Bugün: 14.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ÜLKEYE VE MİLLETE SAHİP ÇIKMAK..!

ÜLKEYE VE MİLLETE SAHİP ÇIKMAK..!


Kaynak Yayınları`ndan çıkan "Karen Foog`un E-Postalları" isimli kitabı okudunuz mu? Son yıllarda aylarda ve günlerde Avrupa Birliği ve başta Almanya olmak üzere Avusturya, Hollanda, Norveç ve İsviçre ile yaşadığımız sorunlu ve sıkıntılı ilişkilerimizi anlamak istiyorsanız, mutlaka, bu kitabı bulup okumalısınız.


Geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ali G. (22) attığı tweetler ve sosyal paylaşımları nedeniyle gözaltına alınıp, tutuklandı ve başta ‘Yeni CHP’ olmak üzere tutuklanması üzerine de ortalık ayağa kaldırılmak istendi.


‘Yeni CHP’li milletvekillerinin iddialarına göre Ali G.nin emniyet güçlerince gözaltına alınma ve çıkartıldığı mahkemede tutuklanma nedeni 16 Nisan’da gerçekleşecek referandumla ilgili ‘hayır’ paylaşımlarında bulunması..


Olaya gerçekten de bu açıdan baktığınızda  bir hukuk öğrencisinin ve 22 yaşındaki bir gencimizin gözaltına alınıp tutuklanması hoş olmamanın ötesinde insan hak ve özgürlükleri, düşünce ve ifade özgürlüğü  açısından kabul edilebilecek bir şey değil.


Tabii, gerçekten vaka böyle yansıtıldığı gibi gerçekleşmişse ama biraz eşeleyince yaşananın böyle olmadığı ve "Karen Foog`un E-Postalları"isimli kitabın neden ve niçin herkes tarafından okunmasını istediğimiz gerçeği ile karşılaşıyoruz.


TÜRKİYE SÜREKLİ KENDİ İÇİNDEN VURULUYOR..!


Gözaltına alınmış ve tutuklanmış gencimizin tweet hesabında kullandığı   kod isim "Felix Dzerjinski"..!


Dzerjinski’nin  15 Temmuz gecesi paylaşımları ilginç ve düşündürücü:

  "Çok açık bir şey söyleyeyim. Bu iş olmazsa hepimizin hayatı bitti", "Herkesi sokağa çağırıyorlar. Arayın akrabalarınızı evde tutun", "Çok rahat konuşuyor. Kim bu NTV`deki kadın? Eğer darbe başarılı olursa kendisi nerede yargılanır" .


Yaa Arıcan, 22 yaşındaki bir hukuk öğrencisinin bu paylaşımlarında gözaltına alınıp, tutuklanacak ne var ki, diye okurlarımız düşünebilirler. Haklılar da…Aynı tornadan çıkmış gibi her insanımızın, gencimizin, öğrencimizin hemen her konuda aynı duygu ve düşünceleri paylaşabilmelerini istemek hele günümüz dünyası ve Türkiyesi’nde  her şeyden önce tam bir saçmalıktır.


İtirazım yok..!


ALMAN VAKIFLARI VE PARTNERLERİ..!


Dzerjinski’nin  namlı Ali G.nin Türkiye`de faaliyet gösteren ve Türkiye`deki partneri 3H Hareketi (Hürriyet- Hukuk-Hoşgörü) olan Almanya merkezli Friedrich Naumann Vakfı`nın, İstanbul Şişli`deki şubesinin de bir aktivisti olduğunu ve bu merkezden yürütülen ‘hayır’ kampanyası kapsamında gerçekleştirilen toplantılarda konuşmacı olduğunu da öğreniyoruz.


İşte, burada durmak ve düşünmek, sorgulamak, soru sormak ve yanıtlarını bir bir bulmak gerekiyor. Bugüne kadar Türkiye’de ellerini kollarını sallaya sallaya faaliyet yürütmüş, şubeler açmış, ülkedeki partnerleriyle  ilişkilerini derinleştirip, geliştirmiş ve on binlerce ,yüz binlerce euroyu harcamaktan sakınmamış ve bir dizi etkinlik yapmış çeşitli Alman Vakıflarının varlığının ve faaliyetlerinin sorgulanması gerekiyor.


