Bugün: 25.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • Denizleri değil okyanusları geçip derede boğulmak !

Denizleri değil okyanusları geçip derede boğulmak !

Arteka’dan
MAHALLESİNDE  KONUŞMA ALIŞKANLIĞI ÜZERİNE !..
Hızla değişen günümüz modern dünyasından bizim gibi gelişmekte olan ülke toplumlarına baktığımızda değişim ve gelişimler konusunda epey gerilerden geldiğimizi söyleyebiliriz. Bir taraftan okuma ve değerlendirme konularında yıllardır çok gerilerde kaldığımızı söylerken diğer taraftan da toplumumuza dönük ayrıştırma reflekslerine seyirci kalışımızla bireysel olarak algılarımızın güçlenmesine sebep olduğumuz gibi maalesef değişime dönük istekleri de frenlediğimizi hiç fark edemedik.
    Durumu o kadar ileriye taşıdık ki herkesimden herkesin mahallesinde konuşurken yakın çevresini harekete geçirmek adına ağzına ne geliyorsa söylemekte olduğunu görüyoruz. Mahallesi derken bireylerin devamlı olarak kendi gazetesini, kendi televizyonunu ve de kendi taraftarlarıyla ilişkisi olarak yorumladığımı özellikle belirtmek isterim.
  Mesele eğer siyaset olarak tolumu yönetmekse eğer öncelikle topumun ne düşündüğünün çok sıkı takip edilmesiyle toplum değerlendirmelerini bir şekilde öğrenmek ve bunları her geçen gün yeni değerlendirmelere tabi tutmaktan geçtiğini söylememiz gerekiyor.
   Demem o ki siyasetin artık geçmişten geldiği gibi kanıksanan usullerle yani demeçlerle, mitinglerle, söylemlerle, sloganlarla değil ne iş yaptıysanız bu işlerin yansımalarını görmek adına  demokrasi ve hukukun içinde kalarak anket çalışması dediğimiz çağdaş sorgulama usulleriyle ancak yapılabileceğini öğrenmemiz gerekiyor.
  Bakınız bu gün iktidar hükümeti tarafından yaşanan her sıkıntılı dönem ertesi hemen bir anket çalışması yapıldığına tanık oluyoruz.  Toplumsal yansımaları gösteren bu verilerin nasıl değerlendirilmekte olduğunu bilemem ama olaylar karşısında kamuoyu adına az da olsa bir şeyler verebildiği kesin olan bu tarz anket çalışmalarının her ne dense ülkemiz muhalefeti tarafından hala görmezden gelinmekte olduğunu görüyorum.
   Geçtiğimiz hafta sonu bir düğün münasebeti ile bulunduğum İstanbul`da  bir grup arkadaşımla konuşurken, iktidar şu yapılan işlerin sonucunu görmek adına mutlaka bu günlere bir anket çalışması yapıyordur. Ve ilave ettim, dedim ki işte bu anket çalışmaları önümüzdeki günlerde iktidarın yol haritası için bir rehberde olabilir. 
    Tamam, belki muhalefet tarafından da anketler yapılıyor olabilir ama biz vatandaşlarında bu anket çalışmalarından haberimizin olması gerektiğini düşünüyorum. Yani meselenin sadece iktidar- muhalefet meselesi olmadığını, meselenin toplumsal bir düşünce meselesi olduğunu, bunun yolunda bu anket çalışmalarından geçebileceğine inanıyorum. Demem o ki muhalefet de anket çalışmalarına katılacak ki hem yönetimler ve hem de taban olarak nerede başarılı veya yanlış işler var görülebilsin ve de anlaşılabilsin. Yani ünlü filozofun dediği gibi hep aynı işleri yaparak farklı sonuçlar beklentisinde olunmasın, çünkü olmaz diyor ünlü düşünürümüz. 
 Sonuç olarak bizler yaklaşık 80 milyona varan büyük bir devletin vatandaşları olarak ülkemizde yaşananları devamlı olarak siyasetçilerimi tarafından yapılan bireysel konuşmaları değerlendirerek değil yapılanların bir karşılığı olduğu bilinen toplumsal düşünce ağırlığının oluştuğu bu çağdaş anket çalışmalarına ve de daha önemlisi ise; STK`ların bu yapılan anketleri değerlendirmeleri üzerine itibar etmemiz gerektiğini düşünüyorum. 
  Sonuç olarak eğer demokrasiyi konuşmak istersek, iktidar ve muhalefeti ile beraber hukukun içinde kalarak, demokratik yolları açarak ve de kullanarak değişimleri yakalayabileceğimizi düşünüyorum. Yani kırarak, dökerek, vurarak değil özgürce konuşarak, uzlaşarak yol alabileceğimizi görebilmeliyiz artık. Daha da önemlisi, sadece kendi mahallelimizin değil diğer mahallelerimizin de DEMOKRASİ ŞEMSİYESİ altında özgürlünü, hukukunu, isteklerini savunabilmeliyiz. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 950