Bugün: 21.11.2017

VENEZUELA VE TÜRKİYE..!


“Türkiye ile Venezuela’nın birçok ortak yanı var. İki ülke de Batı’nın baskısı altında. Düşmanlarımız aynı. Aynı emperyalist güçler tarafından tehdit ediliyoruz. Venezuela’ya kumpas kuranlarla Türkiye’ye kumpas kuranlar aynı. ABD, AB ülkeleri ve emperyalizmin kullandığı basın yayın kuruluşları. ABD ve AB, Türkiye’nin ne karar alacağını dikte ettiremez. Türkiye de Venezuella da dış müdahalelere izin vermemelidir.”


Venezuela’nın  Ankara Büyükelçisi Jose Gregoria Bracho Reyes’in basında yer alan söyleşisinden bu sözler.Reyes, söyleşisinde Brezenski’nin “yapıcı kaos” teorisinden söz ediyor.


Reyes, bu teoriye göre; ülkede   önce masum eylemler, arkasından şiddet eylemleri, askeri birliklere saldırı, ülkenin sembollerine yönelik hakaretler, Venezuela bayrağının tersten sallanması gibi eylemler gerçekleştirdiklerini belirterek, , adı Chavez olan çocuk hastanesini yaktılarını, içindekilere ne olur diye hiç düşünmediklerini vurguluyor.

Peki, neden ve niçin..?


YAŞANANLARI ANLAMAK İÇİN  SORGULAMALI,ÖĞRENMELİYİZ..!


Yaklaşık 30 milyon nüfusuyla 916  445  kilometre karelik bir alana yayılmış  bir güney Amerika ülkesi olan Venezüela da anti-emperyalist ulusal kahramanları Simon Bolivar’ı  tarihten ve belleklerden temizleyebilmek, unutturabilmek mümkün değil.


Sadece Venezuela’dan mı..!?


Bolivar’ı ve İspanyol sömürgeciliğine karşı verdiği ulusal kurtuluş mücadelesini Orta ve Güney Amerika’dan silebilmek mümkün değil..!


Endüstriyel açıdan gelişkin olmayan bu ülke, dünyanın sayılı petrol üreten ülkelerinin başında geliyor ve  Venezuela ilgili hikaye de tam bu nokta da başlıyor. Türkiye’den binlerce kilometre uzaklıkta olan bu ülkeyi  bugün aynı nokta da ve aynı kader ortaklığında birleştiren ise, her iki ülke halkının kendi geleceğini özgürce tayin etmek istemesi..!


İşte, kıyametin koptuğu nokta ve yaşananların nedeni  bu..!


Bİz, ülke ve millet olarak, Venezuela’yı daha çok çıkarttığı kainat güzellerinden ve doğal güzelliklerinden, biraz  da magazinel anlamda biliyor ve tanıyoruz. Oysa ki, Venezuela, tek başına ne kainat güzelleri ne de doğal güzellikleri demek!


Petrolün su gibi topraktan fışkırdığı bir yer de ,benzin fiyatları sudan ucuz ise  ve ülkenin petrolü ABD için bir can damarı niteliği taşıyor ise,  emperyalizm, güzellik falan dinlemez…O petrol ve doğal kaynakların kontrolü ve karı ABD’nin olacaktır..!


BOLİVAR,CHAVEZ VE MODURNA..!

MUSTAFA KEMAL VE ERDOĞAN..!


Venezuela, Chavez demektir..!

Chavez de Latin Amerika  demektir…

Aynı, bu topraklar  ve millet için Mustafa Kemal gibi..

Türkiye, Mustafa Kemal demektir…!

Mustafa Kemal ise, aynı Chavez gibi, emperyalist kuşatma, işgal ve baskı altında olan ezilen ülkeler, halklar için bir umut, anti-emperyalist mücadele  demektir…


Chavez’den sonra bayrağı devralan Modura bugün Venezuela için ne demek ise, Mustafa Kemal’den sonra ulusal bağımsızlık için bayrağı devralan  Recep Tayyip Erdoğan da Türkiye için aynı anlamı ifade ediyor. Her iki ülkenin ve halkın kaderdaşlığının, yol arkadaşlığının nedenini sorgulayanlar bu gerçeği unutmamalılar.


