Bugün: 26.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • VATAN Kİ BU İNSANLARIN EVİDİR, BUNLAR VATANA DÜŞMAN!

VATAN Kİ BU İNSANLARIN EVİDİR, BUNLAR VATANA DÜŞMAN!


Gaziantep’te bir mahalle düğününde yaşanan  canlı bomba dehşeti,  millet olarak canımızı bir kez daha fazlasıyla yaktı. Cenazelerin defnedileceği alan  ve hazırlanmış mezarlar, cenaze namazının kılınacağı camiideki sıra sıra tabutlar…


Ne yazılıp, ne söylenebilir?


Sözün bittiği, söyleyeceklerimizin  ya da yüreğimizin derinliklerinden yükselen  acı ve öfkeyi yutkunduğumuz, acı ve öfkenin  zehir olduğu noktadayız.


Ötesi yok…!


BU ÜLKEYE YAŞATILAN ACILARI UNUTMAYACAĞIZ!

Parçalanmış, hırpalanmış  bedenler Antep’li, Siirt’li Pervari’li yurttaşların hanelerinden bağırışlar ve yakarışlarla tabutlar  içinde çıkmıyor, artık. O  cansız bedenler, hepimizin, 79 milyonun evinden, ocağından çıkıyor. Elazığ da, Van da ,Diyarbakır da, Siirt’te teröre, hain saldırılara kurban verdiğimiz bedenlerin hangisinin ismini sayalım.


O kadar  çok ki!


Hani Akif’in, ‘şüheda  fışkıracak toprağı sıksan şüheda ‘ dizesinde dile getirdiği gibi  her karış vatan toprağı kanımızla sulanmış.


Bu ne karanlık, kirli ve kanlı bir pusu  ve oyundur. Bu, bire bin veren Anadolu’nun ne kaderidir, bilinmez. Her gün, yurdun dört bir yanından  gelen şehit ve ölüm haberleri… Ne belalı  ve ne lanet bir sınavdır yaşadığımız…


FETÖ- HDP/PKK-İŞİD İTTİFAKI


Antep’deki katliam sonrası  HDP/PKK’lılar taziye evi önünde doluşmuş, gösteri yapmışlar: ‘Biz, katili biliyoruz!’


Tabii, siz bilmeyeceksiniz de kim bilecek!?


 PKK’nın her gün, kurduğu pusular, patlattığı bombalar, yaptığı  katliamların faillerini de, en iyi, siz bilirsiniz? Evinin önünde eşi ve evlatlarıyla vedalaşıp, işine giderken; ailesi ile alış veriş yaparken; uyurken insan öldürmenin ne demek olduğunu ve yöntemini de, katilleri isminiz gibi bildiğiniz için, sizler  bilmeyecek de kim bilecek?


Tabii,bir sizlerin bildikleri, bir de devletin ve milletin bildikleri var! Sonuçta herkesin kendisine göre bir hesabı var ise, hep  unuttuğunuz, bir de Allah’ın bir bildiği ve bir hesabı var. Biz de şunu biliyoruz ki, bu hesap, mahşere kalmayacak!


TÜRKİYE’YE YÖNELİK OPERASYON SÜRÜYOR!


15 Temmuz darbe kalkışmasının bastırılmasında devlet, siyasal iktidar ve millet gösterdiği dirençle, destanlaştı ve demokrasi tarihinde destan yazdı. Ülkenin varlığına ve milletin kaderine yönelik bu saldırı hamlesinin, bastırılmış olmasıyla,  Türkiye’ye ve millete yönelik operasyonların, terörist saldırıların  durmayacağını hemen herkes biliyordu.


Öyle de oldu!


Darbe kalkışmasını küresel efendileri de işbirlikçi ajan ve hainleri de hazmedemediler. Kalkışma, hesaplaşma farklı alanlar, çok yönlü yöntemlerle   taşındı.


Ne mi yaptılar?


KÜRT HALKI  ‘DEMOKRASİ NÖBETİ’NDEN ‘HUZUR NÖBETİ’NE..!


15 Temmuz darbe kalkışması akşamı halka alçakça saldıranlar, bir anlamda, amaç ve hedeflerine dönük,  halkı cezalandırmayı iş edindiler ve yine halkı doğrudan hedef yaptılar.


