Bugün: 21.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • EGSOZ GAZI KANSER VE KENT İÇİ YOLLAR

EGSOZ GAZI KANSER VE KENT İÇİ YOLLAR


Son yıllarda özellikle iletişimin olağanüstü boyutlara vardığı günümüzde bir çok konuda olduğu gibi çağımızın kabusu olan kanser konusunda da oldukça fazla haberlerin yapılmakta olduğunu görüyoruz. Maalesef bu gün için hala hastalıktan kurtulma reçeteleri üzerine dört dörtlük bir buluşun varlığını görmesek de kanserden korunma adına çok şeylerin ortaya konulduğunu da iyi biliyoruz.
Ve bu konuda elbette bizlerin bir şeyler söylemesi yanlış olur, bunu iyi biliyorum ama okuduklarımızdan veya bize aktarılanlar çerçevesinde de bir şeyler söyleyebilmeyi hakkım olduğuna inanıyorum. Tamam, belki eleştirileceğim ama olsun, varsın eleştirsinler bundan kaçınmak niyetinde de değilim açıkçası.
Geçenlerde Amerika'da kanser araştırmaları üzerine yayınlanman ve hatta güncellendiği ifade edilen bir makalede kanserle ilişkisi kanıtlanan etmenlerin yazıldığı bir haberi okumuştum. Aslında bu habere baktığımda dünden bu güne çok fazla bir değişimde söz konusu değildi. Örneğin nikel, kurşun, kadminyum, arsenik, kurşun, fabrika artıkları, boya ve egsoz gazları gibi bilinenlerin adeta tekrarı niteliğindeki yazılanların dışında farklı bir şeyler de yoktu açıkçası.
Tamam, belki çok farklı bir şeyler yoktu ama bu yazılanlar arasında yer alan Egsoz gazına takılmamdaki nedene gelince; geçenlerde Bandırma'da ışıklardan yukarı postane önünden  AVM'ye çıkarken önümde seyretmekte olan aracın ardında siyah duman bırakan eksozu dikkatimi çekmişti. Hemen önümde, dura kalka birlikte yol alırken arkasında bana havale ettiği yakıt-yağ karışımı kokuyu o kısa süre içinde soluyunca belki de ilk kez bu kadarı da olmamalı diyerek kendi kendime isyan ettiğimi iyi hatırlıyorum. Belki düne kadar bilmediğim için egsoz dumanına bu kadar duyarlı değildim ama şimdi tanık olduğum bu fotoğraf yüzünden ciddi anlamda etkilendiğimi özellikle belirtmek istiyorum.
Bakınız sadece Bandırma için değil araç trafiğinin yoğun olduğu hemen hemen her yerde bu egsoz gazını tehlikelerinin düşünülmesi gerektiğine inanıyorum artık. Mutlaka bu konunun uzmanlarca araştırılması gerektiğine inanıyorum. Örneğin araç muayenelerinin zamanında yapılması veya denetlemelerin arttırılması gibi önlem ve tedbirlerinin alınmasının yanı sıra egsoz gazının azaltılması konusu ile ilgili olarak bir şeylerin yapılamasının da gerekli olduğu belirtilmekte. Örneğin bu konuda bilgisine başvurduğum arkadaşlarım özellikle dar yollardan bayır yukarı çıkan araçların sık sık durup kalkmaları ile eksoz gazlarının daha da arttırıldığını söylüyorlar.  Yine bu konuyu açtığım arkadaşlarımdan bazıları ise Bandırma'nın en merkezi yerinden yukarı doğru çıkan gerek Hacıyusuf yokuşu gerekse postane yokuşu ve hatta az da olsa eski hastane yolu olsun etrafları hep yüksek binalarla çevrelenmiş olmaları nedeni ile daha önceleri var olan hava sirkülasyonlarının bu gün azalması nedeniyle egsoz gazı kokusunu daha yoğun olarak hissedildiğini ifadesi ediyorlar.
O zaman bu eksoz gazının azaltılması için neler yapılmalı acaba? Fikirlerine başvurduğumuz arkadaşlarımızdan bazıları kent içi trafiğinde gidiş-gelişli yollardan daha çok tek gidişli yolların hayata geçirilmesini öneriyorlar. Dolayısıyla yollardaki beklemelerin azaltılmasıyla dur-kalkların neden olabileceği egsoz gazı emisyonlarının da azaltılabileceği düşüncesindeler. Bir diğer arkadaşımız ise özellikle Bandırma için trafik akışının tek yönlü olarak kent merkezine akıtılmasının( yokuş aşağı) kent merkezinde mutlaka bir ferahlamaya neden olabileceği fikrini taşıyordu.
Sonuç olarak düşünülen ve de önerilen ayrıntılara baktığımızda belki araç sahibi olarak bizlerin 3-5 kilometre gibi zaman zaman fazladan kilometre yapmamıza neden olabilecektir bu güzergah değişiklikleri ama bu değişikliklerin de mutlaka sağlığımıza olumlu katkıları olabileceğini asla göz ardı edilmemesi gerekir diyorum..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