küresel Isınma Ve Denizlerin Yükselmesi !..


Son yıllarda özellikle 1990’lı yıllar sonrası dünyamızda yaşanan iklim değişiklileri üzerine yapılan araştırmalar sonucunda dünya atmosferi ve okyanusların geçmiş zamanda görülmeyen miktarlarda ortalama sıcaklıklar üzerine çıkmakta olduğunu ve bu olayların da SERA GAZLARININ etkisiyle oluştuğu yönündeki açıklamalara tanık oluyoruz.
Biliyoruz ki sera gazları, içinde su buharı, ozon, metan gazı ve içinde çok büyük bir oranda bulunan KARBON DİOKSİT gazı olan bir gaz türü. Ve bu gazların atmosferdeki artışlarıyla güneşten gelen radyasyonun soğurulması sonucu gezegen yüzeyindeki ısının artmasına sebep olduğu yönündeki çalışmalar var bilim dünyamızda. Başka bir ifade ile atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisiyle oluşuyor sera etkisi.
Örneğin Nobel ödülü sahibi Alman bilim adamı Paul Crutzen on yıl önce ‘insan çağı veya insan kaynaklı’ anlamındaki ‘Anthropozan’ teorisi ile insanoğlunun bu konuda doğaya şekil vermekte olduğunu öğreniyoruz.
Ve baktığımızda hızla artan dünya nüfusu, sağlıksız kentleşmeler, toprağın ilaçlanması, sanayideki artışlar ve kaynakların bilinçsiz kullanımı gibi asırlar öncesi dünya yaşamında görülmeyen boyutlarda su, hava ve toprağın kirletilmekte olduğunu ve gerekli önlemler alınmadığı taktirde de insanoğlunun gelecekte bu konudan büyük zararlar göreceği öngörülmekte.
Ve bu bağlamda insan oğlunun bu tehlikeli gidişat karşısında biraz hazırlıksız yakalandığını yani geç kaldığını görüyoruz. Gerçekten dünyamızda bu önemli konuyla ilgili olarak uluslararası boyutta sadece bir tek anlaşmanın 10-15 yıl önce yapıldığını görüyoruz.
Adına iklim sözleşmesi de denilen KYOTO SÖZLEŞMESİ, bilindiği gibi Japonya’nın Kyoto kentinde Nisan 1997 tarihinde bir protokolla başlamış olup 16 Şubat 2005 tarihinde de 178 ülkenin onayı ile resmen yürürlüğe girerek küresel ısınma ve iklim değişiklikleri ile mücadelenin ülkeler bazında başlatıldığına tanık oluyoruz.
Tabi ki bu konuda atmosfere salınan toplam sera gazı içindeki % 24 gibi çok yüksek orandaki CO2 payı nedeniyle ülkesinde devasa bir sanayi sahibi olan ABD’nin çok daha etkin tedbirlerle mücadele etmesi gerekiyor ki bunu da hep beraber göreceğiz
Kyoto sözleşmelerindeki ana hedefin sanayileşmiş ülkelerden atmosfere olan gaz salınımının kontrol edilmesidir. Örneğin 2008-2012 yılları için % 5 lik bir azalmanın hedeflendiğini belirtmek isterim. Bunda ne kadar başarılı olduk sanırım bu sonuçları önümüzdeki dönemlerde hep beraber görebileceğiz.
Küresel ısınma devam ettiğinde öngörülen tehlikelerin büyüklüğü de çok vahim. İklim değişiklikleri, su kaynaklarının azalması ve en önemlisi ise denizlerin yükselmesinden söz edilmekte. Örneğin 1860 yılından günümüze kadar ki küresel ısınma artışına baktığımızda 0,5 ile 0;8 derece arasında olduğu tespit edilmiş ama unutmayalım ki eğer önlemler alınmaz ve atmosfere salınan CO2 gazları kontrol edilemez olursa örneğin 3-4 derece gibi bir yer küre ısınması söz konusu olursa eğer 2050 gibi yıllar etrafında denizlerin 35 cm. kadar yükselebileceği öngörülmekte. Ve bu sıcaklık yükselmeleriyle beraber susuz yaşama merhaba diyecek olan canlıları çok daha büyük tehlikelerin beklediği konuşulmakta.
Önlemler konusuna gelince;
Öncelikle bu konuda hepimizin çok iyi bildiği gibi orman ve yeşil alanların korunması ile CO2’nin azaltılması bağlamında en önemli ve de en etkin yolun ağacı korumak ve ağaç ekimini teşvik etmekten geçtiğini söylemek istiyorum.Yer altı sularının korunması veya sınırlandırılmasının yanı sıra su kullanımında azami tasarruf tedbirlerin hayata geçirilmesi. Örneğin araçları yıkarken hortum yerine kovaların kullanılması gibi veya evlerimizde kullandığımız çeşmelerin tasarruflu kullanılması gibi basit görünen ama geleceğimiz için büyük önem taşıyan alışkanlıklarımızı mutlaka yeniden değerlendirmemize ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Enerji konusunda da dikkat edilmeli diyor uzmanlar. Örneğin bu gün evlerimizde kullandığımız 5 adet aydınlatma ampulünü en küçük ampul ile değiştirdiğimiz de 800.000 aracın bir yılda dışarıya verdiği sera gazı kadar bir kirliliğin önüne geçmiş olacağımızdan söz edilmek de. Bu arada kullanılan termik santrallerde kaliteli yakıt kullanımına geçilerek co2 salınımının azaltılması istenmekde.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