Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • YENİ TÜRKİYE’Yİ YARATMAK, ‘YENİ BALIKESİR’İ YARATMAK DEMEKTİR!

YENİ TÜRKİYE’Yİ YARATMAK, ‘YENİ BALIKESİR’İ YARATMAK DEMEKTİR!


Gazetemizde  dün yazdığım yazıda  ulusal ve bölgesel gündemin tüm yoğunluğu ve ağırlığına karşın yerel gündeme yüzümü döneceğime belirtmiş, 15 Temmuz darbe kalkışması sonrası özellikle kimi çevreler ve kişilerce  ısrarla Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur’un FETO ile   ilişkisine yapılan göndermelere, ithamlara ve sosyal medyaya yapılmış video servislerine  dikkat çekmiştim.


Başta cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, AK Parti’nin, başbakan ve bakanların, milletvekillerinin, belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri ve İGM üyelerinin partinin 2001 yılında kuruluşu ve 2002’de  gerçekleşen genel seçimlerde  tek başına iktidar olması sonrasında  özellikle 2003 yılından başlayarak Gülen ve ‘hizmet hareketi’ ile değişik düzeylerde ilişkili oldukları bir muamma değil.


AK PARTİ VE FETÖ!


Örneğin, Bandırma’nın Gülencilerle ve ‘hizmetle’ ciddi anlamda  tanışmaya  ve varlığını hissetmeye başlaması 2006-2007’lere uzanır. 2004 yerel seçimlerinde yerel iktidarı kazanmış AK Parti ve M.Cemal Öztaylan ile ekibinin 2009 yerel seçimlerine kadar Gülencilerle yıldızı barışmaz. Bir çok istek ve taleplerine  olumlu yanıt alamayan ‘hizmet hareketi’nin  yerel seçimlerde  CHP ve MHP ile ittifak içerisine girdiğini ve AK Parti’nin seçimleri kaybetmesi için  çaba sarfettiği biliniyor.


 Keza, 2007 genel seçimlerinde de, başkanlıktan istifa ederek, milletvekili adayı olan  Öztaylan’ı  kazanmak için  cemaatin farklı arayışlar ve yeltenişler içinde olduğu, Öztaylan’ın vekil seçilmesi sonrasında da bu çabaları sürdürdükleri de muamma değil.


Ülke genelinde olduğu gibi Balıkesir’de de AK Parti ile Ak Partililerin ‘hizmet hareketi’yle yollarının ayrışması, doğrudan dönemin başbakanı Erdoğan’a endekslidir. Dersanelerin kapatılması, MİT’e yönelik operasyonlar ve 17/25 Aralık darbe girişimi bu sürecin köşe taşlarıdır.


BAŞKAN UĞUR,FETÖ İLE HESAPLAŞMANIN LOKOMATİFİ OLDU!


Ağustos 2014 tarihinde Balıkesir Valisi Ahmet Turan, basın toplantısında, “Paralel yapıyla ilgili mücadelede elinde bilgi, belgesi olan arkadaşlarımızın emniyete veya başsavcılığa yardımcı olması bir vatandaşlık görevi olarak da değerlendiriyoruz.” Sözleriyle çağrıda bulunmuş, ve konu ile ilgili yazdığım makalede şöyle demiştim:


“Bu konuda sürecin en önemli tanığının ve olayların perde arkasını nedensellikleriyle bilen iki kişi söz konusu: Biri dönemin AK Parti Genel Başkan yardımcısı ve Balıkesir milletvekili ve büyükşehir belediye başkanlığı görevini sürdüren  Edip Uğur, diğeri de halen milletvekililiği görevini yürüten  Cemal Öztaylan’dır.

Edip Uğur ismi özellikle önemli.. !”


Birileri, ‘sazan’ gibi bu yazının üzerine atlayıp, ‘bak dememiş miydik, işte  Arıcan da  yazmış’ diyebilir ama gerçek öyle değil! Eminim ki, Uğur’un da, Öztaylan’ın da bu süreç ile ilgili tanıklıkları ve anlatımları  birkaç ciltlik kitap olur.


FETÖ İLE MÜCADELE TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLMELİ!


O dönemin başbakanı ve cumhurbaşkanı  Erdoğan, ‘cemaat’ konusunda hep  bir konuda uyarıda bulundu. Gülencilerin, üç kategoride ele alınması gerektiğini, 1.sinin ibadet, 2.sinin ticaret ve 3.sünün ise ihanet boyutu olduğunu hep vurguladı. Evet, olayın ibaret ve ticaret boyutunda  on binlerce, yüz binlerce yurttaşımızın olduğunu biliyoruz. Bugün için devleti de ,kolluk güçlerini ve istihbaratı, yargıyı ilgilendiren boyutu, 3.halka olan, ihanet boyutudur!


