Bugün: 12.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • Türk-Kürt kardeştir. Ayıranlar kalleştir!

Türk-Kürt kardeştir. Ayıranlar kalleştir!


Toplumun gördüğünü, acı ile kahrolarak izlediğini, yaşadıklarını yeniden  yeniden  yinelemenin bir yararı olduğunu sanmıyorum.


 Bir gazeteci ve yazar için en talihsiz şey,  halkı, ‘aptal’ yerine koymaktır! 
Halkı yıllardır ‘aptal’ yerine koymayı alışkanlık haline getirmiş olanlar, son yaşananlardan ve acılardan bir ders çıkartamıyorlarsa, anlayamıyorlarsa,  kuşkusuz bu onların sorunudur.
Başından beri söylenen, dile getirilen, yazılan bir gerçek var: Ülkemiz siyasal yaşamından ŞİDDETİN   ve TERÖRÜN her biçimi dışlanmalı ve siyaset kendi doğal mecrası içinde gerçekleşmeli. ŞİDDET ve TERÖRÜN kaynağı ve odağı durumundaki PKK, lanetlenerek, kınanmalı.
 
PKK,TERÖRİST
TAŞERON BİR ÖRGÜTTÜR!

Artan terör saldırılarıyla ilgili beyanlarında ‘AMA, FAKAT, LAKİN’ gibi ifadelerle dolaylı ya da dolaysız  terörü meşru kılma arayışlarına, çabalarına  ARTIK  toplumun prim verebilme dönemi bitti. 
Bu konuda en büyük siyasal sıkıntıyı seçmen ve toplum nezdinde PKK’nın siyasal uzantısı konumundaki HDP çekecek, özellikle 1 Kasım genel seçimlerinde  şu veya bu nedenle oyunu HDP’ya vererek, HDP’nin 80 milletvekili ile Meclise girmesini sağlayan seçmenin bir daha bu nedenlerle  aynı oy desteğini vereceğini de sanmıyorum. 
Yaşanan terör olayları ve siyasal duruşu, beyanları nedeniyle HDP’nin siyasal açıdan topluma verebileceği ARTIK hiçbir şeyin olmadığını sanıyorum.
 
MİLLETİ KİMSE 
‘APTAL’ YERİNE KOYMAMALI!
 
‘BARIŞ’  ve ‘ anneler ağlamasın’ adına ‘taraflar karşılıklı ellerini tetikten çeksin’ türünden beyanların başından bugüne PKK propagandasının bir parçası olduğu kamuoyunda acı bir biçimde  deşifre oldu. 
 PKK terör örgütünü, Türkiye’den çok uluslararası camiaya bir ‘taraf’, bir ‘güç’ ve ‘kurum’ olarak kabul ettirme ve tanıtma amacını taşıyan bu kirli, kanlı ve pis oyun  ARTIK toplumda karşılık bulmuyor.
 Şunu da söyleyebilmek mümkün: ‘Tarafsızlık’ adına, yaşanan  çatışma ortamının son bulmasını isteyerek, ‘ taraflar ellerini tetikten çekmeli’ demek, fiilen PKK’nın bir taraf olduğunu kabul etmek ,Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘ne karşı PKK lehine taraf olmak , halkı ,şark kurnazlığı ile aptal yerine koymak demektir!
 
TERÖR VE KAOSTAN ZORLA 
İKTİDARI YIKMA,
 İKTİDAR GETİRME ARAYIŞLARI!
 
Türkiye, dünyada, toplum ve millet olarak, parmakla gösterilecek bir millettir.
 Son iki ayı aşkın bir zamanda PKK terör örgütünün saldırılarıyla yaşamını yitiren 100’ün üzerinde asker ve polise karşın,şehit ailelerinin gösterdiği metanet, beyanları her  türlü yorumun ve takdirin üstündedir.

