Bugün: 22.11.2017

The King is naked!

Demokrasi Zübüklerden beslenmez!
Geçtiğimiz günlerde Kapıdağ ve Erdek’le ilgili bir makale yazıp, “Kapıdağ Silkelenmeli” diyerek, son idari ve siyasi gelişmeler üzerine farklı güç, rant ve çıkar hesaplarıyla iştahı kabaran “mafya ” ile “kabadayı bozuntuları” na dikkat çekmiştim.
Makalem de isim, cisim, kurum yoktu ama  sözcükler gitmiş tam gediğini bulmuş olacak ki, zat-ı şahaneleri hoplamış!!!
Benim de, zaten dikkat çektiğim ve Kapıdağ ile Erdek’lileri uyardığım ‘şey’ buydu zaten...

ZÜBÜKLERİN NE PARTİSİ 
NE DE İDEOLOJİSİ OLUR!

Şimdi, karşımızdaki muhatabın siyasi kimliği ve üzerine giydiği gömlek önemli...
- Liberal mi?
- Muhafazakar mı?
- Milliyetçi mi?
- Sosyal demokrat mı?
- Atatürkçü mü?
- Halkçı mı?
- Şeriatçı mı?
- Cumhuriyetçi mi?
- Faşist mi?
- Demokrat mı?

(Komünist, sosyalist,devrimci falan olmadığı kesin.Hatta, standart bir anti komünist,solcu ve   devrimci düşmanı.)
Evet, bu sorunun yanıtını Kapıdağ ve Erdek’li vermeli. Karşımızdakinin siyasi kimliği ve gömleği ne?
Yanıt alamıyorum, tanımsız bir siyasi kimlik ve gömlekle mi karşı karşıyayız yoksa akşam yatıp sabah kalktığında, gördüğü rüyanın etkisiyle bir şeylere mi nail oldu acaba!?
Biz yazalım: Kapıdağ ve Erdek,siyasi kimliği ve gömleği olmayan ve ortama göre sürekli bukalemun gibi  renk değiştiren bir varlıkla ya da ‘şey’le karşı karşıya...
Bu durum tekil bir olay değil. Biri kimlik ve gömlek değiştirince, hep birlikte kimlik ve gömlek değişimi başlıyor.
Derdim, tanımsız muhatabıma hakaret etmek falan değil.Bu, defalarca yazdığım ve vurguladığım gibi, ancak siyasette bir ders konusu olabilir.
Ben bu ve benzeri siyaseten tanımsız varlıkları aslında rahmetli Aziz Nesin sayesinde tanımlamıştım: Bunlar, ZÜBÜK’tür ve siyasi yaşamları boyunca ZÜBÜKLÜKTEN vazgeçemezler.
Ahmet Arif’in ‘ADİLOŞ BEBEM’ de dillendirdiği gibi, bu halk, bu ZÜBÜKLERİ  iyi bilmeli ve iyi tanımalı...
Çünkü,bunlar dünümüze ve bugünümüze,geleceğimize  küfredenler, aşımıza, işimize göz koymayı maharet sayanlardır.

