Bugün: 17.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • DERSLER MISIR`A DEĞİL ASLINDA BİZE!..

DERSLER MISIR`A DEĞİL ASLINDA BİZE!..

Arteka’dan
Yıllardır yazılarımı yazarken üzerinde en fazla titizlik gösterdiğim konuların başında  bu aziz vatan toprakları üzerinde yaşayan hepimizin zaman zaman aramızda ciddi sorunlar da olsa  mutlaka birlik ve beraberlik içinde olmamız gerektiğine işaret eden yazılarımdır. Örneğin nasıl bir olay olursa olsun askerimize, polisimize sahip çıkmamız gerektiğini söylerken aramızdaki siyasi sürtüşmeleri de fazla uzatmadan, derinleştirmeden uygar bir şekilde ama mutlaka demokrasi içinde çözülmesini söylemeye çalıştığım yazılarımdır.
  Ve bu gün hep beraber tanık olduğumuz şu Mısır darbesine yakından baktığımızda Batı ülkelerinin takındıkları tavırları bir kez değil defalarca gözden geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Bakınız önce Irak sonra Libya, Suriye ve bu gün Mısır derken arada da bizim başımıza gelen Gezi olaylarını da bu ülkelerin başına gelenlerle birlikte yan yana koyarak tekrar tekrar üzerinde düşündüğümüzde yolların hep aynı adreslere çıkmakta olduğunu görüyoruz.
Neden tüm dünya suskun ? Neden acaba? Aynı darbe bu gün bir Batı ülkesinden olsaydı acaba nasıl başlıklar yapılırdı uluslar arası medya dünyasında?
Maalesef bu gün baktığımızda Suriye`deki yüz binlece insanın ölümünü belki de bizden başka hiçbir batı ülkesinin ciddiye almadığını iyi görebildiğimizi düşünüyorum. Unutmayalım ki bizim 30 yıldır PKK ile yapılan terör mücadelemizde de el altından nasıl dümenlerin çevrildiğini sanırım bugün hepimizin iyi bildiğini düşünüyorum. Ve Irak`ta bu gün her gün 20 ile 50 gibi iç savaş nedeniyle ölümler olmakta ama tüm bunlar Batı`da hiçbir ülkeyi ne yazık ki hiç ama hiç ilgilendirmemek de. Konuyu biraz daha doğuya kaydırarak İran, Afganistan ve Pakistan`ı da bu çember içine alarak düşündüğümüzde gerçek bir emperyal düşüncenin, planın bizimde aralarında olduğumuz coğrafya üzerindeki varlığını artık açık ve de seçik olarak görmemiz gerektiğini düşünüyorum.
  Aslında sorumuz çok açık ve de sade. Yaklaşık bir asır boyunca tepe tepe kullandıkları bu coğrafyada bulunan ülkelerdeki demokrasi ve ekonominin gelişmesini neden istesinler ki? Ve bu gün Avrupa Birliği derken bizimle sınırı olan Yunanistan, Bulgaristan, gibi tüm ülkelerin AB`ye alındığını ama bizlerin ise hala kapıda bekletilmekte olduğumuzu nasıl izah edebiliriz acaba?
 Ve bu arada gerek Mısır gerekse son Gezi olaylarında olsun Türk siyasi liderlerinin darbe üzerine adeta tek vücut olurcasına karşı bir tepki vermeleri aslında ülke olarak demokrasi konusunda geldiğimiz noktanın çok iyi bir nokta olduğunun açık bir göstergesidir. Ve bu güzel açıklamalara baktığımızda bu güzel görüşlerin altının da mutlaka çağdaş siyaset yapma düşüncesiyle doldurulması gerektiğine inanıyorum.
  Yani aramızdaki fikirsel ayrılıkları fazla derinleştirmeden veya aramızdaki farklı düşünceler nedeniyle bir birimizi düşman olarak değil bir rakip siyasi güç olarak görmemiz gerekir diyorum. Yani ister AKP, ister CHP, ister MHP veya isterse BDP olsun  bir birimizi dışlayarak değil birlikte kabul ederek demokrasi içinde güven yaratabilirsek eğer ben Türk Ulusu olarak bu coğrafyada ebediyen var olabileceğimizi düşünüyorum.           
Unutmayalım ki bu Orta Doğu coğrafyasında bizler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak sosyal, kültürel ve de demokrasi bağlamında gösterdiğimiz farklılıklarımızın temelinde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk`ümüzün sağlam temeller üzerine kurduğu cumhuriyetimizle çok yakından ilgili olduğudur. Özellikle bu noktadan itibaren millet olarak gerçekleri bilerek böylesi yüksek minnet duyguları etrafında tek vücut olabildiğimiz taktirde karşımızda nasıl bir emperyal güç ve düşünce olursa olsun bölünmez bir güç olacağımızın inancı var bende
  Ve bu arada bir soruna da dikkatinizi çekmek isterim. Özellikle güncel sorunlar üzerinde siyasi tartışmalarımızı yaparken ikide bir gerilere dönerek bilim adamlarımız dışında eksik ve de sığ bilgilerle milli ve dini değerlerimizi tartışmalara açmamız konusunda toplum olarak ortak değerlendirmeler yapmamızın gerekli olduğunu düşünüyorum. Yani tekrar tekrar aynı şeyleri konuşurken tarih sayfaları arasından yaşanmış, gerçekte olsa o çok zor yıllar içindeki küçük örnekleri bulup çıkartarak ve sonra abartarak bu günlere taşımamızın bu günlere faydası olmayacağı gibi geleceğimize de büyük olumsuzluklar yükleyeceği açıktır. 
Sonuç olarak günümüz dünyasında ortaya konulan senaryoları ve de oynanan oyunları iyi tahlil etmemiz gerekiyor. Özellikle aramızdaki tartışmaları değerlendirirken küçük fotoğraflarla değil büyük fotoğraflara bakmamızın gerekli olduğunu düşünüyorum.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 939