Kuşkusuz, şu denebilir: Olayın ibadet ve ticaret boyutu, ihanet boyutunu besleyen iki önemli halka değil mi? Evet, benim de kanaatim bu yöndedir. Olayın bu yönüne, devlet, hassasiyetle yaklaşmalı, ince eleyip sık dokumalıdır. Ancak, bu konuda abartılı bir yaklaşım, kurunun yanında yaşında yanmasına, FETÖ operasyonlarının ‘cadı avı’na dönüşmesine neden olacaktır.


Keza, AK Parti’nin ve partililerin Fetocularla kopuşma, ayrışma ve hesaplaşma süreci iyi okunmalı ve iyi analiz edilmelidir. Dikkat edilirse, 2010’lu yıllarda hızla ivme kazanan ayrışma ve hesaplaşma sürecinde, ‘hizmet hareketi’ hızla AK Parti dışındaki siyasal partilerde ‘yatak’ ve ‘temsil’  arayışına girmiş, ne yazık ki, 15 Temmuz darbe kalkışmasına kadar, siyasal ve sosyal yaşamda, medyada  ‘yatak’ da, ‘temsil gücü’ de fazlasıyla  bulmuştur!


Bu önemli!


‘YENİ BALIKESİR’DEN RAHATSIZ OLANLAR,’YENİ TÜRKİYE’DEN DE RAHATSIZLAR!


Dikkat edilirse, 15 Temmuz kalkışma girişimi sonrası  Fetöristler, devlet ve toplum nezdinde varlıklarını hedef alan  operasyonlardan kurtulabilmek için algı operasyonlarıyla, suyu bulandırmaya, hedef saptırmaya ,kafaları karıştırmaya çalışıp, başta AK Partililer olmak üzere bir çok insanı, Fetocu diye ihbar etmekte…


Bir diğer önemli nokta ise, 40-50 yıldır siyasi iktidarlarla, başbakanlar, bakanlar ve milletvekilleriyle, parti liderleriyle, devletin her kademesinde bürokratlarla flört eden ama hiç kimsenin arkasındaki güç odağı nedeniyle, rahatsızlık duysa da, hesaplaşmaya cesaret edemediği lejyonist terörist bir  örgütten, FETÖ ile Erdoğan, siyasal iktidar, yerel yönetimler ve AK Parti’nin yaşamın her alanında hesaplaşmasından söz ediyoruz.


Peki, 40-50 yıl, devletin, iktidarların elini bağlayan, ağızlarını bantlayan, hemen herkese üç maymunu oynatan, Gülen’e dokunulmazlık kazandıran  ‘güç odağı’ nı kimler temsil ediyordu?


Biz söyleyelim: ABD/CIA, NATO, İsrail/MOSSAD ve AB..!


Artık, herkes  şu gerçeği biliyor, dillendiriyor: Ülkenin her alanda devleti ve milletiyle güçlü ve milli olarak ayağa kalkmasından ve ‘Yeni Türkiye’nin yaratılmasından rahatsız olanlar, tüm terörist örgütleri kullanıp, üzerimize salarak, yol kesmeye çalışıyorlar!


Peki, acaba ‘Yeni Balıkesir’den, ülkenin ekonomik ve sosyal olarak en gelişkin 10 vilayeti arasına girmeyi hedeflemiş  Balıkesir’den kimler rahatsız oluyorlar?


‘YENİ BALIKESİR’İ GERÇEKLEŞTİRMENİN TEMİNATI BALIKESİR’LİLER OLMALI!


Ahmet Edip Uğur, büyükşehrin bu hedefe ulaşmasından, onlarca yıllık statükonun parçalanması ve yıkılmasından rahatsız olanlar için en büyük engel olarak görülmekte. Çünkü, büyükşehir belediye başkanı olduğu günden bugüne, ısrarla bu hedef ve amaçları dile getiren, Uğur’dan başka kaç isim sayabiliriz? Bu Uğur için övünülecek bir durum değil, üzülüp, kaygılanacak  bir durumdur! Çünkü, ben, yumurta tokuşturur gibi egoları tokuşturmanın derdinde değilim. Onun içindir ki, Balıkesir, bir bütün olarak bu amaç ve hedefleri  içselleştirip, bilince çıkartıp, seferber olabilmeli…


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 392