Bugün: 20.08.2017

Üzüm mü yiyeceğiz..!?

Bir şehr-i emin, şehr-i emin gibi davranmalı...
Gönen Çayı’nda yaşanan kirliliğin niteliği ve kaynakları, etkileri,sonuçları üzerinde kamuoyunda değişik tartışmalar yaşanıyor.

MUSAKÇALI HAVUTÇA..!

Bu tartışmaları son aylarda ve günlerde güncelleştiren başta konuyu TBMM gündemine ve kürsüsüne kadar taşıyan CHP Milletvekili Namık Havutça oldu.
Kötü mü yaptı,hayır..!
Sorunu güncellemesi, kimilerinin siyaseten ya da farklı nedenlerle neşesini de kaçırsa, Havutça, doğal olan davranışı gösterdi ve tepkisini ortaya koydu.
Neden ve Niçin mi?
Havutça’nın siyasal tercihini ya da politik anlayışını bir yana koyun, Havutça bir Musakça’lı ve Gönen Çayı, bu köyün içinden geçerek, denize kavuşuyor.
Doğal olarak, Gönen Çayı’nın suyunu kullanan,bahçesini sulayan, hayvanına içiren ve  artık olmayan balığını kovalayan da Musakça’lılar.
Peki dert, sadece Havutça’nın ya da Musakça’nın derdi mi?
Hayır..!

BİR KÖPRÜ VE İKİ DERE..!

Kumköy regülatöründen başlayarak Musakça’ya kadar  bu suyu şu veya bu şekilde kullanan yaklaşık 20 yerleşim yeri var.
Bunlar sırasıyla şöyle: Kumköy, Balcıköy, Karaağaçlan, Bakırlı, Gönen,Hasanbey, Tuzakçı, Gündoğan, Alaattin, Bostancı, Körpeağaç,Sarıköy, Ulukır, Gebeçınar, Turplu, Çifteçeşmeler, Musakça...
Örneğin, Gönen Çayı’nın Baraj ve Kumköy regülatöründen başlayarak Gönen’de köprüye kadar olan kısmı ile köprüden sonra Musakça’ya kadar olan kısmı ayrı değerlendirilmeli.
Bir anlamda Gönen’de köprünün üstü başka, köprüden sonrası daha bir başka..
Bir alanda doğal yaşam sürüyor ama köprüden sonra doğal yaşam kirlilik nedeniyle bitiyor.
Yani, söz konusu olan, iki farklı dünya..! 
Olaya yaklaşımımızı abartılı bulan, olayı yerinde görüp, inceleyebilir..

ÜZÜM MÜ YİYECEĞİZ 
BAĞCIYI MI DÖVECEĞİZ!

Gönen Çayı’nda özellikle kimyasal ve ağır metal kirliliğinin kamuoyunun gündemine gelmesiyle birlikte  Gönen Deri Sanayicileri ve İşadamları Derneği,  harekete geçtiğini ve arıtma tesisinin elden geçirilerek, eleştirileri göğüslemeye çalıştığını biliyoruz.
Dernek aracılığıyla Tabakhanelerde atıklarla ilgili alınmaya çalışılan önlemler, atık tesisinin daha rantabl çalıştırılabilmesi için yapılan tadilatlar bile tepkiler konusunda yaşanan haklılılığı ele veriyor.
Çünkü, dün yapılamayanlar ya da yapılmayanlar, bugün yapılmaya çalışılıyorsa, herkesin oturup düşünmesi gerek!
Peki, Gönen Deri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği’nin bu yöndeki çabaları yeterli mi?
Dernek Başkanı Necmi Koç’a göre, yeterli ve kirliliğin nedeni asla kendileri değil.
Tam tersi, Koç’a göre, birileri Tabakhaneleri Gönen Çayı’nda yaşanan kirlilik nedeniyle “günah keçisi” olarak kamuoyuna sunmak ve göstermek istiyor!!!
Yani, Koç’a göre, Gönen Çayı’nda bir kirlilik sorunu var AMMA bunun gerçek nedeni ASLA tabakhaneler değil..!
Peki, kim ve gerçek kirleticileri nereden ve nasıl bulup, öğreneceğiz..


BU TELAŞ VE PANİK NİYE!?

