Bugün: 29.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • UYUYAN DEV UYANMAYA GÖRSÜN…!

UYUYAN DEV UYANMAYA GÖRSÜN…!


Gerçekte her gün ,yeni bir gündür, denilse de gün vardır, onlarca yıla bedel. Vaz geçtik saatlerden an vardır, nice on saatlere bedel.


 15 Temmuz, Türkiye için işte böylesi bir gündü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesiyle, ülkenin darbeler tarihi bir gün ve 12 saat içinde ters yüz oldu ve millet, kendi tarihini yazma eylemine soyundu.


15 Temmuz darbe kalkışmasının bastırılması sonrası  Türkiye, her gün  sokaklara  akıp, ‘gündüz işe akşam direnişe’ diyerek,  anasını, babasını, eşini, çoluk çocuğunu, akrabasını, komşusunu   yanına alıp, elde bayrak, bir gelin gibi  meydanlarını süsledi. Seçtiğine ,reyine ,demokrasiye  ve vatanına sahip çıkmanın onurunu yaşadı.


Oysa ki,15 Temmuz darbe kalkışması akşamı,  ne Balıkesir merkez de, ne bir ilçesinde tek el silah atılmadı, hiç bir yer de bomba patlamadı.


Balıkesir, Kuva-yı Milliye kentidir.


ŞİMDİ HACİM MUHİTTİN,VEHBİ BEY, KAZIM ÖZALP OLMAK ZAMANI!


15 Mayıs 1919’da Yunan, İtilaf Devletlerinin gözetimi ve korumasında  İzmir’e ayak basıp da, işgal ettiğinde, Balıkesir’de  bayrak, vatan ve iman dürtüsüyle bir araya gelmenin ve  ‘bir şey yapmalı’nın derdiyle kollarını sıvayıp, Alaca Mescit’te  toplanıp, düşmanına karşı ‘Bayrak’ olabilmenin  ateşiyle yanıp tutuştuysa, tarih tecelli etmişçesine, bir kez daha aynı coşkuyu yaşadı.


Türkiye gibi, Balıkesir de, 15 Temmuz’un önceki yıllarda gerçekleşmiş darbeler gibi olmadığını, kalkışmanın bir işgal ve iç savaşa kapı açmak niyetinde olduğunu anlamakta gecikmedi. Valilikle eşgüdüm içinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur ve yönetimi, müdürleri, personeli seferber oldu. Her türlü iş aracı ile olası bir kalkışmanın ve işgalin önlenmesi amaçlı garnizon  çevrilirken,  yollara barikatlar kuruldu. Kent merkezini uyanık ve diri tutmakla yetinmediler.


Evet, aynı  Yunan’ın İzmir’i işgalinin ilk günlerinde yaşandığı gibi, Balıkesir, vatan-bayrak-demokrasi diyerek yumruk oldu ve durmadı, tüm ilçelerini, kırsal mahallelerini örgütlemenin, seferber edebilmenin arayışını sergiledi, mücadelesini verdi. Sen-ben davalarından,  siyasi çekişmelerinden uzak, Balıkesir’in birliğini ve bütünlüğünü sağlamaya çalıştı.


Aynı 1919-22 yılları arasında yaşandığı gibi…


BALIKESİR KUVA-YI MİLLİYESİ  HALA YAŞIYOR!


Dün olduğu gibi, vatanın  ve milletin birliği, bütünlüğü ve geleceği  için kalkışmacıların, bölücü hainlerin şehit ettiği evlatlarını acıyla ve sevgiyle bağrına bastı, gazilerinin yarasını sardı.


Balıkesir, Kuva-yı Milliye kentidir…


BU MİLLETE YENİLMEK  BUNLARIN KADERİ OLMUŞ!


Başta terörist çetenin başı Gülen olmak üzere, hainlerin kalkışma öncesi ve  kalkışmanın bastırılması sonrası, direnen ve mücadele veren, millete yönelik sözlerini  acı acı gülerek izledim. Bu coğrafyanın ve milletin kapısına dayanmış düşmanlarımızın,  sanki ,ortak kaderi bu!