Bunun tarih ve toplum bilimi açısından bir paye olduğunu biliyorum ama gerçek ortada. Venezuela’nın Ankara büyükelçisini konuşturan da bu  tarihsel ve toplumsal gerçekliktir.


EMPERYALİZST-KAPİTALİZM, LİTERATÜRÜ PİÇLEŞTİRDİ..!


Recep Tayyip Erdoğan diktatör  mü..!?

Bugün, Erdoğan’a diktatör diyenler zamanın da Mustafa Kemal’e de diktatör demişlerdi..!

Aynı küresel güç ve çıkar odaklarına, işbirlikçilere göre Bolivar da, Chavez de, bugün Modura da diktatör..!


Geçtiğimiz günler içerisinde bir avuç asker kılığına bürünmüş terörist aynı 15 Temmuz’da yaşadığımız gibi Venezuela’da da bir kışlayı basarak,  yönetimi darbe yöntemiyle el koymaya  çalıştılar. Asker kılıklı bu teröristlerden kendisini yüzbaşı olarak tanıtan Juan Caguaripano isimli kişinin kalkışma nedenini Anayasa ile izah etmeye çalışması ve Anayasal düzenden, hak ve hukuktan, demokrasi ve özgürlüklerden söz ederek, Modura yönetiminin meşruluğunu yitirmesinden söz etmesi enim ki, okurlarımızı şaşırtmayacaktır.


Başta ABD/CIA’nın destekleyip, sahiplendiği bu kiralık katiller ve hainler sürüsüne AB ülkeleri ve başta Almanya’nın sahip çıkması hangi okurumuz için sürpriz niteliği taşıyabilir.?


Peki, dert ne?


PETROLÜ MİLLİLEŞTİRDİ VE KIYAMET KOPTU..!


1998 yılında Chavez ile başlayan Bolivarcı yönetimin bugün Modura yönetimi eliyle 2001 yılında devlete ait petrol şirketi PDVSA’nın (Petroleos de Venezuela, S.A.) ham petrol arama ve çıkarma projelerinde son söz hakkını elde edecek bir yasa çıkarmasıyla  başlayan ve 2002/2003 yılında enerji kaynakları gelirlerini sosyal program kapsamında halkının gelir ve yaşam seviyesini geliştirmek amacıyla kullanmaya başlaması fitili ateşledi. 2007 yılında milyarlarca dolarlık değer biçilen Orinoco petrol yataklarındaki dört ağır petrol çıkarma projesinin kontrolünü ele aldı. ABD’li şirketler Exxon Mobil ve ConocoPhillips ülkeyi terk etti ve zararlarının karşılanması için dava açtı.



Sahip olduğu petrol zenginliğine rağmen onlarca yıl halkı yoksunluk ve yoksulluğu itilen Venezuela’da Chavez ve Modura yönetimleri, eğitim, sağlık ve konut sorununa eğildi.2018’e kadar 2 milyon evin sahiplerine verilmesi daha 2017 yılında 1,5 milyonun üzerindeki konutun bitirilip, teslimiyle sağlandı. UNESCO verilerine göre, halkın okuma-yazma sorunu çözümlendi. Ülkeyi, bölgesinde ve kıtada bağımsızlıkçı ve onurlu bir yola soktu. Ulusal bağımsızlıkçı ve anti-emperyalist bir dış politika izledi.


ABD/CIA’nın paramiliter terör örgütleriyle, mafya çeteleriyle, bölge gericiliği ve işbirlikçiler eliyle devreye girmesi için tüm bunlar yeterli değil mi?


Günümüz dünyasında ulusal bağımsızlık ve egemenliğin ülkeler ve halklar için hep bir ama az ama fazla hep bir diyeti olmuştur. Bağımsız ve egemen yaşamak isteyen ülkeler ve milletler isi bu diyeti her zaman ve her şekilde seve seve öderler..


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 78