Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • YARGI DA ABD/CIA İLE HESAPLAŞMA..!

YARGI DA ABD/CIA İLE HESAPLAŞMA..!


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Eylül Adli Yıl Açılışı dolayısıyla bir mesaj yayımladı ve mesajında "15 Temmuz darbe girişimiyle hain planları ortaya çıkan ihanet çetesinin en çok hedef aldığı kurumların başında yargı gelmektedir. Bu ihanet çetesine karşı verilen mücadele sırasında karşılaştığımız hadiseler, yargıyı teslim almaya çalışan gruplara karşı müteyakkız olmamız ve sorunların üzerine cesaretle gitmemiz gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Başta hakim ve savcılarımız olmak üzere, tüm yargı mensuplarının bu konuda ortaya koyacakları öncülük büyük önem taşımaktadır" dedi.


Öncelikle “ müteyakkız” sözcüğü üzerinde durmak gerekiyor.


“Uyanık, tetikte, sak Uyanık, uyanmış, tetikte, gözü açık olan Uyanık, tetikte bekleyen…”anlamlarını taşıyan ve Türkçe olan bu sözcüğün konu adalet, hak, hukuk ve yargı olduğunda iyi anlaşılması ve sözcüğün iyi sindirilmesi gerektiğine inanıyorum.


DARBECİLER VE İŞGALCİLER İÇİN HESAP  VERME GÜNLERİ


15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin bastırılmasının üzerinden 1 yılı aşkın bir zaman geçti. 15 Temmuz askeri darbe ve işgal girişimi adı FETO denilen bir ihanet şebekesinin ve lejyon örgütlenmesinin T.C. Devleti’ni yıkmaya ve parçalamaya dönük  açık bir  başkaldırı, kanlı bir hesaplaşma ve devlet yönetimine fiilen zorla el koyma, cebir ve şiddet yöntemiyle gasp etme hareketiydi.


Darbe ve işgal girişiminin bastırılması için 250 insanımız şehit düşerken, üç bine yakın insanımız yaralandı. Ülkenin  devlet başkanı, başbakanı, bakanlar, en üst düzeyde asker ve sivil bürokratları, çalışanları esir edilip imha edilmeye çalışılırken, devlet kurumları, basın-yayın kurumları ve TBMM alçakça bombalandı, işgal edilmeye veya yok edilmeye çalışıldı.


Kim ki, o gün darbe ve işgal girişiminin bastırılmasını küçümsüyor, aşağılayıcı yakıştırmalarla geçiştiriyor, bilin ki, yaşanmış ve halen yaşanmakta olan ihanete ve hainliğe ortaktır.


GAFLET,DELALET VE İHANETTEN DERS ÇIKARTMALIYIZ


Ben, bir gazeteci-yazar olarak ama en önemlisi bu güzelim ülkenin bir yurttaşı olarak yaşanmış felaketin ve ihanetin Pensilvanya’da ABD ve CIA tarafından korumaya alınmış “sümüklü “ bir “imam” soytarısı ve hempalarının bu olayda rollerinin abartılmasına, bu rezil olayla ilgili kurgunun bu hain soytarının ve lejyonerlerinin üzerine kurulmasının bizi devlet ve millet olarak benzer olumsuzlukların ve ihanetlerin içine sürüklemesinden kaygılanıyorum.


Ülkesine ve milletine ihanet edecek hain ve alçak her zaman her ülkede, her milletin içinde bulunur. 15 Temmuz askeri darbe ve işgal girişiminin faili başta ABD/CIA olmak üzere AB ülkeleri ve istihbarat örgütleri, NATO ve Siyonist İsrail/MOSSAD’dır.


Hep yazılarımda dikkat çektim, hep vurguladım: Gaflet ve delalete göz yumanlar, ihanetin kapısını aralarlar.15 Temmuz gerçeği, T.C. Devletinin, devlet ve iktidar yöneticilerinin yıllanmış gaflet ve delaletinin ürünü ve sonucudur..! Benzer bir ihaneti yaşamak istemeyenler, ülkesinin ulusal bağımsızlığına ve egemenliğine gerçekten her alanda sıkı sıkıya sarılarak,  bağımsızlık ve egemenliğinin ötesinde varlığına göz dikmiş emperyalizmle  hesaplaşmak, emperyal güç ve çıkar odaklarına bağımlılık zincirlerinden mutlaka kurtulmak zorundalar.


Bu alandaki mücadele kuru-sıkı laflarla,”ceğiz-cağız”larla olmaz..!


