Bugün: 24.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • SORUNUN KAYNAĞINA YÖNELMEK..!

SORUNUN KAYNAĞINA YÖNELMEK..!


16 Nisan referandumu sonrası büyükşehir basın-yayın organları içerisinde en ilgi  ve dikkat çekici  değerlendirmeyi yapan gazetelerin başında ‘ Gazete Merhaba’ geldiğini  belirtmeliyim. Semra Aman Akyürek, Kamil Akyürek ve sevgili dostum İsmail Koca’nın referandum ve özellikle de Balıkesir  de referandum  sonuçlarına yönelik  köşe yazılarını ve değerlendirmelerini ilgiyle okuyup,  irdeledim.

Özellikle Koca’nın ‘ Edip Ağa ve kuşları ile  Yeşil  Vadi savaşı” gerçekten hoş ve Balıkesir nezdinde AK Parti’de olup bitenlerin bir nebze anlaşılabilmesi açısından okunması gerekli bir yazı olduğuna inanıyorum. Geçtiğimiz günlerde de Balıkesir Postam gazetesinin köşe yazarlarından M.Ayaşoğlu’nun  referandumla ilgili yazısındaki ironik yaklaşıma  yazımda göndermede bulunmuştum.

Öncelikle belirtelim: Kentinizin basın-yayın organlarını, sahiplerini, basın emekçilerini ve köşe yazarlarını  gerçekten önemsemek, sahiplenmek ve takip etmek zorundasınız. Mesleki yaşamımda bir çok kez konu kentlerindeki basın ve yayın organları, gazeteciler ve köşe yazarları olduğunda  üst düzey idarecilerin, bürokratların, yerel yöneticilerin ve meclis üyelerinin, milletvekillerinin, parti başkanları ve yöneticilerinin ‘kibirli’ ve ‘ukala’ tavır ve davranışlarına tanık oldum. Vazgeçtik yaygın basın-yayın organlarından  bir çoğu günlük yerel basın-yayın organlarına yabancı ve okumuyor, takip etmeyi bile kendisi için adeta zul sayıyor.

Şaka falan değil!

BALIKESİR BASIN-YAYIN DÜNYASINI ÖNEMSEMELİ..!

Ben halen bir çok vekilimizin büyükşehir nezdinde hala bir çok gazetenin bile ismini  bilmediğine, yerel gazetelerin sayfasını bile çevirmediğine, gazeteci ve yazarlarından bi haber olduklarına şaşırarak tanık oldum.  Kimse internete  sığınmasın..!

Örneğin, Bandırma da bir  belediye başkanının görev yaptığı beş yıl boyunca masasındaki bilgisayarın düğmesine bile basmadığına şahidim. Çünkü, bilgisayar kullanmayı bilmiyordu ama Balıkesir’in en gelişkin ilçesinin şehr-i eminiydi.. Bir diğer belediye başkanı ise yönetimine yönelik basın da çıkmış eleştirileri kolayından savuşturabilmek için ‘ben zaten yerel basını okumuyorum ki, yazsalar ne olur’ derken, öfke ve kinle  gazetenin ve gazetecinin ümmüğünü sıkabilmenin arayışını sergiliyordu.

Mesleki yaşamlarında ister bürokrat isterse seçilmiş olsunlar, meslektaşlarım , ne yazık ki, geleneksel olarak  sergilenen ‘kibir’ ve ‘ukalalık’lara  bugüne kadar  bir çok kez  tanık olmuşlardır. Eminim ki, bundan sonra da olacaklar…

Oysa ki, kibir ve ukalalığı besleyen cehalettir ve aç egolardır..!

SORUNLARI KİŞİSELLEŞTİRMEDEN YÜRÜMEK..!

Dikkat edin, referandum süreci ve sonuçlarına yönelik  büyükşehir basın-yayın organlarında öne çıkan değerlendirme ve yargılarda  gazeteciler ve köşe yazarlarının en çok dikkat çektiği  şey  ‘kibir’ ve ‘ukalalık’tır..!

Şimdi, basınımızda  yapılan değerlendirmeleri  kıstas aldığımızda göre, şöyle sormak ve olayı anlaşılmaz olmaktan çıkartmak gerekiyor:

-              ‘Kibirli’ ve ‘ukala’ olan büyükşehir belediye başkanı Edip Uğur mudur, milletvekilleri Aydınlıoğlu-Kırcı-Bostan-Poyrazlı mı, il başkanı ya da ilçe başkanları mı yoksa ilçe belediye başkanları mıdır?

               

-              Sonuçta Balıkesir’de referandum sonuçları üzerinden birilerine ya da birisine fatura keseceğiz ya, hangisine kesmeliyiz?

               

İl başkanı Demiraslan, “biz çok çalıştık” açıklamalarında bulunurken, milletvekillerinden, belediye başkanlarından ve ilçe başkanlarından ‘tık yok ve şimdiye kadar bir tek büyükşehir belediye başkanı Uğur, “Herkes bir yerlere fatura kesmeye çalışıyor. Kimisi teşkilatlara bağlıyor, kimi de belediyelere bağlıyor. Bu sonuçtan sonra siyasi partiler kendini gözden geçirecek. Nasıl bir ders çıkarmam lazım diye düşünecek. Bu yerel bir konu değildir” diyor.

