Bugün: 24.06.2017

Zorlama..!!!

Sandık demokrasisi ve millet..!
Gönen’de Ticaret Odası ve Ticaret Borsası seçimlerinin gerçekleşmesiyle suların durulduğu düşünülebilinir ama hayır, sular bir türlü durulmuyor...
 Örneğin, balıkesir Sanayi Odası’nda da seçimleri kaybeden Yırcalı, sonrasında Ak Parti üyesi olduğunu öğrendiğimiz kendi genel müdürünü cezalandırmanın derdine düştü.
Bir anlamda, “cadı avı” başlatılmaya çalışıldı ama  nafile...
Çünkü, sonuç belli, kazanan ve kaybeden belli ve herkes işine bakmaya çalışıyor...

SEÇİMLER VE DEMOKRASİ

Balıkesir de Sanayi Odası ve Ticaret Odası seçimlerinde bir anlamda “imkansız” görülen gerçekleşti. Sanayi Odası’nda İsmail Uğur ve ekibi Yırcalı/Kula yönetimini  ve ekibini ezici bir şekilde sandıkta  silerken, yıllanmış Mahmut Yavuz başkanlığındaki Balıkesir Ticaret Odası’nda da benzer bir sonuç yaşanarak, Yavuz yönetimi ve ekibi sandıkta silindi.
Bandırma’da Ticaret Borsası’nda mevcut Başkan Halit Sezgin’le tek liste olarak seçimlere girilecekken, son anda Balıkesir’deki gerilim ve Bandırma Ticaret Odası’nda yaşanan yönetim mücadelesi Borsa’da ikinci listenin çıkışını getirdi.
Ancak,Bandırma Ticaret Borsası’nda  sonuç değişmedi ve Sezgin’le yola devam kararı alındı.
Bandırma Ticaret Borsası seçimleri sonrasında Gönen Ticaret Odası seçimleri gerçekleşti. Mevcut Başkan Hasan Özçağlayan ile Hasip Osman arasındaki başkanlık yarışını kazanan Özçağlayan ve ekibi oldu.
Bir anlamda Gönen ve Bandırma’da nefesler tutuldu ve Bandırma Ticaret Odası ile Gönen Ticaret Borsası’na gözler çevrildi.
Bandırma’da da Mehmet Kılkışlı ve ekibi, Nihat Yazıcı/Osman Kocaman ve ekibini sandıkta sildi,süpürdü, 12 Meslek Komitesi’nden 11’ini kazandı.
Gönen Ticaret Borsası’nda ise, mevcut Başkan Ümit Çetin ile İbrahim Mutlu ve ekipleri arasındaki yönetim mücadelesi Mutlu’nun seçimleri kazanmasıyla sonuçlandı.
Şimdi, bölgemizde bir tek Erdek Ticaret Odası başkanlık ve yönetim seçimleri var. Bu seçimlerin Haziran’ın ilk günlerinde yapılması öngörülüyor.
Erdek, Güney Marmara’nın “özel” ilçelerinin başında geliyor. Yıllardır Oda Başkanlığını yürüten ve aynı zamanda Erdek Belediye Meclis üyesi olan Mehmet Ali Yağcı ve ekibi ile  Adnan Baykuş ve ekibinin arasında yaşanan başkanlık ve yönetim mücadelesinin beldenin siyasal ve sosyal yaşamını etkilemesi bekleniyor.

BANDIRMA BU SINAVI
BAŞARIYLA GEÇTİ

Bandırma Ticaret Borsası ve Ticaret Odası seçimleri,öngörülen tarihlerde, kim ne derse desin, büyük bir demokratik olgunluk ve sağduyu içinde gerçekleşti. Katılım muhteşemdi ve seçimlerin arzu edildiği gibi gerçekleşip, sonuçlanmasında Halit Sezgin ve Osman Kocaman’ın büyük rolü ve emekleri olduğuna inanıyorum.
Borsa ve Oda seçimlerinden seçilmişler ve siyasiler genel olarak uzak durdu.

