Bugün: 18.08.2017

ZAFER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!


30 Ağustos  Zafer Bayramı’nın 94.yıldönümünü  törenlerle  kutluyoruz.


Ulusal kurtuluş savaşımızın  başarıyla sonuçlanmasını ifade eden Büyük Taarruz ya da Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni  gerçek anlamda anlayabilmemiz için Sakarya Savaşı’nın ve sonuçlarının iyi anlaşılması gerekiyor.


Sakarya Savaşı, 23 Ağustos 1921 tarihinde. 22 gün ve gece zaferle sonuçlanırken, Büyük Taarruz, 26-27  Ağustos 1922 tarihinde başladı  ve işgalci Yunan ordusunun 9 Eylül’de İzmir’de denize dökülmesiyle, son buldu.


RESMİ TARİH ANLAYIŞIYLA BU MİLLET HESAPLAŞMALI!

 

1.      ve 2. İnönü Savaşları milletin silkelendiği ,Sakarya Savaşı, milletin dirilişi, Büyük Taarruz ise, milletin ulusal bağımsızlığını ve egemenliğini askeri açıdan taçlandırdığı bir savaştır.


İşgal ve kurtuluş savaşı  yıllarında, düşman güçleri ile her hesaplaşmanın, yaşanmış her savaşın sonuçları niteliği açısından diplomatik, askeri, stratejik ve taktiksel, siyasi, toplumsal, ekonomik, psikolojik ve  kültürel  hatta matematiksel açıdan bir çok anlaşılması gerekli yanı ve  yönü vardır.


Kurtuluş savaşı yıllarımızı ve Yeni Genç Türk Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunu bu tarihsel  çok yönlülüğü ve zenginliği ile anlayamadığımız, kavrayamadığımız sürece, ne layıkıyla Mustafa Kemal Atatürk’ü gerçek anlamda anlayıp tanıyabileceğiz ne de millet-lider ilişkisini, elde edilmiş zaferlerin mahiyetini   tam anlamıyla anlaşılabilir kılacağız.


Resmi tarih anlayışı, bugüne kadar buna ne yol ne de izin verdi!


SAKARYA DİRİLİŞ, BÜYÜK TAARRUZ  ŞAHLANIŞTIR!


Örneğin, Mustafa Kemal’in Kütahya-Eskişehir muharebelerinin kaybedilmesi ve Yunan Ordusu’nun  Ankara’yı işgal hareketlerine giriştiği süreçte tüm Batı Cephesi birliklerini  Yunan ordusu  ile arasına mesafe koyarak,  Sakarya’nın doğusunda mevzilendirmesi ve geliştirdiği savunma stratejisi dünya askeri literatürüne girmiş bir stratejidir.


Mustafa Kemal’in "Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz." emriyle savunmayı  geniş bir alana yayması ve  Yunan kuvvetlerinin geniş bir alana yayılmış birliklerimizle, karargahlarından uzaklaşarak savaşmalarını zorunlu kıldı. Yunan birlikleri cephemizle karşı karşıya gelebilmek için 9 gün yürümeye mecbur kaldı  ve birliklerimizi kuşatma altına alamadı.


Türk ordusu ve askeri, 100 kilometreyi bulan cephede, 22 gün ve gece, Yunan ordusu ve askeriyle boğazlaştı. Savaşın sonunda Yunan ordusu hezimete uğratılıp, dağınık bir halde çekilmeye başladığında genel taarruz beklentilerine kulak asmayarak, öldürücü darbe için, 1922 yılı Ağustos’una kadar sabırla bekleyen Mustafa Kemal’dir.


Ankara’ya 50 km yaklaşmış bir düşmanın Sakarya Savaşı’nda   hezimete uğratılıp, geri çekilmeye mecbur kılınması öncesi  başkent Ankara ve TBMM’nde yaşanan olaylar, hesaplaşmalar tarihsel açıdan ibret vericidir.


