Bugün: 29.06.2017

UÇKUR DÜNYASI VE BASIN..!


CHP Milletvekili Av.Namık Havutça ile ilgili geçtiğimiz günlerde Balıkesir merkez basın kuruluşlarından Balıkesir POSTA’nın manşetten kamuoyuna duyurduğu haber ile  bir anda ortalık toz dumana büründü.
 
Benim, bu yazıyla derdim, sn.Havutça  ya da CHP falan değil.!
 
 Ancak, Bandırma dahil Balıkesir bütünün de  basın ve yayın kuruluşları, gazeteciler, köşe yazarları uzun bir süredir, yerellerinde benzer  bir çok uçkur ya da  çirkinliğe tanık olmalarına, bilmelerine karşın, yutkunmakla yetinerek, yazmaktan. haber yapmaktan  imtina ediyorlar.
 
Kuşkusuz, basın ve yayın kuruluşlarının, gazeteci ve köşe yazarlarının söyle davranmasının kendi içinde nedenleri var.
 
Birincisi, daha önce de bir çok kez yazıp dikkat çektiğim gibi, Anadolu basın ve yayın kuruluşları, gazeteciler, köşe yazarları  ciddi bir ekonomik kuşatma ve baskı altındalar. Söz konusu, benzer iddia ve çirkinlikleri gazeteci  haberini yapsa bile ya gazete yönetimi görmezden, bilmezden geliyor ya da gazeteci, farklı kaygılarla bildiğini kendisine saklayarak, yazmaktan imtina ediyor.
Peki, bunun nedeni ne!?
Açık ve somut sicimde yazalım,  PARA.!
Çünkü, Anadolu basın ve yayın kuruluşları artan baskı  maliyetlerini ve çalışan ücretlerini ,devlete karşı yükümlülüklerini karşılayabilmekte zorluk yaşadığı için, basın olmanın sorumluluklarını göz ardı ederek, bu ticari kuşatmayı aşabilmek için mesleki ilkelerinden vaz geçerek, hiç bir kurumla, kişiyle karşı karşıya gelmemek için bu tip başına dert açacak haber ve yorumları, ‘es’ geçiyor!
 
Ya da bu tip itham ve iddialara hedef olan kurum ya da kişilere bir şekilde yaşananlardan haberdar olduğunu  hissettirerek,  ‘BİLGİYİ’ bir şekilde, PARAYA ÇEVİRMENİN   çabası harcanıyor veya  kurum veya kişiye  doğrudan şantaj yapılıyor.
Buna da ŞANTAJCI  GAZETECİLİK  ya da ŞANTAJCI HABERCİLİK  deniyor.
Şu da söylenebilir: PARAYA bir şekilde ulaşabilmenin yolu ŞANTAJCI HABERCİLİK ve ŞANTAJCI GAZETECİLİKTEN geçiyorsa, tüm mesleki değerler, mesleki ilkeler ve mesleki  ahlak kuralları unutularak, bir şekilde PARA indiriliyor!
Peki, bu yol ve yönteme itibar gösteren basın-yayın kuruluşları, gazeteciler, köşe yazarları var da, bu yol ve yöntemi mübah kılanlar, buna neden olanlar kimler?
En başta, siyasiler yani milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri ve parti başkanları ile siyaseti  iş ve yol  edinmiş olanlar!
 
İkincisi, iş dünyası,  ekonomik çıkar ve menfaat grupları..
Üçüncüsü, yozlaşmış, menfaat  ve çıkar peşinde koşan bürokratlar…
Dördüncüsü, gayri meşru yaşamayı iş edinmiş  olanlar...Mafya ya da mafya bozuntuları…
 
Yolsuzluk ve suiistimal batağının bu kadar geniş ve derin olduğu bir ortamda,  basın-yayın kuruluşları, gazeteci veya köşe yazarı ne yapacak!!!???Çünkü, elinizi nereye uzatırsanız, kirli ve kirliliği bulaşık…
Hele bir de yıllardır ülkenin, lafa geldi mi demokrasinin 4.ayağı olarak yıkanıp yağlanan  basın-yayın ve entelektüel yaşamına yönelik milli olmayan  kuşatmasını  ekler ve  yaygın basındaki işbirlikçiliği, paranın her türlü değer kabul edildiği basın –yayın organlarını örnek olarak sunarsanız, KENDİ CANAVARINIZI KENDİNİZ BESLİYOR, BÜYÜTÜYORSUNUZ demektir.
Dönelim, yazımızın başına…
Bu UÇKUR  olayları ve hikayeleri  önümüzdeki  günlerde  daha fazla dallanıp budaklanacak. Çünkü, özellikle SEÇİLMİŞLER,makam, mevki sahibi olduktan, rahatı ve parayı gördükten sonradır  ki, en başta EVDEKİ HANIMI unutup, hele bir de bekar ise, özel yaşam adı altında, zevki sefaya dalıyorlar. Kimin kimin üstünde kimin kimin altında olduğu bile  bilmece konusu haline geliyor. Temsilcisi olduğu bölgede ya da kentte, çevrede reklam olmak istemeyen bir şekilde bir gerekçe uydurup, olayı kitabına uydurup, yurt dışında soluğu alıyor.
Beyefendi, iş gezisinde.. YERSENİZ!
Seyahat masraflarını da genel de  bu millet karşılıyor! DEVLETİN MALI DENİZ YEMEYEN DOMUZ OLSUN, misali…
 
Kuşkusuz, lafımız, yazımız, sözümüz işini mesleğinin gerektirdiği şekilde, sorumluluk  duygusuyla yapanlara yönelik kabul edilmemeli. AMA , NE YAZIK Kİ, TABLO BU!
 
Esen kalın…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 468