BAŞARININ  TEK GÜVENCESİ MİLLETTİR..!


Bu alanda ülkenin tek ve en büyük güvencesi milletin ta kendisidir. O nedenle milletinizin tarih ve toplum bilincini, varlığına göz dikmiş olanlara karşı  tarihinden aldığı gücü ve deneyimleri, birlik ve beraberliğini sürekli gözetmek, moral ve manevi değerlerini yükseltmek, güçlendirmek, her türlü saldırıya karşı gaflet ve delaleti besleyenlere karşı uyanık tutmak zorundasınız.


Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı ‘n da “ulusum KOKMA” dizesindeki “KORMA” vurgusunun “gizemi” iyi anlaşılmak ve kavranmak zorunda. Dikkat edilirse ihanet ve işgalin tetiklediği ulusal kurtuluş yıllarında Hasan Basri Çantay dahil ,kurtuluş yıllarının tüm  edip ve şairleri, ulusal öz bilincin ve ulusun hassasiyetinin geliştirilip, güçlendirilmesi için sömürgecileri, emperyal orduları hep aşağılamış, milletin haklı ve onurlu direnişi ,savaşkanlığı karşısında sonunda  mutlaka ama mutlaka yenileceklerini vurgulamıştır.


Türkiye’nin devlet ve toplum yaşamında  bugün en yakıcı sorunlarının başında adalet, hukuk ve yargı sistemi geliyor. Bu, bugünün ya da AK Parti’li iktidarlar döneminin, Erdoğan’ın icraatlarından kaynaklanan ya da 15 Temmuz ve sonrasında yaşananların ortaya çıkarttığı bir sorun mudur?

Hayır..!


ADALET VE YARGI SİSTEMİ MİLLİLEŞMELİ


Ülkemizde adalet, hak ve hukuk ,yargı sorunu  bu coğrafyanın onlarca yıllık sorunudur. İşinin ve konusunun erbabı ve ehli olan avukatlar, savcı ve hakimler de çok iyi biliyorlar ki,  Cumhuriyet dönemi, Mustafa Kemal Atatürk dönemi de dahil olmak üzere, adalet ve yargı sistemimiz kanayan bir yaradır ve  insan soyunun tarihsel adalet, hak ve hukuk birikimlerini de gözeterek, ulusal bir adalet anlayışına, yargı sistemine ihtiyacımız var.


Emperyalizme bağımlı, tüm devlet yaşamını yasama-yürütme ve yargısıyla tepeden tırnağa kendi emperyal çıkarlarına göre dizayn edilmiş bir  ülkede “bağımsız” ve “ tarafsız “bir adalet anlayışından, yargıdan söz edilemez. Bu sistemin başta FETÖ’cüler olmak üzere lejyonerlerden temizlenmesine yönelik ciddi adımlar atılıyor olması, yasal düzenlemeler yapılmasına karşı “birilerinin” yollara düşerek “adalet” çığırtkanlığına soyunması, Batı’lı ülke yöneticileri, uluslararası medya, STÖ’lerle Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere yüksek yargıyı, hakim ve savcıları hedef yapması  şaşırtıcı olmasa gerek..!


CUMHURİYET TARİHİNDE YARGIDA İLK’LER YAŞANIYOR


Türkiye, Cumhuriyet tarihinde ilk kez savcı ve hakimleriyle askeri darbe ve işgal girişiminde bulunanları, asker ve polis  kılıklı teröristleri, bürokratları, kendi içerisinden çıkmış avukatları, hakim ve savcıları, devletini yıkmaya, bölüp parçalamaya soyunmuş evlatlarının katillerini, ajanları ve hainleri adalet önüne çıkartarak, yargılıyor.


Evet, Cumhuriyet tarihinde ilk kez..!


Ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez, bu lejyonerler örgütleri nezdinde ABD/CIA, Batılı ülkeler ve istihbarat örgütleri, siyonist İsrail ve MOSSAD, NATO hepsi adaletin ve yargının elinde, sorgulanıp, yargılanıyor. Dün yaşandığı gibi “zaman aşımı” ndan kurtulmak yok, bugün oluyor ve bugün, bu ülke de  yaşanıyor bunlar..!


Rüya gibi…


Evet, Erdoğan’ın mesajında vurguladığı gibi, hakim ve savcılarımız “ müteyakkız” olmalı ve unutulmasın ki, gaflet ve delalet, ihanete açılan kapının ta kendisidir..!


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 40