Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • TERÖR, TÜRKİYE’NİN AYAĞINA VURULMUŞ PRANGADIR!

TERÖR, TÜRKİYE’NİN AYAĞINA VURULMUŞ PRANGADIR!


"15 Temmuz`dan sonra terörle mücadelede yepyeni bir yönteme, yepyeni bir yol haritasına girmiş bulunuyoruz. Bu, şudur: Savunmada değil taarruzda olacağız. Nerede, hangi taşın arkasında hangi mağaranın içinde bu alçaklar varsa onları bulup etkisiz hale getireceğiz. Bunu yapmazsak bu tehditle yaşamak mecburiyetinde olmaya devam edeceğiz" beyanı Başbakan Binali Yıldırım’ın Hakkari Otluca Dağ Komando Tugay Komutanlığı ile Çukurca 2. Hudut Tugay Komutanlığı`na  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile birlikte gerçekleştirdiği sürpriz gece ziyaretinden.


Başbakan Yıldırım’ın bu sözleri, bölücü terör ile geçen yılların adım adım sonlandırılmasına yönelik hem siyasi iradenin duruşunu ve kararlılığını ortaya koyması açısından çok  önemli hem de terörle mücadelede yeni bir güvenlik stratejisi belirlenmesi açısından çok önemli.


Kamuoyuna yönelik gerçekleştirilen hemen hemen tüm anketlerde, Türkiye açısından en büyük ve en önemli sorunun ‘terör’ olarak öne çıkıyor olması sürpriz görülmemeli. Çünkü, Türkiye, yaklaşık 40 yıldır bölücü terör ile boğuşuyor ve bugüne kadar sayısız şehit ve gazi verdi. Yüzlerce binlerce sivil vatandaş, yaşamını yitirdi.


Bir  anlamda, terör, Türkiye’nin ayağına vurulmuş prangadır!


TERÖR PRANGASINDAN KURTULUŞ, ÜLKEYİ UÇURACAKTIR!


Ayağımıza vurulmuş bu pranga nedeniyle, yaşadığımız  insan kaybımız yanında  mağdur  olmuş, zarar görmüş yüz binlerce ve milyonlarca  yurttaşımız var. Terör ile yaşamanın bölge insanda yarattığı korku ve endişe, travmanın kısa zamanda telafisi çok zor.


Bununda ötesinde,Türkiye’ye  terörün neden olduğu ekonomik maliyet uzmanlara göre, yıllık 40 milyar ABD doları civarında!


Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban, 1978-2011 yılları arasında gerçekleşen terör saldırısının maliyetinin 173 milyar 400 milyon TL olduğunu dile getirerek, “Bu rakamlara bakıldığında 27 yıllık PKK terörünün ülke ekonomisine doğrudan maliyeti 550 milyar lirayı bulmaktadır. Terörle mücadele için harcanan 296 milyar 382 milyon TL, AB ülkelerinin gerisinde kalmamızda da büyük etkendir. Yaklaşık 300 milyarlık bu ek maliyet Türkiye’nin iktisadi büyümesi için kullanılmış olsaydı, Türkiye şu an ekonomik anlamda dünyanın önde gelen devletler arasında yerini rahatlıkla alırdı” demekte.


Terörün neden olduğu ekonomik maliyetin kaynak olarak ülkeye ve halka  hizmet ve yatırım olarak dönmesinin yaratacağı   rahatlama, kalkınma ve refah ise ülkeyi ve milleti uçuracak türden! Bu sonuçlar bize, ülkenin onlarca yıldır ayağına vurulmuş pranganın, nedenselliklerini de veriyor.


Cumhurbaşkanı Erdoğan ve başbakan Yıldırım, ‘çözüm süreci’ konusunda  devlet ve iktidarın aynı hataları yinelemeyeceğini ve çözüm konusunda muhatabın Kürt halkı olacağını, bölgede kanaat önderleri ve STÖ’lerin temsilcilerini muhatap alacaklarına dikkat  çekip, aylar önce yol ayrımına dikkat çekti.


 Bu önemli ve doğrudur!


TÜRKİYE,KÜRTLERLE VE ALEVİLERLE SORUNLARINI ÇÖZEBİLMELİ!


