Bugün: 12.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • TÜRKİYE, ULUSAL BAĞIMSIZLIĞINI VE EGEMENLİĞİNİ KORUYUP,GÜÇLENDİRMELİ!

TÜRKİYE, ULUSAL BAĞIMSIZLIĞINI VE EGEMENLİĞİNİ KORUYUP,GÜÇLENDİRMELİ!



Sevgili okurlar, hiç dikkatinizi çekti mi, ABD hükümet sözcüleri, açıklama üstüne açıklama yaparak, 15 Temmuz  askeri darbe kalkışmasıyla, hiç bir ilgilerinin olmadığını,  papağan gibi yineleyip duruyorlar. Öyle ki, bu başkaldırıyla ilgili, ABD’nin ima edilmesinden bile rahatsızlar ve bu imaların, Türkiye-ABD ilişkilerinin zarar görebileceği riskinden söz ederek, karşılıklı ilişkilede güven bunalımına işaret ediyorlar.


’GOOD MORNİNG  USA.!


Buna karşı, söylenecek ve yazılacak tek sözcük var: ‘Günaydın!’ ya da daha iyi anlamaları için, ‘good morning!’


Daha garip ve ilginci, ‘ABD’de Gülen’i Türkiye’ye verelim mi, vermeyelim mi’ diye anket yaptırıyorlarmış!!!


Allahsız, kitapsızlar…!


Gülen’e sahte evrak üzerinden  ‘yeşil kart’ verirken, yıllarca bir ‘paşa’ gibi topraklarınızda ağırlarken, ülkenizde okullarını açarken, Amerikan halkına mı sordunuz!?


Türkiye, devletiyle, siyasetçisiyle, seçilmişi seçilmemişiyle, halkıyla bu ülkenin ve milletin başına onlarca yıldır, nasıl çorap ördüğünüzü bilmiyor, görmüyor mu, sanıyordunuz?


Türkiye ve millet, gerçekleşmiş her askeri darbede, darbecilerin ilk iş olarak efendileri olan sizlere çaktığı selamı bilmiyor mu,sanıyordunuz.?


Türkiye, topraklarımızda ve sınırlarımızın ötesinde,  kürt halkı üzerinde oynadığınız oyunları, kışkırtıcılığınızı ;  ASALA’yı,  PKK/HDP’yi, YPG’yi  beslediğinizi, donattığınızı  bilmediğini, görmediğini   mi sanıyorsunuz?


UYUYAN DEV, UYANDI!


Devin, uyuyan devin, milletin gözü açıldı ve 15 Temmuz da ‘YETER ARTIK’ demenin, diyebilmenin  bu ülke onurunu, bayramını yaşadı. Şimdi, özellikle sosyal medya üzerinden, sahte hesaplarla ağlanıyorlar: ‘Böyle darbe mi olur? Bu Tayyip’in oyunu’ Askerlerimize zulüm uygulanıyor. Alevileri, Kürtleri, Atatürkçüleri,  kendilerine kim muhalifse, şimdi tasfiye edip, cezalandıracaklar” gibi algı operasyonlarının   kalıntılarını izliyoruz.


BU ÜLKEYE VE MİLLETE,YILLARDIR NASIL KIYDINIZ  EFENDİLER!


Son makalelerimde, bir çok kez, bilinçli olarak,  Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’ndan alıntılar yaptım. Sinanoğlu, bilim insanı olarak dünyada kendisini kabul ettirmiş, Türkiye`nin Einstein`ı olarak adlandırılan bir isim. (Mutlaka, her insanımız Sinanoğlu’nun kitaplarını okumalı.)Bakın, ‘Batı’nın Batışı ve Dünyada Yeni Ufuklar’ isimli kitabında ne diyor:

“2.Dünya Harbine girmediğimiz halde 1945-47’de Meclis binasının yanına Amerikan Karargahı kuruldu. Balgat’a da  kocaman bir ABD üssü. Ankara’nın her yerinde Amerikan askerleri, askeri kıyafetleriyle dolaşmaya başladılar. O Zaman biz çocuktuk, niye Kurtuluş Savaşı’nı yaptık, diye düşündüm. Meğer 1945-47’de ABD ile bir çok gizli ikili anlaşma imzalanmış ve birçok şey ABD’ye teslim edilmiş. Teslim edilenlerin başında Milli Eğitim var. O günden başlayarak Bakanlıktaki yabancı danışmanlar aracılığıyla eğitim günden güne bozdurularak adım adım bugünkü durumuna getirildi. 1970’lerde sahte sağ ve sahte sol yaratılıp ülkenin gençleri birbirine kırdırıldı. Her on yılda bir bunlar bahane edilip ihtilal yaptırıldı. Çoğunun ne olduğu hala belli değil. Hükümetlere kanun hükmünde kararnameler imzalatılıp durdu…”


Sinanoğlu’nun dikkat çektiği 1945-47 yılları arasında ülkede hangi siyasal parti iktidardadır ve başta kim vardır? CHP ve ‘Milli Şef’ İnönü…!


