Bugün: 17.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • TAŞIN ALTINA ELİNİ KİM KOYACAK..!?

TAŞIN ALTINA ELİNİ KİM KOYACAK..!?


Balıkesirspor ve Bandırmaspor şehrin takımı. Biz arzu ederiz ki; hem Balıkesirspor hem Bandırmaspor en üst ligde oynasın. Akhisar Belediyespor, yıllarca süper lige tutuldu. Balıkesirspor, ilk süper lige çıktığında ben yeni büyükşehir belediye başkanı olmuştum. Balıkesirspor’un idaresini bize bırakın dedik. Süper Lige ilk çıktığınızda federasyondan yüklü bir para alıyorsunuz. Eğer bu kaynağı iyi değerlendirirseniz burada kalıyorsunuz. Büyük bir reklam fırsatı, ekonomiye katkı sağlıyor. Maalesef o zaman biz öyle yaptık böyle yaptık diyerek teslim etmediler. O sezon kasaya 84 milyon para girmiş. Çıkan para 124 milyon para harcanmış. 40 milyon lira açık var. Dolaylı yollardan rica ediyoruz yatırımcılara. Sağ olsun birçok işadamı sahip çıktı. Borç boyu aşınca yönetilemeyecek hale geldi. Balıkesirspor’a Edip Uğur’un verdiği desteği hiç kimse vermemiştir. 10 yıldır sponsor olduk. En fazla desteği sağladık. Borç yükünün fazla olması idarecileri zora sokuyor. İlk çıktığında parayı akıllı harcasaydınız Akhisar Belediyespor gibi ayakta kalırdınız.”

Bu beyan büyükşehir belediye başkanı Uğur’un sözleri ve geçtiğimiz hafta Balıkesir TV 100’de gerçekleştirdiğimiz ‘Basın Ekspres’ programının konuğu büyükşehir belediye başkanı Ahmet Edip Uğur idi.


Program öncesi ve  programın reklam aralarında temel sohbetimiz  Balkes ve Banban’dı. Program bittikten sonra bile konu ile ilgili yorumlar ve başkan Uğur’un beyanları hala tartışma konusu olmaya devam ediyordu.

BANDIRMASPOR ŞAMPİYON ile ilgili görsel sonucu


ULUSAL BİR SPOR POLİTİKAMIZ VAR MI!?

BAL KES ile ilgili görsel sonucu

Ben, ülkemizde spor konusunun, tüm branşları kapsayacak şekilde sağlıklı bir zeminde akılcı ve bilimsel olarak konuşulup, tartışılabildiğine inanmıyorum. Kuşkusuz, bu büyükşehir için de , ilçeler hatta kırsal mahalleler  içinde geçerli ,objektif bir gerçek. Bunun temel nedenini ise ulusal bir  spor politikamızın oluşmamasına, oluşturulamamasına  bağlıyorum.


Bu konu, doğal olarak, zaman zaman Güney Marmara ve Bandırma’da da spor camiasının da spor kamuoyunun da konusu oldu. Bu konudaki tartışmaları ve sorgulamaları alevlendirenin  ise genel olarak temel de başta profesyonel futbol takımları ve kulüpler olduğunu vurgulamalıyım.


KAPİTALİZM  VE  SPOR..!

BEST BASKETBOL ile ilgili görsel sonucu

Bu durum, kapitalizmin bir dayatması ve gerçeğidir.  Kapitalizm de, yaşamın tüm alanlarında öne çıktığı gibi spor da ticari bir alandır ve sportif branşlar ya da kulüpler kapitalist üretim ilişkilerinin egemen olduğu ülkelerde  hızla  ticari açıdan sektörleşerek, paranın hükümranlığı altına girer.


Sosyal devlet anlayışının gelişmesi ve sportif alanların  çeşitlenerek tabana yayılması ile birlikte   ise Türkiye ile gelişmiş ülkelerde  toplumun spora olan ilgisi ve katılımı ciddi farklılıklar sunuyor bizlere. Yani kapitalizmi ve parayı da zorlayan sosyal faktörler devreye giriyor.


Örneğin; Sportune sitesinin hazırladığı La Liga ekipleri bütçe tablosunda; Real Madrid 515 milyon avro, Barcelona ise 509 milyon avro ile listenin başında gelmesi sürpriz olmadığı gibi  Fenerbahçe Kulübü Olağan Mali Genel Kurulu`nda, Fenerbahçe Kulübü Denetleme Kurulu Üyesi Doğan Yeşin, 2015 yılı gelirler toplamının 214 milyon 807 bin 901 TL. olması da şaşırtıcı ve sürpriz değildir.

bALIKESİR MAHALLE LİG ile ilgili görsel sonucu


MAKASI KAPATMAK LAFLA OLMAZ..!

BANVİT BASKETBOL ile ilgili görsel sonucu

Onun için Türkiye’de spor gerçeği ile profesyonel kulüplerin  ve takımların spor gerçeğinin ayrı  ele alınması, değerlendirilmesi ve tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Olimpiyatlara  talip olan Türkiye,bu yönüyle acı bir ulusal gerçekle tanıştı.