Türkiye, dünden bugünlere taşınmış, etnik ve mezhep sorunlarının devlet, siyasi iktidar, siyaset, sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan, içeride ve dışarda birilerinin  yıllardır tepe tepe kullandığı  alanları ‘yumuşak karnı’ olmaktan çıkartıp, sorun ve sıkıntılarla cesaretle ve demokratik açıdan yüzleşip, aşmak ve çözmek zorunda.


Bu, onlarca yıldır, kanayan bir yara haline gelmiş getirilmiş, Alevilerle ilgili sorun ve sıkıntıların aşılması ve çözümü için de daha fazla ertelenemez bir zorunluluk!


Çünkü, Kürtler ve Alevilerin yaşadığı etnik ve mezhepsel sorun ve sıkıntıları demokratik açıdan çözemediğimiz içindir ki, başta ABD  ve İsrail ve  Avrupa Birliği ülkeleri, bölgesel ve uluslararası istihbarat örgütleri ‘yumuşak karnımız’ durumundaki etnik ve mezhepsel sorunları kaşımakta, terörize edebilmekte, Türkiye’yi yürüdüğü yoldan alı koyabilmektedir.


Terörle mücadele bir devlet sorunudur ve güvenlik güçlerinin işidir! Ancak, kendi içimizde etnik ve mezhepsel sorunları siyasi, demokratik  ve , hukuksal zeminde çözmek  devletin ve güvenlik güçlerinin teröristle mücadelesini kolaylaştıracak en önemli yöntemdir. Türkiye, sadece güvenlikçi bir anlayışla ve güvenlikçi politikalarla bu sorunları çözemez!


İÇ TOPHLUMSAL SORUNLARINI ÇÖZEMEYEN ÜLKE EMPERYALİZME YEM OLUR!


Türkiye’nin terörle mücadelesinde gözden kaçırılmaması gereken en önemli unsur, terörün dış bağlantıları ve ilişkileridir. Küresel güç ve çıkar odakları, Türkiye’ye karşı demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı gibi kavramları kullanarak, bu kavramlar üzerinden Kürtler ve Alevileri kışkırtarak, Kürtler ve Aleviler üzerinden oyunlarını sahnelemekte, dayatmalarda bulunmakta, ülkeyi ve milleti bölmeye çalışmakta.


Ülkemizde  son yıllarda yaşanan olaylar, terörist eylemler, devlet ve toplum nezdinde, hem terör örgütlerinin  maskelerinin düşmesine hem de terör örgütlerini kullanan küresel güç ve çıkar odaklarını deşifre etmiş durumda. Bu, devlet, siyasal iktidar, siyaset ve toplum nezdinde tarihsel bir yol ayrımı ve  kazanım olarak görülmeli.


DEVLET AKLI MİLLET AKLIYLA KUCAKLAŞMALI!


Bugün ülkemizde hemen herkes ,  HDP/PKK terörünün arkasında başta ABD/CIA ve NATO,  İsrail/ MOSSAD, AB ülkeleri  olduğunu biliyor ve dillendiriyor.


Bugün ülkemizde hemen herkes,  Kuzey Suriye’de  PYD/ YPG’nin HDP/PKK’nın uzantısı olduğunu tüm bu terör örgütlerinin arkasında yine başta ABD/CIA,NATO, İsrail/MOSSAD, AB ülkeleri  olduğunu biliyor ve dillendiriyor.


Bugün ülkemizde hemen herkes, Irak ve Suriye’de devletleşmiş  DAEŞ terör örgütünün  yine ABD/CIA’nın, NATO’nun, İsrail/MOSSAD’ın ve AB ülkelerinin oluşturduğu bir terör örgütü olduğunu biliyor ve dillendiriyor.


Fetullahçı terör örgütünü yazmama ve kimlerin organizasyonu olduğunu ve yönlendirdiğini yazmamıza bile gerek olduğunu sanmıyorum. Mal ortada ve sahipleri belli !


Onlarca yıldır muhatap edildiğimiz  terörün turnusol  kağıdı ,Türkiye’nin devleti ve iktidarı ile ulusal bağımsızlığını ve milletin egemenliğini sağlama  yönünde attığı ve atacağı her  ‘milli’ ve ‘yerli ‘ adımdır. Demokratikleşmedir.


Türkiye, devleti ve milletiyle, bu tarihsel fırsatı kaçırmamalıdır!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 340