Bugün: 18.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • Yakar’dan intihara teşebbüs

Yakar’dan intihara teşebbüs

Parti içi demokrasi sorunu
2014 Mart yerel seçimlerine aylar kala siyasal partilerde  özellikle  belediye başkan adaylarının belirlenmesi konusunda benzer sorunlar yaşanmaya başlandı.Bu sorunların ortak özelliği ise siyasal partiler yasası ile parti içi demokrasi, liderlik sultası  konularında odaklaşıyor.

PARTİ İÇİ DEMOKRASİ 
OLMADAN ÜLKEDE 
GERÇEK DEMOKRASİ 
OLAMAZ.!

Örneğin, Meclis’de grubu bulunan  iktidar partisi AKP, ana muhalefet partisi CHP ve MHP’nin ister milletvekilliği ister yerel seçimler konu edilsin, genel anlayış konseptlerine bakıldığında, her üç siyasal partinin yıllardır ortak bir şekilde, 12 Eylül ürünü Siyasal Partiler Yasası’nın değiştirilip, demokratize edilerek, parti içi demokrasinin işlerlik kazandırılmasının siyasal ve toplumsal yaşamın demokratikleşmesinin vazgeçilmezi gördüklerini dillendirdiklerini görürsünüz.
Keza, seçim barajının %10’dan aşağıya çekilmesi konusunda da herkes bu sistemin adeletsiz ve temsil gücünü sınırlayan bir hüküm olduğunu söylerken, bu konunun da günlük siyasete kurban edildiğini görürsünüz.
Oysa ki, herkesin ezbere bildiği bir gerçek vardır. O da, siyasal yaşamın ve işleyişin demokratikleştirilmesinin yolunun Siyasal Partiler Yasası’nın demokratikleştirilmesinden geçmesidir.
Haydi diyelim ki bu gün gözlemlendiği gibi bu yapılamıyor ve bu engeller aşılamıyor. O zaman, siyasal partiler kendi özellerinde ve iç işleyişlerinde demokrasiyi işleterek, bu engelleri aşabilirler.
Bu mümkün ama bunun mümkün olması da yetmiyor. Partilerin siyasal yönetimlerinin ve liderliğin parti içi demokrasinin korunması ve işletilmesi konusunda samimi olması gerekiyor.

GÖNEN DE BIYIK İLE 
YAKAR  NELER YAPIYOR!?

Evet, 2014 yerel seçimleri öncesinde siyasal partilerimizde en temel sorun, parti içi demokrasinin işletilmesi konusu.
Örneğin, geçtiğimiz günlerde Gönen Ak Parti İlçe Başkanı Servet Bıyık,parti içinde parmak ısırtacak bir olaya imza attı.
Ne yaptı!?
Mevcut Belediye Başkanı Hüseyin Yakar’la eşgüdüm içersinde, şahsını AKP’nin Merkez Yürütme Kurulu’nun, parti liderinin, il  başkanı Mahmut Poyraz ve yönetiminin, milletvekillerinin yerine koyarak, Yakar’ın adaylığını ilan etti.!
Bununla da yetinmeyerek, Gönen’de AK Parti’den bir başka belediye başkan namzetlerini de her türlü parti hukukunu, geleneğini çigneyerek afaroz edip, onları “sefel” aday adayları ilan ederken, Yakar’ı baş tacı ediverdi.
Oysa ki, AK Parti’de halen partide aday adaylığı kriterleri ve seçimde izlenecek takvim parti  kamuoyuna sunulmuş değil.
Görünen o ki, bu “atak” salt bir ilçe başkanının işgüzarlığından öte bizzat mevcut belediye başkanı Yakar’ın “ özel” gayretkeşliğinden kaynaklanıyor.
Çünkü, Gönen AKP ilçe yöneticilerini ve AKP’li Meclis üyelerini  toplayarak  basın açıklaması yapan İlçe Başkanı Bıyık’ın dışında Yakar da toplantıda hazır bulunarak, hep birlikte objektiflere “zafer” pozu verip, maksatlı haber, manşet gülü yapılıyor.

YAKAR,SİYASAL 
İNTİHARINA 
YAREN Mİ ARIYOR!?