Dikkat edin, 15 Temmuz akşamından itibaren, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla darbecilere karşı sokaklara  ve meydanlara çıkan, ölümüne direnen ve 10 Ağustos’a kadar meydanlarda ‘Demokrasi Nöbeti’ tutan yüz binler, milyonlar ilk kez Siirt’te  PKK-İŞİD teröristlerine karşı bağımsızlığımıza ve demokrasiye sahip çıkmak için ,terörü lanetleyerek, ‘Huzur Nöbeti’ ne başladı.


Fetullahçı terör örgütünün devlet ve toplum katında temizlendiği bir ortamda, yıllarca etnik ayrımcılık yaparak  devlet ve toplumun bağrında her türlü terörist eylemle gedik açmaya çalışan HDP/PKK için, bu toplumsal refleks, ‘ölüm’ ve ‘bitiş’ çanlarının çalması demekti.


HDP/PKK’yı bu ülkenin ve milletin başına bela edenler, kendilerini bekleyen tehlikeyi gördüler ve İŞİD kartını hemen devreye sokarak, Antep de, Kürtlerin yoğun olarak oturduğu bir mahallede, Pervari’lilerin kına gecesinde bomba patlattırarak, hem Kürtleri provoke etmeye hem de gün geçtikçe Kürtler nezdinde deşifre olmuş ve halk desteğini yitirmiş HDP/PKK’ya  yaratılmış acılar üzerinden rol vermeye, yıldızını parlatmaya çalıştılar. Ama en önemlisi, ‘Huzur Nöbet’leriyle, HDP/PKK-FETÖ- İŞİD terörünü lanetlemek için Kürtlerin, Arapların, Çerkezlerin, Türklerin alevisi ve sünnisiyle  bölgede yükselen çığlığını daha fazla büyümeden terörize edip, susturmaya çalıştılar.


Okurlarımız, 15 Temmuz da Gaziantep  yanı sıra Siirt halkının FETOCU  darbeci teröristlerin kalkışmasına nasıl direndiğini, darbecilere ve işgalcilere karşı verdiği mücadeleyi iyi bilmeli, iyi anlamalı. Vatanına, bayrağına, demokrasiye, birliğine ve dirliğine ölümüne sahip çıkan Antep ve Siirt halkının bu onurlu direnci ‘Demokrasi Nöbetleri’nde de aynı coşkuyla günlerce sürdü.

Bitmedi!

Siirt halkı, vatanına, bayrağına sahip çıkmayı terörü lanetleyerek ‘Huzur Nöbeti’ni başlatıp, işaret fişeği görevini gönüllü üstlenerek de bir  kez daha gösterdi.10 Ağustos günü sonrası Siirt halkının başlattığı ‘Huzur Nöbeti’ bugün dalga dalga bölgeye yayılıyor.


DEVLET DEVLETLİĞİNİ,MİLLET MİLLETLİĞİNİ YAPACAK!

Onun içindir ki TSK ve Emniyet güçlerine, koruculara saldıranlar, doğrudan halka saldırmayı görev bilip, iş edindiler. Bölge insanımızın ‘huzur’ çağlığını, kan ve ateşle, hain pusularla, terörist saldırılarla param parça etmeye çalıştılar.


FTÖ’nin 15 Temmuz da  bu ülkeye  ve millete yaşattığı darbe kalkışması operasyonu bozulup, bastırılmış olmasına karşın bitmedi.15/27 Aralık ile başlatılmış operasyon süreci ama HDP/PKK ama İŞİD teröristleri üzerinden devam ettirilmek isteniyor.


Devlet devletliğini, millet de milletliğini yaparak, birlik ve beraberliğini daha da güçlendirip, geliştirerek, tek ses  ve tek nefes olup, bu hain çetelerle mücadeleden başarıyla çıkacaktır.Siirt halkının başlattığı ‘Huzur Nöbeti’ni yürekten kutluyor ve saygıyla selamlıyorum.


Nazım’ın dediği gibi;

“sana düşman, bana düşman,

düşünen insana düşman,

vatan ki bu insanların evidir,

sevgilim,onlar vatana düşman”


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 280