DEMOKRASİ VE KÜLTÜRÜ

“Paçavra” sözcüğünün ZÜBÜK’lerin siyasi yaşamında özel bir yeri vardır.
Örneğin, “Gezi protestocuları” ile ilgili Başbakan Erdoğan “çapulcu” sözcüğünü kullandığında da kendimi gülmekten alıkoyamamıştım.
Çünkü, siyaset tarihi ve sosyolojiyi biraz olsun  bilenler, demokrasinin ‘çapulcuların’ işi olduğunu bilirler.(Aslında Erdoğan’da  bir çapulcudur. Sıradan  bir memur çocuğu olarak, 13 yaşında Rize’den İstanbul’a göç etmiş,Kasımpaşa  ortamında yetişmiş,harçlığını çıkartmak için limonata ve simit satmış, amatör spor külüplerinde top koşturmuş,İmam Hatip Lisesi’nde okumuş ve 18 yaşında siyasetle tanışmıştır.)
Tarihsel ve toplumsal terminolojiyi bilmeyenler genelde bu tür çalkantılı vakalarda kaş yapayım derken, göz çıkartmadan edemezler.
Bizim,ZÜBÜK de öylesi işte..
SonKurşun’u bir şekilde aşağılayabilmek için “paçavra” sözcüğünü kullanarak, aslında SonKurşun’u onurlandırıyor.
Yıllar önce, SonKurşun’la ilgili yazdığım bir yazıda, gazetenin kese kağıdına bile basılabileceğini ama boyalı ve afilli gazetelerin,gerçeklerin dile getirilmesi karşısında hiçbir hükmünün kalmayacağını vurgulamıştım.
Hatta,kağıt da bulamazsam, peçeteye yazarım ama yazarım. Olay bu kadar basit..!
Burada ZÜBÜKLER için temel sorun,birilerinin ortaya çıkıp, KRAL ÇIPLAK, demesi ya da yazmasıdır.
Düşünün, göt dışarda göbek dışarda...! 
Diğer varlıklar gibi etten kemikten bir varlık...Yiyor, içiyor, ıçıyor...(Terbiyemizi bozmayalım.)
Toplumsal mücadele tarihinde saltanatları bozan,aristokrasinin maskesini alaşağı eden, işte bu iki sözcüktür: KRAL ÇIPLAK...!
Bu iki sözcük, çapulcuların ve paçavralarının anahtar sözcüğüdür.

BU BİLMEMEK DE DEĞİL..!
BU KARA CEHALETTİR!

Bu “Gezi” olayları sürecinde Başbakan Erdoğan,bir şey daha söyledi: Ayaklar baş mı olacak, diye...(Keza, Erdoğan’ın kendisi aslında “ayak takımı”ndandır ve zamanla ayakken baş olmuştur. Ancak, Aristokrat kültür Erdoğan’ı da vurmuş ollacak ki, civciv misali,içinden çıktığı yumurtayı beğenmez olmuştur. Aynı şekilde, Cemal Öztaylan, yıllanmış bir dondurmacıdır.Namık Havutça, eğitim emekçisiyken hukuku bitirmiş,avukat olmuş bir köylü çocuğudur. Sedat Pekel, klasik bir muhasebecidir.Yani kimse anasından rahmetli Vehbi Koç’un oğlu ya da torunu olarak doğmamış..Burada sorun, çapulcu yani avam ile demokrasinin tarihsel ilişki örgüsürün. Çahulcu yani avam, bu tarihsel ilişki örgüsü içinde demokrasi kültürüyle içselleşerek terbiyelenir, bir anlamda niteliksel bir dönüşümdür söz konusu olan...Bu da ayrı bir yazı konusu...)
Evet, bir gün ama mutlaka bir gün, dünyada ve Türkiye de AYAKLAR BAŞ OLACAK!!!
zübük, bu lafı duyunca,eminim ki, başı ile ayaklarını yoklayacak ve kendi kendine merakla soracak:AYAK BAŞ NASIL OLUR!?
Gülüyorum...
ZÜBÜK zaten bunu anladığında çoktan, davul tozu minare gölgesi...

BU ÜLKE ZÜBÜKLERİYLE 
DE GÜZEL!

Ancak,ZÜBÜK’ün işi gerçekten artık zor..!
ZÜBÜK’ün dünde işi, benim seceremdi,döndük dolaştık,işi yine benim secerem.
Oysa ki, bundan ceza da yedi ama bıkmıyor,yapacak hiçbir şey yok!Çünkü,doktor,böylesi iflah olmaz bir hastaya reçete bile yazmıyor, ben ne yapayım...
Bu kez, mesajında “bir gazetecinrin öldürülmesiyle ilgili bir davada sanık olduğu için..” ifadesini kullanmış.....
Tam tersi, bendaha önce  “ CİNAYETLERİ GÖRDÜM” diye de yazdım.
Ne gördüm diye, herkes seferber bile oldu...
Merak etme, gördüğüm resimlerin içinde sana da düşen  rol vardı. Günü gelir,bu rolleri de yazarım...

