Bugün: 16.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • Gençlerimizden Umutluyum, Hem De Çok ….. !..

Gençlerimizden Umutluyum, Hem De Çok ….. !..


 Son yıllarda gerek siyasi gerekse sosyal olarak yaşadığımız çalkantılı süreçlere bakarak geleceğimizden fazla bir beklentisi olmadığını ifade eden yakın dostlarımla tartışırken ortaya koyabildiğim en önemli argümanımın ‘yeni nesil kendisini yetiştiriyor’ tarzındaki savunmam olduğunu baştan söyleyerek söze başlamak isterim.
Bu gün gerçekten yeni teknoloji ile tanışmamış veya yaşadığı hayatın farklılıklarını görememiş ve hatta yaşamını algılar üzerine inşa etmiş belli yaşın üzerindeki arkadaşlarımın değişim konusundaki itirazlarını çok iyi anlıyor ve de kabul ediyorum ama en azından onlara bu gün şu çevremizde de yaşananları biraz araştırarak daha yakından bakmalarını tavsiye ediyorum.
Aslında yaşadığımız şu son 10 yılı değerlendirdiğimizde bir şekilde internet çağı dediğimiz iletişimdeki devrim maiyetindeki gelişmelerin bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için bulunmaz fırsatlar yarattığını belirterek özellikle iletişim araçlarındaki çeşitlilikle beraber gençlerimizin daha küçük yaşlarında farklı fikirler ve farklı fotoğraflarla karşılaştıklarını görüyorum.
Örneğin hemen hemen her yaştan ve de her düşünceden diyebileceğimiz arkadaşlarımla beraber benimde içinde bulunduğum paylaşım sitelerine baktığımızda başta siyasi fikirler olmak üzere, sanat ve kültürel hatırlatmalar, resimler ve şiirler, spor atışmaları, arkadaşlıkların kurulması veya aranması gibi içerik olarak oldukça zengin bir paylaşım alanı var önümüzde. Demem o ki çok da farkında olmasak da şu yapılan işlerin aslında sosyal bir eğitimden hiç de farklı bir yanı olmayan bir paylaşım alanı olduğudur.
İşte bu yüzden de diyorum ki yeni nesillerimiz bizlerden daha çabuk ve de daha donanımlı olarak sosyal hayatın içine girmeleri ile hem farkındalıkları gelişecek ve hem de öngörüleri daha bir isabetli olabileceğidir. Yani bizim ancak 45-50’li yaşlarda yakalayabildiğimiz bilgileri bugünün gençleri daha 10, 15’li yaşlarda alabiliyorlar artık.
Ama ne olursa olsun hayatı okuyabilmek için elbette tecrübeler önemlidir. Elbette belli bir yaş seviyesi gereklidir. Elbette okumak ve de araştırmak konuları da önemlidir ama tüm bu iletişim faaliyetleri arasında yapılan çalışmaların kişiler üzerine bir algı yaratmaktan daha çok kişilerin kendi özgür iradeleri etrafında fikirler üretebilmesini sağlama noktasında önemli gelişmeler olarak görüyorum.
Sanırım bugün düşünsel manada bir takım farklılıkları daha yeni yeni fark ederek şaşıran ve tüm bunları büyük bir tepkiyle karşılayanların yerine bir şekilde mevcut iletişim araçları yoluyla edindiği bilgileri arkadaşları ve de çevresiyle paylaşarak, tartışarak daha gençlik yıllarında bir demokrasi alt yapısıyla tanışan bir gençliğin gelmekte olduğunu görüyorum. Bazıları bu görüntüleri farklı yorumlayarak gençliğin sadece kendi geleceğini düşündüğünü varsayarak sosyal hadiselerden, ülke sorunlarından sanki bihaber yetişmekte olduğunu söyleyenlerimizde var.
Ben şahsen bu fikirde değilim. Bir kere çağımız gençliğinin daha çok teknolojik bir alt yapıyla hayata hazırlandığını görmemiz gerekiyor. Belki spor yapmıyor olabilir veya kitap okumuyor da gözükebilirler ama onların ilgi alanlarına girip oralarda neler oluyor bağlamında biraz dolaştığımızda 2000’li yıllar öncesine pek benzemese de inanılmaz bir sosyal paylaşım içerinde olduklarını görüyoruz. Örneğin geçenlerde face’de oğlumun hatırlatmasıyla gördüğüm karikatürlerin mükemmeliyetini anlatamam. Şiirler var paylaşılıyor. Harika bir şey. Duygu yüklü hatırlatmalar, sevilen fotoğraflar, güzel manzaralar, espri yüklü şakalar, takılmalar gibi çağdaş bir yaşam için en gerekli malzemeler olarak bakıyorum ben bu fotoğraflara. Ve inanıyorum ki tüm güzelliklerin bir süre sonra topluma umut olarak dönebileceğini de düşünüyorum.
Daha da önemlisi, bu gün hangi gencimiz olursa olsun kullandığı elektronik aygıtlarla tüm güncel yaşamını kontrol altında tutmaya çalıştığını görüyoruz. Zamanı kullanmasını öğreniyor. Randevu alma ve verme gibi daha düne kadar pek umursamadığımız bir çok sosyal ilişkiyi bu gün gençlerimiz gayet iyi yapıyorlar artık. Veliler, çocuklar ve arkadaşlıklar olarak sanki bir otokontrol mekanizmasının kurulmakta olduğunu söyleyebiliriz diyorum.
Sonuç olarak değişimleri fark etmeden yaşamakla değişimi savunmanın veya istemenin asla mümkün olamayacağını hatırlatmak isterim, saygılarımla.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