Bugün: 18.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • TÜRKİYE’YE YÖNELİK SALDIRILAR ŞAŞIRTICI MI!?

TÜRKİYE’YE YÖNELİK SALDIRILAR ŞAŞIRTICI MI!?


Ankara’da Rus diplomat Karlov’un  üniformalı bir terörist tarafından vurularak yaşamını yitirmesi sonrası ABD ve AB ülkelerinde ve Batı medyasında saldırganın FETÖ ile ilişkili olmadığı, saldırı anında attığı sloganlar nedeniyle El Nusra militanı olduğunu ispat etme yönünde yoğun bir  dezenformasyon faaliyeti ve algı operasyonu başlatıldı.


Şaşırtıcı mı, hayır, değil…!


Keza, ülke içerisinde de başta Doğan medya grubu gazete ve televizyonlarında, kimi sol ve liberal olduğu iddiasındaki yazılı ve görsel medya organlarında da, internet haber sitelerinde ve sosyal medyada   yurt dışı koro ile uyum içerisinde  saldırganın El Nusra militanı olduğu yönünde haber ve yorumlar gündeme taşındı.


Bu sizi şaşırttı mı?

Elbette ki hayır..!


SUÇÜSTÜ YAKALANMALARININ TELAŞI..!


ABD de ve Pensilvanya’da, AB ülkelerinde konuşlanmış ve firar durumundaki  Fetullahçı terör örgütü üyeleri de  canhıraş bir seferberlik içerisinde, Karlov suikastiyle ve suikastçisiyle bir ilgilerinin bulunmadığını belirtip, katilin El Nusracı olduğunu ispat etmenin ve anlatmanın derdinde…


FETÖ’nün şiddete ve T.C Devletine ve milletine karşı benzer komplikasyonlara, terör eylemlerine katılmadıkları yönündeki beyanlarının  bu ülke ve millet açısından bir anlamı ve hükmü var mı?


Hayır, yok…!


 Olmadığı gibi, 15 Temmuz darbe kalkışmasını ve işgal girişimini tüm dehşetiyle yaşamış bu ülke ve milletin,  ağızlarıyla kuş tutsalar bile , bu katiller ve vatan hainlerine  bırakın inanmayı ve güvenmeyi, bu şakileri dinlemeye bile haceti yok!


En önemlisi mal ortada ve FETÖ, ülke ve millet nezdinde artık her şeyiyle deşifre olmuş ajan ve hain bir  terör örgütü! Türkiye’de devlet ve toplumsal yaşamın her alanından hızla tasfiye edilen ve beli kırılmış bu tür hain ve terörist yapılanmaların ülke ve toplam nezdinde artık yaşam bulabilmesi mümkün olamayacağı açık.


Ne olacak ve ne yapacaklar?


TERÖR ÖRGÜTLERİNİN VE VATAN HAİNLERİNİN AÇMAZI!


Sahiplerine koşup, hamilerinin  kendilerine biçeceği yeni rollerle  sahneye çıkıp, kirli oyunlarını oynamaya devam ederek,  bulundukları ülkelerde de hızla marjinalleşerek , tükenecekler. Ülke ve millet nezdinde deşifre olmuş ve marjinalleşmeye mahkum yapıların, kaderi dünyanın her yeninde aynıdır. Sesini duyurabilmek ve  örgüt üyelerine moral verebilmek amaçlı sansasyonel eylem biçimlerine, teröre yönelirler.


Fetullahçı terör örgütlenmesinin özgün bir yapısı var. İslam, bu yapılanma için sadece  varlığı ve faaliyetleri, eylemleri için bir motivasyon aracı. Ancak, örgütlenmenin oluşum amacı ve üstlendiği rolün ve eylemlerinin deşifre olmasıyla düşün ve inanç dünyalarındaki kabukta yaşanan parçalanma, örgütlenmenin özünün  ve varlığının hain  karakterini su yüzüne çıkardı. Amerika’yı ‘vatan’ olarak kabul eden, ABD/CIA ile NATO’nun emir eri pozisyonu içerisindeki bu örgütlenmenin dünyanın hangi noktasında bulunursa bulunsun, hiç bir ülke, devlet ve millet nezdinde yaşama hakkı yok!