KAPIDAĞ,ZÜBÜK’ÜN 
KAYIĞINA BİNMEMELİ

Evet, bindik bir ZÜBÜK’ün kayığına ama bu kayığın vatandaşı da bizi de bir yere götüreceği yok!
BU KAYIKTAN İNMEK GEREK..!
Kayık olmuş, tam bir yayık... Bu yayıktan ayran da çıkmayacağına göre işimiz ne..!?
2009 Mart’ını anımsıyorum ve oyanan oyun gözlerimin önüne geldiğinde gülmeden edemiyorum.
“Karanlık güçlere karşı mücadele veren Deli Yürek”..!
Şahsını Mirzalıoğlu sanan, bir zat-ı muhterem...
Allah’tan o günlerde  “Hürrem ”dizisi  başlamamıştı.Ya başlasaydı!? Kendisini Deli Yürek yerine Sultan Süleyman sansaydı, işte o zaman görün memleketin halini...!

ZÜBÜKZEDE 
OLMAYALIM DA..!

-Mustafa Kemal de kim oluyor, ben varken!!!
-Tayyip, ayağını denk al, Pargalı Cemal Öztaylan’ın tez kellesi vurula...
-Len, Arıcan, kalemi bozuk,  seni Magosa zindanlarında Namık Kemal gibi sürüm sürüm süründürüp, dizdireceğim..
- Yimezler, seni unutmadım  kalbi arızalı çocuk. Tüm erkanı seferber edip, arabanı park ettiğinde  arkana park edip, ‘ohhhşşşşt’ diyeceğim...

DÜN,DELİ YÜREK’Dİ,
BAKALIM YARIN 
NE OLACAK!?

“Şükür, iyi ki Hürrem o zaman başlamamış” demenin hiçbir anlamı yok!
Çünkü, KRALIN ÇIPLAK OLDUĞUNU BİLMENİZ BİLE BİR KURTULUŞ...
Hoş, 2009’dan beri ‘Kral’ adresi şaşırmış durumda.Bu da bir başka tehlike...
2009 Mart seçim sonuçları bilinmesine karşın, günlerce kimse ZÜBÜK’ü makamından çıkartamadı.
- Yüreğimizin delisi, kaybettik!
- Ben kaybetmem!
-Aşa efendim,biz kaybettik...
- Deyyuslar, ben sizin kaybetcenizi biliyordum zaten...
-Efendim, boşaltmamız lazım!?
- Ne zaman doldurduk ki, şimdi boşaltcaz!?
-Doğrudur efendim,hiçbir zaman dolduramadık...
- Geldiler mi!?
-Geldiler efendim ama siz varsınız diye içeri girmiyorlar.O  çıksın,ondan sonra diyorlar...
- Aferin aferin,beklesinler.!
-Da kaybettik efendim.
-Neyi kazanmıştık da kaybettik!?
- Doğru söylersiniz efendim, neyi kazanmıştık ki, kaybedelim...
-Efendim,sizi şöyle bir yana alsak!?
- N’oldu, gelen mi var!?
-Gelen yok, gidecek var efendim...
-Kim gidiyor?
-Siz efendim siz...Ayaklar baş oldu,başlar ayak efendim.
- Ulenn çapulcular iktidar mı oldu!?
-Şimdilik efendim,şimdilik!

REHABİLİTE ETMEK, 
TOPLUMUN GÖREVİ

Sonuç olarak, bizim ZÜBÜK, ülkemizin de bölgemizin de yıllanmış bir gerçeğidir. Bu tür ZÜBÜK’lere inanıp da peşin sıra yürüyenlere Allah yardımcı olsun!
“Kapıdağ Silkelenmeli”derken, işte tam da bu gerçeğin altını kalınca kırmızı kalemle çizdim.
Ne ülke,ne Kapıdağ ne de Erdek, birilerinin oyun alanı değildir. Ya da çocukluğunda bastırılmış egolarını ,güdülerini sahneleme alanı değildir.
Aslında toplum olarak böylesi siyasi kişiliklere ve kimliksizlere yardımcı olmalı ve bu kişileri rahatlatmanın araçlarını bulmalıyız ama bu, bir ülke ya da kent,vatandaşlar olmamalı.

Esen kalın...
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1315