BU MİLLET  PERDENİN  ARKASINI  GÖREBİLMELİ!


Sevgili Atilla İlhan da, makalelerinde ve kitaplarında, daha Mustafa Kemal Atatürk’ün son yıllarında, nasıl cumhurbaşkanlığı makamında etkisizleştirilip, tecrit edildiğini ve sahte Atatürkçüler’in  nasıl süreci sobote ederek, gerçek Kemalistlerin yönetimden tasfiye edildiğini   anlatır.60’lı yıllarda ulusal kurtuluş savaşı vermiş ve ulusal bağımsızlığını kazanmış bir ülkenin gençlerinin milli duygu ve düşüncelerle yollara düşmesi ve kıyıma uğraması sürpriz değildir!


Bir halk deyişimiz vardır: Perdenin arkasını görmek, diye…Ana sorun budur! Cumhuriyet öncesi ve sonrasıyla yaşananları, gerçekleştirilmiş askeri darbeleri, faili meçhulleri, toplumsal çalkalanmalı ve kutuplaşmaları, çatışmaları anlayıp, gerçeğin ta kendisini görebilmek için, yaşananların üzerine örtülmüş, gözlerimize  indirilmiş perdeyi kaldırıp, arkasını görmek gerekiyor.


Örneğin, 15 Temmuz akşamı başlayan askeri darbe kalkışmasının ilk anlarında, cumhurbaşkanı ve başbakanın halka çağrısıyla, halkı da koyduk bir kenara, ülke genelinde AK Partili bütün belediyelerin ellerindeki tüm iş araçlarıyla garnizonları, havaalanlarını kuşatması, araçlarıyla yolları kapatarak, barikat kurmaları ve bir yönüyle kentleri  kitlemeleri  Cumhuriyet tarihimizde de ilk kez yaşanmış muhteşem bir olay!


BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BALIKESİR’İN YÜZ AKI OLDU!


Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı A.Edip Uğur başta olmak üzere, tüm büyükşehir belediye amirinden müdürüne, işçilerine kadar tüm personelini; belediye meclis üyelerini kutluyorum.


Başkan Uğur, şöyle demiş:

“Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak bizde üzerimize düşen vazifeyi yaptık. Her şeyimiz ile yaptık. İtfaiyemiz ile, iş makinelerimiz ile, dozerimiz ile, greyderimiz ile ne icap ediyorsa yaptık. Hiç kimseye, bu darbecilere fırsat vermedik. Merak etmeyin her şey kontrol altında. Milletimiz de sahip çıkıyor demokrasiye. Bu millet büyük bir millet. Büyüklüğünü darbeyi önleyerek de göstermiş oldu. Allah sizlerden razı olsun. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak darbe girişimcilerine karşı her türlü önlemi almaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz.”


PROVAKASYONLARA DİKKAT!


Bu arada, Bandırma ve Erdek Belediyeleri ne yapmış, bu da önemli. Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı, sosyal medyada darbe severliğe soyunurken, Bandırma ve Erdek belediye başkanları manidar bir suskunluğa gömülmüş. Her fırsatta ve her vesileyle Cumhuriyet meydanında boy gösteren, halka seslenen Başkan Mirza, Bandırma AK parti ilçe başkanına ‘geçmiş olsun’ telefonunun dışında bugüne kadar hiç ortalıkta görülmedi. 15 Temmuz darbe girişiminden bugüne 3 gündür meydandayım. Bir çok CHP’li  ile bir araya geldik, konuştuk. Yaşananlardan dolayı onların da ,ne yazık ki, boyunları bükük ve öfkeliler. Meydanın göbeğindeki partinin ışıkları günlerdir sönük! Sadece, parti olarak, bir basın açıklaması ile yetindiler…


15 Temmuz askeri darbe kalkışması ve sonrasında ülkemizde ve bölgemizde yaşanmış süreçle ilgili, önümüzdeki günlerde doğal olarak  farklı yorumlarda ve analizlerde bulunacağız. Ancak, şunu  vurgulamakta yarar görüyorum: 15 Temmuz’da askeri darbe kalkışmasının bastırılmış olmasının gerçek sahibi, milletin ta kendisidir! Her türlü provakasyona dikkat edin, demokrasi zaferini ve bayramını sorumlu bir şekilde, kimsenin ağzının  tadını kaçırmadan, hep birlikte kutlayalım!


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 358