“VATAN SAĞ OLSUN’, ‘BUGÜN BİZİM BAYRAMIMIZ’ , ‘AĞLAMAYACAĞIM.DİK DURUP, DÜŞMANLARIMIZI SEVİNDİRMEYECEĞİM’, ‘ DİĞER ÇOCUKLARIMI DA ASKERE GÖNDERECEĞİM’ diyen şehit anne, baba, eş ve çocuklarının bu metanetli duruşları karşısında saygı duymamak mümkün  değil.

 Bu duruşu, dünyanın hiçbir ülkesinde ve milletinde görüp, yaşayamazsınız!

Böyle bir ülkeden ve milletten değil toprak bir çakıl taşı bile kopartamazsınız!

ASALA’nın bitişi sonrasında PKK terör örgütüne 1978’de iş başı yaptırıldı. 
PKK, o gün bugündür, terör eylemleriyle kan akıtıyor. Yaklaşık 30 yıldır on binlerce cana neden olan bu terör örgütünün kimler tarafından finanse edilip,organize edilip, Türkiye’nin başına bela edildiğini ARTIK toplumda herkes biliyor.
 
PKK, 1978’DEN BİRİ ÜLKENİN
 KANAYAN YARASI VE 
SORUNUYDU!
 
PKK, bugünün sorunu değildir.
2013 de Ak Parti’nin başlattığı ‘çözüm süreci’, riskleri bilinmesine karşın, Cumhuriyet tarihinde Kürt Sorunu’nun çözümüne yönelik atılmış en önemli adımdır. Devletin  ve dönemin siyasal iktidarının ürettiği en önemli politikadır. ’’Milli Birlik ve Kardeşlik’ politikalarının gündemde olduğu 2013-2014 yıllarında yaşanan çatışmasızlığın Türkiye’yi  sosyo-ekonomik açıdan bir anda uçurması, sürpriz olarak görülmemeli.
Ancak, bu süreç başta PKK olayını devşiren    ve kullanan uluslararası güç odakları tarafından bir tehdit unsuru olarak kullanmaya başlayıncadır ki, PKK terörü yeniden devreye sokuldu.
 Bunda temel amaç, Türkiye ve ülkenin yeniden iç sorunlarla boğuşması, yüzünü içe dönmesinin sağlanması ve bulanık su da avlanmaktır! Tam bu nokta da PKK, uluslararası güç ve çıkar odakları tarafından Türkiye’ye karşı tepe tepe kullanılan ayrılıkçı ve işbirlikçi taşeron bir terör örgütüdür.!
Dikkat edilirse, PKK ile yaşanan çatışma süreci içinde bile Türk’ü,Kürdü ile herkes, ‘çözüm süreci’nin devamını arzuluyor. Burada yanlış olan, ‘çözüm süreci’değildir.
Devlet ve iktidarın bu süreçteki  tüm eksik ve yanlışlarına karşın, insanlar ‘ÇÖZÜM’ diyor ve öncesine dönmek istediklerini beyan ediyorlarsa,bu çözüm politikalarının yanlışlığını değil, eksik ve yanlışlardan ders çıkartılarak kaçınılmazlığını gösterir.
 
BİR TAŞLA ÜÇ-BEŞ KUŞ
 VURULMAK İSTENİYOR!
 
Bu gerçeği ve olayın uluslararası ilişkiler boyutunu gizlemek çabası içersinde olan güçler, terörü, Devlet ve siyasal iktidarla, hatta cumhurbaşkanıyla içselleştirerek, işbirlikçi medya üzerinden gerçekleştirdikleri algı operasyonuyla, bir taşla üç-beş kuş vurabilmenin arayışı içersindeler.
Örneğin, Hürtiyet gazetesi, okurlarından özür dilemesine karşın, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 400 milletvekili açıklamasını farklı şekilde kamuoyuna yansıtılmış olması bunun göstergesidir. Ki hala bu 400 vekil muhabbeti  kimi çevrelerce ısrarla sürdürülmektedir.
Oyunun bir başka boyutu ise başlayan PKK terör saldırılarının 7 Haziran genel seçim sonuçları ve Ak Parti’nin tek başına iktidar olabilmek için gerekli vekil sayısına ulaşamamasıyla ilişkilendirilerek, çatışma ortamından PKK’nın değil, Ak Parti’nin ve özellikle Erdoğan’ın sorumlu tutulmak istenmesidir.
Oysa ki, daha 7 Haziran genel seçimleri öncesinden başlayarak, PKK’nın, KCK’nın ve benzeri örgütlerin ‘çözüm süreci’nin kendileri için bittiği yönündeki beyanları, saldırıları gün  be gün ortadayken, felaketten, yaşanan çatışmalardan, şehit cenazelerinden muhalefetin partileri için zorlama  iktidar çıkartma arayışlarını anlayabilmek mümkün değildir.
 