Hani T.C  devletinin cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanlarının ve milletvekillerinin konuşmaktan men edildiği AB ülkeleri nezdinde Almanya’nın başını çektiği yasakçı ve dayatmacı politikaları günlerdir konuşup, tartışıyoruz ya AB ve Almanya’ya gerek yok, AB ve Almanya ta içimizde vakıfları  ve partnerleri aracılığıyla 16 Nisan referandumunda  ‘hayır’ kampanyalarını organize ederek, gerçekleştiriyor.


Bu durumda ben, Dzerjinski’nin  namlı Ali G.’nin  tweetlerine ya da sosyal medya üzerinden paylaşımlarına, mesajlarına kızma hakkını kendimde göremiyorum. Çünkü, yıllardır kapılarımız ardına kadar açık ve içimizde at koşturanların, diledikleri oyunu fütursuzca oynayanların haddi hesabı yok!


AB’NİN UYUYAN GÜZELLER VE UYUYAN KÖPEKLERİ..!


Avrupa Birliği`nin Türkiye temsilcisi Karen Fogg’un 2002 yılında , e-mail postaları ile deşifre olmasıyla dönemin Gözcü gazetesinin "Kör Agop Çetesi" olarak isimlendirdiği  çete tanışmadık mı?  Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar, Şahin Alpay, Mehmet Altan, Oral Çalışlar ve daha onlarca medyamızda  yer alan hatırlı ismin, akademisyenin, sendikacının aynı Ali G. gibi, kod isimlerle fiilen ajanlığa soyunmuş olduklarına tanık olmadık mı?


Fogg ilişkide olduklarını yada onların tabiri ile kazandıkları isimleri, ne de güzel kategorize etmişti: "Kullanılacak Kuvvetler: Uyuyan Güzeller" ve "Tecrit edilecek Kuvvetler: Uyuyan Köpekler.”


Konrad Adenauer, Friedrich Ebert, Friedrich Naumann ve Heinrich Böll gibi her biri Alman siyasi partileri tarafından kurulmuş ama Alman İçişleri Bakanlığı  tarafından finanse edilen ve Alman istihbarat örgütü BND tarafından tepe tepe kullanılıp, ajan ve etki-ajanı devşiren, Alman dış politikasının vazgeçilmez aracı konumundaki Alman Vakıfları en son cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sert çıkışı ve AB ajanlarının bundan böyle ülkede serbest çalışamayacakları yönündeki  beyanıyla  kamuoyunun gündemine geldi.


Örneğin; Konrad Adenauer, Angela Markel’in liderliğindeki Hristiyan Demokrat’lara, Türkiye’de sivil toplumun gelişmesi ve insan haklarına önem veren Heinrich Böll ise Yeşiller’e ,sendikalarla yakın çalışan Friedrich Ebert ve Feridrich Naumann vakıfları ise sosyal demokrat ve liberal çizgiyi sözde temsil ediyor.


ÜLKENİN BAĞIMSIZLIĞI VE EGEMENLİK SORUNUMUZ


Şunu diyebilmek mümkün: Türkiye, resmi ve gayri resmi anlamda işgal altında bir ülke durumunda…!Bu nokta da derdimiz ve davamızın Almanya ve Alman Vakıfları olmadığını da belirtelim. ABD dahil olmak kaydıyla emperyal ülkelerin, küresel güç ve çıkar odaklarının  Türkiye’de benzer bir çok Vakfı ve oluşumu var. Hepsi kendi ülkelerinin etki alanlarını genişletmenin ve ülke yönetiminde şu veya bu şekilde etkin ve belirleyici  olabilmenin arayışını seriliyor.


Daha da ağırı, sadece toplumun her kesimi değil, devletin ta kendisi de bu tür faaliyetlere ve müdahalelere yıllardır açık! T.C Devleti ve hükümetleri yıllardır bu tür faaliyetler karşısında işbirlikçi ve izleyici konumda. Almanya’da camii imamının vaazlarının peşinde olanların bu rahatlığı aynen ülkemizde de  demokrasi, insan hak ve özgürlükleri adına devam ediyor. Olan da bu faaliyetlere yem olan gençlerimize, öğrencilerimize, insanlarımıza ama en önemlisi ülkemize oluyor!


Biz, yazılarımızda sürekli olarak devlet devletliğini  millet de milletliğini yapmalı, derken bu yıllanmış gerçeğin altını çiziyoruz.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 168