Bugün: 18.08.2017

YERSENİZ..!


Dünyada ve ülkemizde hatta bölgemizde, kentimizde,mahallemizde ,köyümüzde yaşananları anlayamıyoruz.
Oysa ki anlayamamak, onu veya bunu değil, hepimizi vuruyor. 
Çünkü, adına günümüzde ‘algı operasyonu’ dediğimiz şey, olayları ve olguları anlamamızı güçleştirdiği ya da imkansız hale getirdiği gibi, neyi, nasıl anlamamızı istiyorsa, belleklerimize de tecavüz ediyor.
Yazılı ve görsel medya bunun vazgeçilmez aracı. Sosyal medya ise bilişim teknolojisinin gelişmesiyle yaşamlarımızda  ‘özel’ hiç bir boşluk bırakmadı ve bize ait alan açısından ne varsa, işgal ve tecavüz ediyor.

Son günlerde yaşanan terör olayları ve şehit haberleri, ailelerin göz yaşlarına bir anlamda kanmayın! 
Çünkü, fiilen yaşamına terör saldırılarıyla son verilen insanlarımızın dışında  şu veya bu şekilde, farklı yöntemlerle  bir millet, fert fert terörist saldırılara maruz kılınıp, infaz ediliyor!

Aslında yaşananlar bizlere hiç yabancı değil!
Kurtuluş yıllarında Mustafa Kemal Atatürk’ün milli mücadeleyi örgütleme  çabaları karşısında harekete geçen başta İngilizler olmak üzere sömürgeci ülkeler ve yerli işbirlikçileri, Anadolu halkının kafasında Mustafa Kemal algısını  yerle bir edebilmek için, işbirlikçi basın aracılığıyla Mustafa Kemal’le  hiç bir şekilde örtüşmeyen eşkiya kılıklı bir resim yayınlarlar.

Bununla da yetinmezler.!

Ulusal bağımsızlık mücadelesini ve öncüllerini halk nezdinde aşağılayabilmek, küçük düşürmek, hulkın kurtuluş umudu ve inancını yok edebilmek için aynı uluslararası güç ve çıkar odakları, yerli işbirlikçileri aracılığıyla dezenfarmasyon ve manipülatif haber üretmeye devam ederler.
Onun için Türkiye ve bu millet benzer sömürgeci faaliyetler konusunda aşılıdır.

Peki, bir milletin yarınlarını umutla görebilmesi ve yolunda emin adımlarla yürüyebilmesi için bu yeterli mi!?
HAYIR!
Dünün ve günümüzün sömürgeci ülkeleri, ne Türk tarihini ve kültürünü, ne Göktürkleri, Hunları, Selçuklu’yu, Osmanlı’yı ne de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunu bir türlü kabullenemediler.
Biliyorum ki, şimdi kendisini sağcı ya da solcu olarak lanse edenler, bu yazdıklarım karşısında hop hop tepinip, beni milliyetçi hatta faşist olmakla itham edecekler. İçimizde, ne yazık ki, böyleleri çok!Oysa ki, bunların çoğu ideolojilerini de doğru dürüst bilmezler.Bunlar, Cumhuriyet döneminde ülkemize ve halka yönelik sinsice kimi zaman da aleni yürütülen algı operasyonunun günümüz  figüranlarıdır. Makamlarına mevkilerine, diplomalarına kanmayın!

Örneğin, son günlerin moda deyimi ‘barış’ sözcüğü oldu.!Bu sözcük,sloganlaştırılıp, elma şekeri gibi, birileri tarafından topluma pazarlanır oldu.
Neymiş, barış için, öncelikle silahlar susmalıymış!!!
Baktığınızda bu ifadeden anlaşılanın, devlet ve teröristin silahının karşılıklı susması gerektiği fikri ile tanışıyorsunuz.
Yerseniz!!!
Bu kafalara göre, silahı eline alan ve tetiğe basan PKK, terör örgütü değildir!Hatta bu fikir sahiplerini biraz daha zorlarsanız, asıl eline silah almış ve tetiği çeken devlet, teröristtir.
Evet, yerseniz!!!

Bu toprakların ve halkının dilini bilmeyenlerin,ülkesine ve halkına yabancı ve besleme olanların, ülke ve halka ilgili senaryoları bitmez.!

Yine düne, yakın tarihinize yüzünüzü dönün. Mustafa Kemal’in kurtuluş yıllarında başının en büyük belası ve en büyük uğraşı, somut olarak işgalciler yani düşman olmaktan öte içimizdeki mandacılar ve muhipler olmuştur.
Osmanlı’nın çözülüş ve çöküş yıllarında da Batıcılık adına arzı endam eden ve kendilerine aydın diyenlerin işgal yıllarındaki konumu da farklı değildir.
‘Osmanlıdan adam olmaz Zaten böyle olacağı belliydi.’anlayışı etnik ayrılıkçılık başladığı yıllarda da ‘verin haklarını, gitsinler’ tezahürü süpriz değildir. İşgal yıllarında da kendi işgalcisine aşık olan ve İngiliz, Amerikan mandası olalım diye yanıp tutuşanlar, Mustafa Kemal ve Kuvayı Milliyecileri maceracılıkla, eşkiyalıkla,komünistlikle  suçlayanlar, içerde isyanları örgütleyenler yine aynı işbirlikçi güruhtur.
Sömürge aydınlarının en büyük ve en karakteristik özelliği, aşağılık kompleksidir. Ulusal özgüvenden yoksun bu Batı hayranlarına ve aşıklarına kendi gerçeklerinizi kabul ettirebilmeniz imkansızdır.
Kendi tarihini, kültürünü, dinini, mezhebini aşağılamayı iş edinmişler, kazı-kazan gibidirler. Üstlerini kazıyınca,beslendikleri, ilişimli oldukları sömürgeci ülkelerin ve bu ülkelerin istihbarat örgütlerinin ismiyle karşılaşırsınız. 

Türkiye, bugün yine ülke, devlet ve toplum olarak bir sınav veriyor. Tarihsel geçmişi dikkate alındığında Anadolu , üzerinde yaşayan ve egemen olan bir halk için sınav yeridir.
Türkü, Kürdü, Arabı, Çerkezi, Boşnakı, Lazı,muhacırıyla halkın ezici bir çoğunluğu bugün terör adına oynanan bu pis,karanlık ve kirli oyunun sorumlularını biliyor.

PKK/HDP= ABD ve NATO’dur!
PKK/HDP= Almanya ve BND’dir!
PKK/HDP= İsrail ve siyonizmdir!
PKK/HDP= İngiltere’dir!

Bu liste uzatıalabilinir.Sorun, eline keleş tutuşturup, ceplerine mermi,bomba doldurulmuş 15-16 yaşındaki gençlerimizin birilerine ‘HAZIR ASKER’ yapılarak, kendi insanının celladı kılınmaya çalışılmasıdır.
Dün, TAŞNAK/HINÇAK  birilerinin besleme örgütleri olarak  Ermenistan hayaliyle nasıl yanıp kuvruldu ise bugünde PKK/HDP aynı şekilde Kürdistanı kurmak  hayaliyle yanıp kavrulmaktadır.

Ben, Anadolu’nun bu tarihsel sınavı da üzerinde yaşayan halkının birlik ve beraberliğiyle yine başarıyla vereceğine yürekten inanıyorum.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 503