BAŞI DİK,YÜZÜ DIŞARI DÖNÜK 
BİR TÜRKİYE İSTENMİYOR!
TÜRK VE KÜRTLERİN EL 
BİRLİĞİYLE BÖLGEDE VE 
DÜNYADA SÖZ SAHİBİ OLMASI
 BEYLERİ KORKUTUYOR!
 
Temmuz ortalarından başlayarak PKK terör örgütünün saldırganlıkları ile bir çok şey hedeflenmekte ve amaçlanmakta
. Bunları kısa özetlemek gerekir ise;

-          Türk ve Kürt kardeşliği parçalanarak, toplumsal bir çatışma ortamı ya da ‘iç savaş’ ortamının yaratılması…
-          Suriye’nin kuzeyinde ABD-AB-İsrail hamiliğinde kurulan kukla ve uyduruk Kobani ile  Türkiye’nin sınırdaki yerleşim alanlarını bütünleştirme çabaları…
-          1 Kasım genel seçimlerinin  yaratılan kaos ortamı gerekçe gösterilerek, iptal edilmesini sağlayarak, siyasi krizin sürekliliğinin sağlanması…
-          AK Parti’nin  ve cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her ne şekilde olursa olsun, iktidar erkinden uzaklaştırılması…
-          Yeni Türkiye ülküsüyle yola çıkanların,bir çok alanda gerçekleştirilen ekonomik hamle ve yatırımların frenlenmesi ve yeniden ‘Eski Türkiye’ye dönüşün sağlanarak, IMF kapılarında sürünen bir ülkenin yaratılması…
 
 
TÜRK-KÜRT KARDEŞTİR, 
AYIRANLAR KALLEŞTİR!

Bu ve benzeri faktörlere yenileri  eklenebilir. Ancak, yaşanan son çatışma ortamı, Türkiye için, ciddi  bir riski içinde taşıyor: Bilinçli ve sistemli olarak KÜRT DÜŞMANLIĞI körükleniyor ki, bu  taşeron bir örgüt olan PKK’nın Efendilerinin amaç ve hedeflerine ulaşması yolundaki en büyük adımı,başarısı sayılabilir.
TÜRKİYE HALKI,BU TUZAĞA DÜŞMEMELİ. TÜRK HALKI, KÜRT HALKI İLE KARŞI KARŞIYA GETİRİLMESİ YÖNÜNDEKİ,BİN YILLIK KARDEŞLİK HUKUKUNU BOZACAK HER TÜRLÜ ÇABAYI RED ETMELİ, BU KARANLIK,KİRLİ, KANLI OYUNU BOZMALIDIR!

PKK,bir terör sorunu; Kürt Sorunu ise hepimizin sorunudur! Terör sorununun muhatabı öncelikle Devlettir! Devletin ordusu ve polisi, istihbarat örgütüdür!

O nedenle, bu coğrafyanın yüzlerce yıllık gerçeğini hep birlikte korumalı, güçlendirmeli ve geleceğe taşıyabilmeliyiz: Çünkü, TÜRK VE KÜRT KARDEŞTİR, AYIRANLAR KALLEŞTİR!
 
Esen kalın…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 517