EFENDİLER VE UŞAKLARI..!


İnsanlık tarihinde altın bir kural vardır: Kendi ülkesine, devletine ve milletine ihanet edenin hizmet ettiği ülkeye bile  faydası yoktur. Haine inanılmaz ve güvenilmez! Çünkü, satanın  ve hainlik yapanın aynı şekilde bir daha hainlik yapmayacağının ve satmayacağının bir garantisi ve güvencesi yoktur!


Eski tabirle, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin başına hep bela olmuş olan bunun adı, mandacılık ve muhipliktir!


Kendi ülkesinin ve milletinin çıkarlarını, geleceğini bir başka ülkenin varlığında ve egemenliğinde, geleceğinde  arayan, bu güce kul ve köle olan; bu ülke ve gücün hayranlığıyla yatıp kalkanlarımız  tarihimizde hep oldu.


İşbirlikçiliğin farklı boyutları var. FETÖ, mandacılığı ve muhipliği ya da işbirlikçiliği en üst perdeye taşımış, olayı aleni vatan hainliğine taşımış, gönüllü vatan hainliğine soyunmuş bir ajan örgütlenmesi.


TARİHSEL VE TOPLUMSAL YOL AYRIMI!


Hani deniyor ya, cumhurbaşkanı  Erdoğan,  , siyasal iktidar ve AK Parti,2010 yılına kadar ‘cemaatla’ flört ederken, neden niçin bugün böylesi bir hesaplaşma içerisine girdi? Fetullah Gülen  ve ‘cemaat’ neden ve niçin terör örgütü olarak kabul edildi? Tüm yaşananlar, ‘cemaat’, Erdoğan ve siyasal iktidara ‘dokunduğu’ için mi yaşandı?


Artık,  bu ve benzeri soruların yaşananlar ve tanık olunanlar karşısında hiçbir anlamı ve hükmü yok! Vatan hainliği ve ajanlığı tescillenmiş, ülkenin ulusal bağımsızlığını ve egemenliğini yani devleti,  birlik ve bütünlüğümüzü doğrudan hedef almış bir terör örgütlenmesinden, cinayet şebekesinden  söz ediyoruz.


Türkiye’nin son yıllarda başına gelenler ve yaşananlar, kumpaslar, saldırılar  ortada…


Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük kuşatılmışlığı ve çok yönlü saldırısı altında. Düne kadar ordumuzu ve kolluk güçlerimizi bombalı ve silahlı saldıranlar, artık, milletin kendisine  doğrudan saldırıyor. Kuşatılmışlık, terör  ve işbirlikçiler milletin çocuklarını  ve çocuklarımızın geleceğini hedef alıyor.


Tam da bu nokta da hepimizin dikkatli olması gereken bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Cumhuriyet devletine, cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve merkezi yönetime şuursuzca saldıranlar, bu kuşatma ve saldırılarını yerele de taşıyorlar. Ülke ve yönetime karşı yürütülen algı operasyonları, yerele de taşınıyor. Özellikle sosyal medya üzerinden algı operasyonlarına alet olanlara da vatandaş her vesileyle tanık oluyor.


Bozgunculuk, moral  ve manevi değerlerimizin  hırpalanması,   iç savaş kışkırtıcılığı,  terör ve terörist severlik, etnik ve  mezhep temelinde bölücülük,  ötekileştirme ve toplumu kutuplaştırma çabaları günlük yaşamımız da sürekli yaşadığımız  ve tanık olduğumuz rutin olaylar haline geldi.


Çözüm?


Çözüm, ulusal birlik ve beraberliğimizin gözetilmesinden ve safları sıkılaştırmamızdan geçiyor.  Çünkü, yaşananların tüm nedeni ve amacı vatanın çökertilmesi, parçalanması  ve direngenliğinin kırılması ise, söylenecek tek şey var: SÖZ KONUSU VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 219