               

“Bu yerel bir konu değildir” derken yılların siyasal birikime ve deneyimine sahip , parti de genel merkez düzeyinde sorumluluklar almış, milletvekillikleri yapmış ve üç yıldır büyükşehir belediye başkanlığı görevini sürdüren Uğur, acaba gerçekten neyi kastedip, görmemiz  ve gerçeği anlayabilmemiz için  için  nereyi işaret ediyor?

Koca, yazısında bu sorunun yanıtının kıyısı kenarında dolanırken, Akyürek başkan Uğur ile ilgili ‘bu hata ne ki  daha neler var neler’ ifadeleriyle merakımızı kamçılarken  referandumun kentsel  ve rakamsal sonuçları üzerinde sek sek oynamaya devam mı edeceğiz yoksa  AK  Parti açısından büyükşehirdeki siyasi  başarıların, sonuçların ve kurulu dengenin dengesizliğe evrilmeye başladığı  süreci takip ederek gerçeğin kendisiyle mi cesaretle yüzleşip, hesaplaşılacak, bunu  hep birlikte göreceğiz.

BALIKESİR SİYASİ DENKLEMİNİN MERKEZİNDE BÜYÜKŞEHİR VAR..!

Ben, Ak Parti açısından  Balıkesir nezdinde miladın 2014 Mart yerel seçimleri öncesinden başlayarak 2015 Haziran ve Kasım milletvekilleri genel seçimlerinde   aday belirlemelerle başladığına ve derinleştiğini düşünüyorum. 2014 Mart yerel seçimleri öncesi Uğur’un büyükşehir belediye başkanlığına aday olması AK Parti açısından başarılı bir operasyon olarak kabul edilebilir ve sonuç, siyasi başarı zaten ortada.

Ancak, Uğur’un milletvekilliği ve parti içi üst düzey sorumluluklardan ayrılarak  büyükşehire geçişi ile birlikte Balıkesir’in milletvekilliği noktasında temsili ve yerel ile merkez arasında  dengenin  gözetilmesi ve siyasi başarıların sürekliliğinin sağlanmasında tarihsel  ve siyasi açıdan toplumsal bir siyasi ayraç teşkil eden 2015 Haziran ve Kasıl seçimleri öncesi ve sonrasında milletvekilliği aday belirlemeleri ve teşkilat yapılarının organizasyonu noktasında  filmin koptuğuna inanıyorum.

Filmin koptuğu yerden  yeniden bağlanması (çocukluğumuzda sinemalarda çok yaşamışızdır)  ve devamının sağlanması gerekiyor…Siyasi açıdan büyükşehir belediyesi gerçeğini ve önemini anlayamadığınız sürece bugün AK Parti de yaşananları, Balıkesir gerçeğini anlayabilmeniz mümkün değildir. İşte, bu 17 Nisan da gazetemizin Balıkesir de referandum sonuçlarından hareketle  partinin şapkayı  öne koyup, sonuçları sorgulama, muhakemesinin kaçınılmaz olduğu noktadır!

AK PARTİ DE GÜÇ VE ROL KAPMA SAVAŞI MI?

Balıkesir büyükşehir nezdinde, ister kabullenin ister kabullenmeyin,  siyasi merkez, büyükşehirdir. Siyaset ve sosyal yaşam, büyükşehir gerçeği etrafında gelişip, şekillenir. Bu olanakları mali kaynakları, hizmet ve yatırımları, projeleri , yetişmiş insan gücü ile devasa bir organizasyondur.Bu organizasyonun başını ve yönetimini  şu veya bu şekilde görmezden gelerek, ne 2014 yerel seçimleri öncesi Uğur’un adaylık projesinin anlamını ne büyükşehir beledi başkanı olarak ortaya koyduğu eforun mahiyetini anlayabilirsiniz. 16 Nisan büyükşehir sonuçları üzerinden şu veya bu kişiye fatura kesme yarışına girenler, genel sonuç üzerinden  yerel sonucu  unutturmaya çalışarak, sonuçtaki rolünü geçiştirmeye çalışanlar, AK Parti’nin Uğur ile başlangıçta geliştirdiği siyasi projeyi anlamakta  ya güçlük yaşamakta ya da bilerek veya bilmeyerek farklı hesapların figüranlık rolünü üstlenmekteler.

2015 yılı Haziran ve Kasım genel seçimleri öncesi ve sonrasında  Balıkesir nezdinde AK Parti de bir doku uyuşmazlığı yaşandığı artık kamuoyunun aşina olduğu, dillendirilen  bir gerçek. Balıkesir nezdinde parti nezdinde bir akort bozukluğu yaşanıyor ve ortaya çıkan sesten yani  kakafoniden herkes  rahatsız. Balıkesir nezdinde  AK parti açısından siyasetin yeniden dizayn edilmesi ve yenilenmesi gerektiğini düşünüyorum ki, bu kamuoyunda herkesin beklentisi…

Geçmiş yıllarda milletvekilliği adaylığı ve sıralama konusunda Bandırma’da yaşanan ve  siyasetin duayenlerinin çok iyi bildiği bir olay vardır.Güney Marmara ve Bandırma adayları birbirini yerken Balıkesir, istediği gibi listesini hazırlar ve yoluna devam ederdi. 2015 yılı genel seçimlerinde bu kez Balıkesir nezdinde yaşanan aday rekabeti ve karmaşasını Ankara iyi değerlendirdi ve  Ak Parti de, CHP  de, MHP de bu sorunu ve sıkıntıyı  o gün bugündür  farklı boyutlarda yaşıyor.

Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 29