Şimdi, düşünmek ve olayın sorgulanması gerekiyor.
Gönen AK Parti İlçe Başkanı Av.Servet Bıyık ile 10 yıldır bu beldede belediye başkanlığı yapan ve aynı zamanda bir   makina mühendisi olan Hüseyin Yakar, AK Parti’nin idare şeklini, parti içi hukukunu, geleneklerini,baskın liderlik yapısını, teşkilatlarını ve bölge milletvekillerini bilmiyor ve tanımıyor mu!?
Bıyık da, Yakar da AK Parti ile ilgili tüm bu resmi çok iyi biliyor.
O zaman..!?
Birincisi, Bıyık ve Yakar, Gönen’de ve parti nezdinde,siyasal anlamda herşeyi göze alarak, yarattıkları oldu-bittiyle belediye başkan adaylığını garanti ve güvence altına almak mı istiyor?
Bu olası ama konu AK Parti olduğunda mümkün görünmüyor.
Evet, o zaman!?
Bıyık ve Yakar, parti içinde seçimlere 7 ay kala bir siyasal hesaplaşmaya mı girmek istiyorlar!!!
Bu da olası ama AK Parti’de kimse siyasal açıdan poker oyuncusu falan değil...
Ya o zaman!?
Biz yazalım ve bugünden vurgulayalım: Bu, belde nezdinde Yakar’ın yönetim erk’inde ilk tutarsızlığı ve sonuçlarını ciddi olarak hesap edemeden attığı ilk oldu-bitti kararı ve tavrı değil.
Bunun bir çok somut örneği var.
Yakar, bu çerçevede uzun zamandır parti genel politikalarıyla, partinin genel başkan yardımcısı  ve milletvekili Edip Uğur’la ve milletvekili Cemal Öztaylan’la, beldedeki AK Parti’li kadrolarla ,sivil toplum örgütleri temsilcileriyle dalaşıyor, yer yer güç gösterisi içersine girip, hesaplaşıyor.
Yakar’ın bu gücü nereden ve kimlerden bulduğunu da önümüzdeki günlerde yazacağım ve ortaya dökülecek ‘şeyler’in bir çok kişiyi memnun etmeyeceğini de çok iyi biliyorum.
Evet, o zaman, Bıyık ve Yakar neden ve niçin parti içinde Don Kişotluğa soyundular?
Çünkü, Yakar, 2014 Mart yerel seçimlerinde AKP üst düzey yöneticileri dahil olmak üzere, Balıkesir parti yönetiminde veyöneticilerinde, milletvekilleri nezdinde yeniden aday yapılması konusundaki genel çekinceleri, isteksizliği ve negatif havayı solumanın ötesine çoktan geçmiş durumda.
Bu yönüyle, Yakar, bir anlamda,  yaptığı anlamsız çıkışlarla ve beyanlarla  siyasal açıdan intihar ediyor.
Bıyık da, Yakar’ın siyasal intiharına yarenlik yaparak, her zaman ki gibi, onu intihar yolunda yalnız bırakmamaya çalışıyor.

AK PARTİ, BÖYLESİ 
KRİZLERE  AŞİNA!

AK Parti’de Balıkesir ili nezdinde benzer siyasal kriz süreçleri bir çok kez yaşandı.
Örneğin, milletvekili Turhan Çömez olayı...
Örneğin, Erdek’in AK Parti’li belediye başkanı Hüseyin Sarı olayı ve benzerleri...
Gönen AK Parti İlçe Başkanı Bıyık ve Başkan Yakar’ın yaşadığımız ve tanık olduğumuz bu siyasal atraksiyonlarına karşı partinin hemen harekete geçtiğini ve parti içi mekanizmaları devreye soktuğunu sanıyorum.
Bu da, örneklerinde yaşadığımız gibi, siyasetin ve belediyeciliğin  ibretlik ders konusudur.
Hayırlı olsun..!

UYKULARI KAÇANLAR, 
SANDIĞI DA KAÇIRIYOR!

AK Parti’de seçim sürecinde bunlar yaşanırken, CHP’de de suların kaynadığı söylenebilir.
Konu CHP ve seçimler olduğunda artık gazeteci olarak alıştık...
CHP, yıllardır genel ve yerel seçimlerde  adaylarını nasıl ve hangi yöntemle belirleyeceği konusunda sorun ve sıkıntılar yaşıyor.
CHP tabanı ve yönetimler, aday belirlemede, parti tabanının söz,yetki ve karar sahibi olması yönünde ön seçimi  ve sandığı zorladıkça, CHP liderliği ve üst düzey yöneticileriyle, şark kurnazı bir çok siyasetçinin uykuları kaçıyor.
Uykuları kaçan,sandığı da kaçırmanın telaşına düşüyor.
2014 yerel seçimlerinde Balıkesir merkez de ve ilçelerde aday olacak isimlerin belirlenmesi konusunda, ne yazık ki, CHP il başkanı  ve yöneticilerin, milletvekillerinin bugüne kadar özel bir çabaları kamuoyuna yansımadı.
Zaman zaman sandık, ön seçim, parti içi demokrasi lafları duyulsa da,bu sözler CHP’de bir  türlü gerçek anlamını samimiyet temelinde bulmuyor,yaşama geçirilemiyor.