Örneğin, 74 milyonu aşan nüfusunun yüzde 30’a yakını 12-24 yaş grubunda olan Türkiye’de Kasım 2011 itibarıyla resmi verilere göre toplam lisanslı sporcu sayısı 1 milyon 915 bin 994 kişi. Faal sporcu sayısı ise sadece 222 bin 553. Bu verilere göre Türkiye’nin nüfusuna oranla toplam sporcu sayısı yüzde 2,5 ve faal sporcu sayısı ise yalnızca binde üç düzeyinde…


Yine,2011 yılına göre, Almanya’da bir spor kulübüne üye olan 20 milyonu aşkın insan bulunurken, toplam sporcu sayısı da 24 milyona yaklaşıyor. Bu rakam İtalya’da 14 milyon, Fransa’da 13 milyon kişiyi aşıyor.


Keza, Başbakan Binali Yıldırım’ın Balıkesir ziyaretinde dikkat çektiği rakamlar ortada ve Yıldırım, halka hitabında “ 2002 yılında Balıkesir`de lisanslı sporcu sayısı 3 bin 700 civarındaydı. 28 yeni spor tesisi yapıp Balıkesir`e kazandırdık. Bugün lisanslı sporcu sayısı 61 bine çıktı.”diyerek, büyükşehir nezdinde  yaşanan gelişmeye dikkat çekmişti.

dURSUN MİRZA FUTBOL TURNUVASI ile ilgili görsel sonucu


KARESİ BASKET TAKIMINI  KUTLUYORUM..!

dURSUN MİRZA FUTBOL TURNUVASI ile ilgili görsel sonucu


Geçtiğimiz hafta sonu da Karesi Basketbol, Kurtdereli Spor Salonu`nda konuk ettiği Antalyaspor`u 68-56 yenerek Türkiye Basketbol 2.ligine veda ederek, 1.lige terfi etti. Büyükşehir de BEST ve Karesi basket takımı ile birlikte Bandırma’da BANVİT baskette devler liginde mücadele veren üçüncü ekip oldu. Şampiyonluk maçında büyükşehir belediye başkanı Uğur ile  Karesi belediye başkanı Yücel Yılmaz ve kulüp yöneticilerinin takımları ve taraftarlarıyla sergiledikleri birlik ve bütünlük muhteşemdi. Öncelikle  başkan Uğur ve Yücel’i ve Karesi basket takımını başarılarından dolayı içtenlikle kutladığımı belirtmeliyim.


Kuşkusuz, büyükşehir merkez, ilçeleri ve kırsal mahallelerinde sporun tabana yayılması, amatör ve profesyonel spor kulüplerinin kuruluşunun artarak, sporun tüm branşlarında bölgesel ve aktif bir hareketliliğin sağlanması, sportif alt yapı eksikliklerinin yeni yatırımlarla hızla giderilmesi sadece futbol da değil, sporun tüm branşlarında başarılı sonuçları beraberinde getirecektir.

Ne ekerseniz onu biçersiniz ve doğal olan budur!

YÜCEL YILMAZ SPOR ile ilgili görsel sonucu

SPORTİF SORUNLAR BAŞKANLARI AŞIYOR..!

YÜCEL YILMAZ SPOR ile ilgili görsel sonucu

Ancak, bu beraberinde amatör ve profesyonel spor kulüplerinin kaçınılmaz olarak ekonomik sorunlarını ve sıkıntılarını beraberinde getiriyor ve gözler yine doğal olarak bir anda büyükşehir ile ilçe belediyelerine çevrilmesine neden oluyor. ’Belediye başkanı taşın altına eline sokmalı’ düşüncesi ve arzusu, beklentisi  ön plana çıkıyor. Örneğin, büyükşehir de Edip Uğur, Bandırma’da Dursun Mirza, bir anda kişi olarak hedef oluyor, belli çevrelerce çarmıha gerilip, acımasızca hırpalanıyor. Ya da kulüplerde başkanlığı üstlenmiş veya yönetimde sorumluluk almış isimler acımasızca çekiştiriliyor.


Siyaset ile spor, yerel yönetimler ile spor arasındaki ilişki dengesini sağlıklı bir biçimde kuramamış bir toplumuz. Ayarsızlıklar ve akort bozukluğunun ana nedenlerinden sadece bir tanesi bu..! Tabiri caiz ise ‘taşın altına elini sokmak’ da dert sokmayan açısından da olay bir dert haline getiriliyor. Hedef olmamak,  yıpranmamak ,parasıyla rezil olmamak için çok kişi  sorumluluk almaktan imtina eder hale geliyor.


Oysa ki, 82 darbe Anayasasının 59.maddesinde şu hüküm yer alıyor: Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.


Bu bireysel ve toplumsal gerçeğin Anayasal bir hüküm ya da laf olmaktan çıkartılarak vücut bulması için yani ‘taşın altına elin sokulması’ asli sorumluluğunun gerçekleşmesi için  öncelikle devlete ve siyasal iktidara büyük sorumluluk düşüyor…


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 106