Olayın bir diğer yönü ise, Gönen Çayı’nda kirlilik sorunu kamuoyunun gündemine taşındığı andan itibaren  Gönen’de “birileri”nin sergilediği telaş ve panik havası..!
Bakmayın siz, Yıldız Otel’de Başkan Yakar’ın bol çeşnili yemek servisi beraberinde Gönen Çayı ile ilgili Küçük Emrah profili çizmesine...
Söylenenlerle gerçek birbiriyle örtüşmüyor.
Çünkü, Yakar, 2004 yılından bugüne, 10 yıldır iktidarda ve zamanının önemli bir bölümünü geçirdiği Belediye Şantiyesine gidip gelirken bile bir an makam aracını durdurup, etrafı koklaması bile sorunu anlayabilmesi için yeterli.
Peki, çözüm?
Çözüm yok..!
Örneğin, Gönen’in evsel atıklarının bile Çay’a döküldüğünü bilmesine karşın son 10 yıldır kanalizasyon atıkları için bir arıtma tesisi, Bakanlığın her türlü desteğine ve teşvikine karşın gerçekleştirilemedi.
Peki,Yakar ne yaptı?
Aynı, Bandırma Belediye Başkanı Sedat Pekel ve yönetimi gibi, iktidarda gün geçirip, sorunun çözümünü seçimin arifesinde büyükşehire attı..!
Burada derdimiz ya da davamız Pekel ya da Yakar’ı fırsat bulmuşken iğnelemek değil.
Tam tersi, sözünü ettiğimiz, siyasal parti farkı gözetmeksizin, ortak bir yönetici hastalığıdır.
Bu hastalık aynı zamanda bulaşıdır. 
Örneğin, aynı Yakar, konu Gönen Çayı olduğunda, Gönen Çayı’nın Kumköy’den Musakça’ya kadar taşkınlara karşı islah edileceğini söyledi.
Oysa ki, bu yönde başlatılmış fiili bir çalışma yok bile ve bildiğimiz kadarıyla DSİ, sadece proje üzerinde çalışıyor ve konunun doğrudan Yakarla ya da Gönen Belediyesi ile hiçbir alakası yok!
Keza, Başkan Yakar’ın mevcut tabakhanelerin TOKİ ile anlaşılarak, Gönen Deri OSB’ye taşınması ve tabakhane bölgesinin Turizm bölgesi olarak belirlenip, bu amaca uygun olarak düzenlenmesine yönelik de  halen  ortada ciddi sorunlar bulunduğu biliniyor. En başta, Deri sanayici ve iş adamları, TOKİ ile böylesi bir ticari ilişki konusunda net değiller. Bu gerçeği de en iyi bilenlerden birisi Yakar’ın kendisi ve zaten bu sorunu dillendiriyor.
Deri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği üyesi bir çok sanayici, tabakhanelerden Deri OSB’ye geçişin en az 1 yıl olduğunu dile getirerek, bu süreci mevccut yerlerinde sorunsuz ve üretimi askıya almadan,ekstra maliyet açmazına düşmeden tamamlamak istiyor.
Gönen nezdinde, tabakhaneler ve Gönen Çayı’nda yaşanan kirlilik sorunu Yakar ve ekibi için tam bir politik ve idari handikap durumunda. Bunun içindir ki, Yakar, sorunu bir çok sorunda gözlemlendiği gibi kolaycı bir yöntemle kişiselleştirerek geçiştirmeye çalışıyor.

İşte, Gönen’in temel derdi bugün için budur..!

GÖNEN’DE UYUM SORUNU

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Orman Bakanlığı’nın konu Gönen Çayı ve yaşanan kirlilik olduğunda Gönen ve bölgeyle ilgili projeleri, öngörüleri,planlamaları belli ve biliniyor.
Bölgenin iktidar ve muhalefet milletvekillerinin konu Gönen ve Gönen Çayı’ndaki kirlilik olduğunda yaklaşımları, hassasiyetleri ve düşünceleri de belli.
Olmayan ne!?
Olmayan, yerel iktidar ile merkezi iktidar arasında, yerel iktidar ile Gönen kamuoyu arasında gerekli eşgüdümün sağlanamaması ve alışıla gelmiş politik anlayışlar ve yöntemlerle, sorun geçiştirilirken, sorunun belli kurumlar ve kişilerle örtüştürülüp, hedef saptırma şark kurnazlığının rol olarak benimsenmesidir.

ŞARK KURNAZLIĞI İLE 
SORUN ÇÖZÜLMEZ!

İşte bu yol, yol değildir ve Başkan Yakar, konu Gönen Çayı olduğunda, Gönen Çayı’nın Gönen olduğunu anlaması ve bilmesi, siyasal reflekslerini buna göre biçimlendirmesi gerekmektedir.

SonKurşun, bu sayısında sür manşetten Gönen Çayı ile ilgili TÜBİTAK Analizi’ni yayınladı.
Rapor, ortada şu veya bu nedenle geçiştirilebilinecek bir sorun olmadığını gösteriyor.

Gönen Çayı, zehir akıyor..!

BİR ŞEHR-İ EMİN,
 GİBİ DAVRANMAK!

Bir şehr-i emin’e düşen görev, bu zehri zehir olmaktan siyasal okus pokusla ortadan kaldırmak değildir.
Zehre bakıp da, “Bu zehrin sorumlusu ben değilim O’ Bülent var ya, şu var ya,bu var ya” diyerek, toplumu dün olduğu gibi, kendi politik ya da bilmem ne çıkarları için germek ya  da kutuplaştırmaya çalışmak hiç değildir.
Bu sorunun çözümü, tabakhanelerle toplumu karşı karşıya getirmek olmadığı gibi, Gönen Deri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği ile bir başka derneği ya da birliği karşı karşıya getirip, süreci farklı gerekçelerle provake etmek hiç değildir.

Esen kalın...













Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1098