Ne Anadolu’yu, ne milleti biliyor, tanıyorlar! Onun için de yenilmek kaderleri olmuş!


‘Bunlar koyun’, ‘bunlar ahmak’, ‘bunlar makarnacı, bilmezler’ gibi aşağılık yakıştırmalarla millete küfürü iş edinenler, bu milletin de ,bu toprakların da dilini hiçbir zaman çözemediler, anlayamadılar. Oysa ki, bu bilmeceyi, çözebilmeleri için geçmişte o kadar çok şey yaşandı ki! 


Çanakkale ve kurtuluş yıllarının bilmecesini çözemeyenler, yine  çıplak elleri ile ölüm kusan uçağa, helikoptere, tanka yumruk sallayan, dişlerini sıkan bir millet için vatanın, bayrağın ve özgürlüğün  ne anlam ifade ettiğini anlayamadılar. Bu milletin her ferdinin, eylemi, bir destandır. Bir milletin destanlaşmasının kerametini hiç anlayamadılar.


2.ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI!


15 Temmuz sonrası, bugün 7 Ağustos ,Pazar günü, bu millet,81 vilayette bir araya gelip, meydanlarda sesini yükseltecek. 78 milyonun  haykırışlarıyla gök kubbe şenlenecek. Bu millet, bir kez daha, dosta güven, düşmana korku salacak. Bir olmanın, beraber olmanın, dayanışmanın ve paylaşmanın hazzını yaşayarak, ulusal özgüvenini kuşanacak.


Evet, bugün yaşadığımız  2.Ulusal Kurtuluş Savaşıdır.


Düşman,dün de sömürgeci ülkeler ittifakı ile içimizdeki işbirlikçileriydi, bugün de aynı. Başta ABD ve Siyonistler olmak üzere AB ülkeleri, Türkiye’nin ulusal bağımsızlığına ve egemenliğine ket vurmak, milleti palikaryalaştırmak istiyor. Cumhuriyet  Devletini  ve Lozan’ı hazmedemeyenler, bir türlü içine sindiremeyenler, ülkenin her alanda gelişmesinden ve güçlenmesinden, ’yerli’ ve ‘milli’ yi gözetmesinden kederlenenler, içimizdeki işbirlikçileri ve ajanları  eliyle yolumu ama zorla ama türlü dalaverelerle engellemek istiyor.


Saldırı vatana, millete, bayrağımıza ve ordumuzadır.


Onlarca yıldır ASALA, HDP/PKK gibi terörist çeteleri başımıza bela eden, binlerce yurttaşımızın, askerimizin, polisimizin, korucumuzun  şehit olmasına neden olan bunlardır.


UYUYAN DEV UYANINCA…


Uyuyan Dev’i bir kez daha uyandırdılar. ‘Yeni’ ve ‘güçlü’ Bağımsız ve egemen bir Türkiye’nin yaratılmasında tarihsel bir yol ayrımındayız ve tarihi günler yaşıyoruz. Bu millet, babalarından ve dedelerinden dinlediği kahramanlık hikayelerini, destanlarını  bugün yeniden yaşıyor ve destanlaşmanın ne demek olduğunu, tarih yazarlığını bizzat eline alarak, öğreniyor. Düne göre daha diri ve daha güçlüyüz.


Böyle bir ülkenin ve milletin gazetecisi ve yazarı ama en önemlisi yurttaşı olduğum için onur duyuyorum. Kumpaslarla Ergenekon’u uyduruk  düzen ve mahkemeriyle zindanlara tıkmak isteyenler, Ergenekon’un  gerçekte ne olduğunu ve demirin nasıl dövüldüğünü işte şimdi görüp, öğrensinler!


Bu milletin şehitlerine sözü var. Allah gazanızı kabul etsin ve bayramınız kutlu olsun!


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 303