STÖ’LER VE YAKAR

Güney Marmara’da bu konuda hassasiyet sınırını zorlayan, Oda ve Borsa da başkan ve yönetimini belirlemeye fiilen katılan, taraf olan ve taraflılığını gizleme nezaketinde bile bulunmayan, desteklemediği adaylar aleyhine   makamını ve olanaklarını kullanıp, dosyalar hazırlayan, Devlet’in resmi kurumlarını ve kamu yöneticilerini kışkırtmaya ve yönlendirmeye çalışan tek isim oldu: Onun da Gönen Belediye Başkanı Hüseyin Yakar olduğu iddia edilip, öne sürülüyor.
Oysa ki, Başkan Yakar’ın Oda seçimlerinde Hasip Osman ve ekibine karşı Hasan Özçağlayan’ı desteklediği konusu muamma değil.
Bu gerçeği tüm Gönen biliyor ve Hasip Osman ile ekibi, Oda üyeleri tüm yaşanan olumsuzluklara ve haricen müdahalelere, Başkan Yakar’ın sandığa düşmüş gölgesine karşın seçimlere de seçimin sonuçlarına da büyük bir demokratik hoşgörü ve olgunlukla yaklaştı,seçimin sonucunu sindirip, işine baktı.
Ancak, Gönen Ticaret Borsası seçimlerinde böyle olmadı. Mevcut Başkan Ümit Çetin ile İbrahim Mutlu ve ekipleri arasındaki başkanlık ve yönetim mücadelesi beldeyi gerdi ve haricen müdahaleler nedeniyle toplumu kaygılandırdı.
Seçimin gerçekleştiği gün, ben de oradaydım ve Çetin ile Mutlu,el ele vererek, kendilerine yakışacak şekilde hem insanlara örnek oldular hem de sandık sonucu belli olduğunda da birbirlerini kucaklamaktan, birbirlerine başarı dilemekten  geri durmadılar.
Ancak, Borsa seçimlerinin sonucunu Gönen’de sindiremeyen bir tek kişi vardı: O’da yine Başkan Hüseyin Yakar..!

ERDOĞAN UYARSA  BİLE
HİKAYE..!

Oysa ki, Oda ve Borsa seçimleri sürecinde Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Edip Uğur ile Cemal Öztaylan’ın bizzat  Başkan Yakar’ı seçimlere müdahil olmaması konusunda uyardıkları biliniyor.
Ancak, değil Uğur ve Öztaylan, AK parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan bile Yakar’ı meslek odalarının seçimlerinde taraf  ve müdahil olmaması konusunda uyarsaydı, kar edeceğini sanmıyorum.

Peki, bu neden kaynaklanıyor?

GÖNEN VE YAKAR..!

Öncelikle belirtelim: Gönen de Hüseyin Yakar, kötü bir belediye başkanı olmadığı gibi, başkanlığı döneminde beldenin yıllanmış bir çok sorununu başarıyla aşmasını bildi ve çözdü.(Kimi AKP’lilere ve bizzat eski Başkan Hayati Köse’ye göre ise, aynı iktidar desteğiyle Gönen pekala uçurulurdu.Yakar, gölgesiyle ve partilileriyle uğraşmaktan  işine bakamadı!)
Güney Marmara’da bir çok belediye başkanı, çeşitli mazeretler ardına sığınarak iş ve yatırım yapamazken, Yakar, iş ve yatırım konusunda bugüne kadar hiçbir mazeretin ardına sığınma ihtiyacı duymadı.
Bu nokta da, Yakar’ın zekasını ve girişkenliğini küçümseyebilmek mümkün değil... Kuşkusuz bunda akademik formasyonu yanı sıra iş dünyasından gelmesinin, iktidar partisinin belediye başkanı olmasının da büyük rolü var.

Peki, sıkıntı ne!?

İKTİDAR HASTALIĞI VE
KERAMET..!

Başkan Yakar, yaklaşık on yıllık yerel iktidarında başkan ve yönetim olarak sergilediği performans da zaman içersinde kerameti kendi şahsında görmeye başladı.
Karar ve icraatlarının gölgesine bakıp, bunu kendi şahsının gölgesi sandı ..!
Daha önce de yazdım ve vurguladım: Bunun adı, “koltuk” “makam”, “mevki” hastalığıdır..!
İktidar, herkese yaramaz.!
 Kimileri halkın oylarıyla seçildikleri makam ve mevkilerin sarhoşluğuna kapılır ve etraflarındaki goy goycuların da iteklemesiyle  kendisini vazgeçilmez gör meye başlar..!
İşte, bu hastalık öyle lanet bir hastalıktır ki, sürekli makamıyla ve mevkisiyle yükseldiğini, arş’a uzandığını  sanan zat-ı muhterem, aslında yukarı değil aşağıya iniyordur ama bu gerçeği fark bile edemez. Bunu fark ettiği zaman da zaten iş işden geçmiştir... Tenezzül ederseniz,uçurumun dibinden parçalarını toplarsınız..!