DEMOKRASİ VE ÖZGÜR
LÜK, BELA SÖZCÜKLER!

CHP’de siyasi literatür açısından genelde sorun yaşanmıyor. Hemen yetkili yetkisiz herkes konu parti içi demokrasi ve özgürlükler olduğunda mangalda kül bırakmazken, konu icraata geldiğinde Türkiye’nin yıllanmış siyasal kabızlığı CHP’yi de vuruyor!
Hep yazdım ve hep şunu önemle vurguladım: Demokrasi ve özgürlük sözcükleri bela sözcüklerdir. Kulağa hoş gelir ama iş bu sözcüklere gerçek anlamını vermek için fiiliyata geçirmeye gelince işler değişir, kişinin ayakları birbirine dolanır diye...
Parti içi demokrasi ve parti içi demokrasinin işlerliği konusunu tüm boyutlarıyla Milletvekili Havutça ile de konuşup, söyleştik, tartıştık.
Havutça, öncelikle bu konuya endeskli hedef gösterilmek istenmesinden şikayetçi ve somut konuşuyor: Ben partinin vekiliyim ama partinin üstünde değilim! Çünkü, partinin  bir yönetim aparatı, karar mekanizmaları, bir tüzüğü, hukuku var. O yüzden birçok aday adayının demokratik hakkını kullandığı bir ortamda ben bir vekil olarak taraf olamam, öyle davranamam!

‘GANDİ’ HANİ 

SÖZÜNÜN ERİYDİ!?
Buraya kadar bir sorun zaten yok ama bunun tam olarak CHP gerçeğini yansıttığı da söylenemez.
Örneğin, Baykal’dan sonra CHP liderliğine seçilmiş Kılıçdaroğlu’nun ilk günden başlayarak partililere verdiği bir söz var: Genel ve yerel seçimlerde  BİR DAHA SANDIK KURULMADAN ADAYLAR BELİRLENMEYECEK!
“Gandi Kemal”, bu sözünün arkasında başından bugüne durmadı ve partilileri oyaladı.
Aynı siyasal süreç de, aday adaylıkları  döneminde ön seçimden, sandıktan, parti tabanının söz, karar ve yetki sahibi olmasından, parti içi demokrasiden dem vuranlar bir şekilde aday olunca, bu konunun mazeret uzmanı oldular.
Örneğin, Bandırma CHP’de hala aday adayları ve partililer sandığın önlerine nasıl geleceğini ve sandık sonuçlarının ne yapılacağı konusunda ciddi bir bilgi sahibi değiller.
Keza, benzer bir sorun anketler konusunda da yaşanmakta. 
Örneğin, bu anketler nasıl yapılacak, neler sorulacak ve nasıl değerlendirilecek?
Burada anketi yapanlar ve değerlendirecekler parti içinde “gizli”     bir odakmışçasına gizemini koruyor.
Doğal olarak,parti içi demokrasinin işlemediği bir ortam, karmaşık ve gizemli bir ortama çanak tutar. Okus pokusçular devreye girer ve bir bakarsınız ki, hiç ummadığınız bir aday adayı karşınıza aday olarak konulu vermiş..!!!
Siyaseten yerseniz...
Kimse, bu yaklaşımımızı abartılı olarak görmesin. Çünkü, geçmişde de benzer anketleri ve dahihane sonuçlarını yaşadık, gördük.
Güvenmiyor musunuz?
EVET, GÜVENMİYORUM..!
Çünkü, ortada güven duyulmasını gerektirecek bir tablo yok.Ayrıca, kendi parti tabanına ve üyelerine güvenmekten imtina edenlere, sandık kaçıranlara neden ve niçin güven duyacağım? Olay bu kadar basittir!

AKP’LİLEŞEN CHP!

Dikkat edilirse, siyasal öznelerin adı ne kadar farklı olursa olsun,sonuçta adayların belirlenmesinde yaşanan sorun ve sıkıntılar benzerdir.
AK Parti’nin Devleti, Cumhuriyet kurumlarını değiştirip dönüştürdüğünü  iddia edenler, içinde yer aldıkları partilere ve işleyişine bir bakmalılar.
Aslında, adayların belirlenmesi konusunda da AK Parti, adım adım CHP’yi de etkiledi ve değiştirip, dönüştürdü.
Samimi CHP’liler şu soruyu kendilerine sormalılar: Partimizde adayların belirlenmesi yöntemi ve kullanılan teknikler konusunda AK Parti’nin kullandığı yöntem ve tekniklerin dışında farkımız ne?
“Samimiyet” dediğinizi duyar gibiyim. Peki, partilerin samimiyetini ölçebileceğimiz,elinizde bir terazi ya da uzunluk ölçüsü birimi var mı?
Onun için,güldürmeyin insanı...

Esen kalın...
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2117