Onun içindir ki, Sakarya Savaşı, bir milletin diriliş savaşıdır! Onun için, Mustafa Kemal , bu muharebe için, "Sakarya Melhame-i Kübrası" yani kan gölü, kan deryası demiştir. Bu savaşın sonucunda, Sevr milletin kanı ve canıyla, tarihe gömüldü. 13 Eylül 1683 II. Viyana Kuşatması ile başlayan Türk geri çekilmesi, Sakarya ile durdu!


MUSTAFA KEMAL VE BÜYÜK TAARRUZ  ZAFERİ!


Mustafa Kemal’in, TBMM’nin ve Türk ordusunun yaklaşık 1 yıl Büyük Taarruz için beklemesinin ardında yaşananlar, her aşamasıyla, eşsiz birer ders niteliğindedir. Silah arkadaşlarıyla, her türlü sonu gelmeyen tartışmaların, engellemelerin üstüne çıkarak, büyük bir gizlilik içerisinde hazırlanmış Büyük Taarruz’un Dumlupınar’da kesin bir zaferle sonuçlanması ve düşmanın 9 Eylül de İzmir’de denize dökülmesiyle elde edilen zaferin bile coşkusunu ve sevincini yaşayamayanların, ‘şimdi ne olacak? Başkomutanlık yetkisi verdiğimiz Mustafa Kemal, başımıza diktatör mü olacak?” hesapları ve tartışmaları 29 Ekim 1923 de Cumhuriyet’in ilanı ve Lozan görüşmeleri boyunca da sonrasında da hep sürdü.


30 Ağustos günü, ilk kez 1924`te Dumlupınar`da Çal Köyü yakınlarında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal`in katıldığı bir törenle Başkumandan Zaferi adıyla kutlandı. Çal Köyü`nde gerçekleşen ilk törende Mustafa Kemal, milli ruhun canlı tutulmasının önemini vurgulamış ve Meçhul Asker Abidesi`nin temelini eşi Latife Hanım ile beraber atmıştı.


Başkumandan Zaferi 1926`dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmakta. 1 Nisan 1926’da kabul edilen Zafer Bayramı Kanunu`nda 30 Ağustos Başkumandan Muharebesi gününün Cumhuriyet ordu ve donanmasının Zafer Bayramı olduğu, her yıl dönümünde bu bayram gününün kara, deniz ve hava kuvvetleri tarafından kutlanacağı belirtildi ve 2016 yılında,bugünün,93.yıldönümünü kutluyoruz.


‘EN BÜYÜK ASKER BİZİM ASKER!’


Sabah, TV’de  Anıtkabir’de gerçekleştirilen 30 Ağustos  kutlama törenlerini canlı yayından izliyorum. Bu yıl kutlamalarda ilk kez, devlet başkanı ve protokol yanı sıra askeri erkanın yan tarafında 15 Temmuz darbe kalkışmacılarına ölümüne direnmiş demokrasi şehitlerinin yakınları ve gaziler yerini almış ve hep birlikte Ata’nın huzurundalar.


Devlet Başkanı ve protokolün Anıtkabir’i ziyaret edip, Ata’yı selamlamaları sonrası askeri erkan  Ata’ya saygılarını sunmak için kabrine ilerlerken, meydandan bir slogan yükseliyor: ‘En büyük asker bizim asker!’


15 Temmuz darbe kalkışmasında asker üniforması giymiş  Fetullahçı teröristlerin kurşunlarına, bombalarına, tank ve toplarına evlatlarını şehit vermiş, gazi vermiş bir milletin, Ata’nın huzurunda ve böylesi anlamlı bir günde sergilediği  onurlu duruşa ne söylenebilir, ne yazılabilir!


‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ belgisi ne kadar önemli ise, ‘Bizler de Mustafa Kemal’in milletiyiz’ diyen bir milletin askerine  varlığını anımsatması acı ve düşündürücü. Bu ebedi birlikteliğin arasına birileri sızdı, girdi ve nifak ve fesat tohumları ekerek, uğruna can verdiğimiz, kanlarımızla suladığımız bu toprakları düşman saldırılarına ve işgaline  açık bir hale getirmeye çalıştı ama dün olduğu gibi bugün de başaramadı, hiçbir zaman başaramayacaklar da.


Gününüz, Zafer Bayramınız kutlu olsun!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 259