Gönen’de bugün yaşanan bu..!

Başkan Yakar,Borsa’da  arzu ettiği şey, sandıkta gerçekleyince, aynı mızıkçı bir afacan gibi, hesaplaşma dürtüsüyle hareket etmeye,hırçınlaşmaya başladı.

“DÜŞMANLAR” VE YAKAR!

İşte buna “akıl tutulması”deniyor. Ya da benim ifademle, “aklın kavağa çıkışı” böyle bir şey oluyor.
- Kavağın tepesinden ne görüyorsun?
- Düşmanlar..!
- Kim bu düşmanlar?
- Aydın Karakaya, İbrahim Mutlu, Bülent Can ve daha niceleri...
- Bunlar ne yapıyorlar?
- Gönen’i mahvediyorlar.Huzuru bozuyorlar. Alçak bunlar..!
-Karakaya denilen o adam, seni  başkanlık koltuğuna taşıyan adam değil mi!?
-O, bir zamanlardı...
- Başka..!?
- Edip’le Cemal’de sağlam papuç değil zaten...Ağbileri bunlar...
- Peki, partin bu arada ne yapıyor?
- Uyuyor...!
- Esnafın, çiftçin, iş adamın!?
- Korkuyorlar...Bunlar herkesi korkutmuş..!
- Peki, sen ne yapmayı düşünüyorsun?
-Bunlar da çok para var ama benim de kenarda çok param var. Ne yapıyorsun öyle..!?
- Ne yapacağım, hastaneyi arıyorum ve hangi doktor bakacaksa gelip baksın sana kardeşim..Bu da Gönen’in kaderi işte..!Kafayı yemiş..!
- Sen de mi  onlardansın, DÜŞMAN..!

ŞAŞKIN OLİGARKLAR!

Peki, Yakar ne yapmalı?
Başkan Yakar, öncelikle isminin başına gelen “başkan” sıfatının demokrasilerde halkın oylarıyla ve vekaleten verilmiş bir sıfat olduğunu anlamalı.
Ben, seçilmişler, demokratik ülkelerde ve toplumlarda, ülkenin ve halkın hizmetkarlarıdır, dediğim de bana kızıp,sitem ediyorlar. Bunu yazılmasıyla, kendilerinin aşağılandıklarını düşünüyorlar.

Şaşkınlar, oligarklar..!!!

Hizmetkarsınız ve öylesine hizmetkarsınız ki, bu toplumun gönüllü hizmetkarlarısınız.Bu toplum, verdiğiniz hizmetlerden memnun kalmaz, karar ve icraatlarınızı beğenmezse, nasıl o makamlara geldiyseniz, öyle gidersiniz..
İşte, sandık demokrasisi buna diyorlar...
O makamlarda geçirdiğiniz her günün parasını bu millet ödüyor. Kullandığınız telefonların, bindiğiniz aynalı makam araçlarının parasını millet ödüyor. Halkın oylarıyla elde ettiğiniz toplumsal ayrıcalığın ederini millet ödüyor.
Oturduğunuz makamların iki sahibi var: Biri Allah, diğeri millet..!
Vatandaşını yok sayan ve vatandaşına tepeden bakan, hizmetkarlığını layıkıyla yapamayan Allah’a da hesap veremez..!
Bir anlamda, Allah korkusuyla millet korkusu birbirinden ayrılmaz. Çünkü, hizmet aşkının esası, Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmektir..!
İster inanın ister inanmayın ama asıl sorun, inandığını söyleyip de, inancı vitrin kılıp, milletle oynaşmaktır.

“AYNA”!!!

Ben, tasavvuf kültürüne inanan ve seven bir insanım. Tasavvuf da “ayna” vardır.Ben benliğine en iyi o “ayna” karşısında varır.
Hüseyin Yakar da,  beldede yaşananlar ve yaşakttıkları konusunda kendi aynasına bakmalı...Vatandaşıyla barışık olabilmek için önce kendisiyle barışık olmalı...

Esen kalın...
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1212