Bugün: 28.06.2017

SON KURŞUN VE BANDIRMA!


2014 yılında, 17 Eylül  Bandırma’nın düşman işgalinden kurtuluş gününde yazdığım bu makalenin üzerinden  iki yıl geçmiş. O güne kadar da kurtuluş günü adına ortada bir şey yoktu, bugün de yok! Neyse, yorum yaparak, Beyzadelerin yani oligarkların  keyfini kaçırmayalım ve iki yıl önce yazdığım makaleyi yorumsuz, okurların takdirine bırakalım.

 

“Balıkesir ve bölgesinin, bir başka ifadeyle  Güney Marmara’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 92. yıldönümünü kutluyoruz.

 

17-18 Eylül tarihleri düşmana son kurşunların atıldığı, son çarpışmaların yaşandığı ve denize döküldüğü  Tarihler. Bugünün  Bandırma, Edincik ve Erdek için tarihsel önemi büyük.

 

92 yıllık kurtuluş tarihimizle ilgili tarihsel, kültürel, sanatsal çalışmalar bugüne kadar bir elin parmakları kadar bile  değil. O bir elin parmakları arasına ben de giriyorum. Bandırma ve bölge tarihiyle ilgili MYSİA’nın dışında Sarı Paşa ve ÇALOBA BOZKURTLARI isimli üç kitapla bu süreç de yerimi aldım. Bu alanda üretkenlikte bulunmuş, tek satır yazmış, bir fırça sallamış kimler varsa, hepsini kutluyorum.

 

Konumuz bu değil…

 

Bandırma Belediyesi ile Erdek Belediyesi yanı sıra bölge belediyelerinin kurtuluş programlarını inceleyebildiniz mi bilemiyorum.

 

Resmi törenlerin, protokol buluşmalarının, tebriklerinin, konuşmalarının dışında ülkeyi koyduk bir yana bölgenin ve kentlerimizin kurtuluşları konusunda genelde şekillendirilmiş kurtuluş programları  üç aşağı beş yukarı aynı…Bir anlamda kentlerin adı değişse de kutlamalar  fotokopi ruhlu…

 

Birine Yaşar, Leman San diğerine Hande Yener veya Manga geliyor. Kentlerimizin belediye başkanları ya da siyasal partileri beni fazla ilgilendirmiyor. Beni gün geçtikçe öne çıkan deforme ve dejenere kılınmış  kurtuluş programlarıyla öne çıkan  anlayış ilgilendiriyor ve aşırı derecede de rahatsız ediyor.

 

Olayın rahatsızlık veren boyutu ne, ora bakalım.

 

Birincisi, kurtuluş gününün, günümüzde sadece ŞENLİK  boyutuyla öne çıkması günün önemini anlamsızlaştırıyor.

 

İkincisi, günün tarihsel ve milli(ulusal da diyebilirsiniz) boyutu, ruhu gün geçtikçe silikleşip, fuluğlaşırken, anlamını ve önemini kaybediyor.

 

Üçüncüsü, özellikle genç nüfusla  tarihimizin yakın dönemiyle ilgili sıcak ilişki ve köprüler kurulamadığı için tarihsel ve milli bilinç  dumura uğruyor. Günün öneminden çok, kurtuluş gününe hangi rock ya da pop şarkıcısının getirileceği önem kazanıyor.

 

Aynı Bandırma Kuş Cenneti ‘Uluslararası’ ‘Kültür’ ve ‘Turizm’ Festivalleri gibi…Çünkü, Festivalin başlangıçta  yüklendiği ne değer var ise yıllar içinde el ve gönül birliğiyle örselendi, tüketildi. Ortada kala kala bugün sadece ŞENLİK havasına uygun hangi   ses sanatçılarının getirileceği, taşınacağı var.

 

Peki, ne yapılmalı?

 

Ben özellikle bu konuda MHP’nin somut önerileriyle ön açıcı olması gerektiğine inanıyorum ama ‘tık’ yok!

 

Dün, MHP’den Belediye Meclis üyeliği görevinde de bulunmuş Adnan Tuksal’la bu konuyu  biraz irdeledik. Onunla benzer kaygı ve endişeleri paylaşıyoruz.

 

Birincisi, kurtuluş günümüz hepimiz için bir şenlik günüdür ama.. İşte bu ama’nın içinin el birliğiyle akılcı bir şekilde, tarih ve kültür bilinciyle doldurulması gerekiyor. Örneğin,  Bandırma ya da Erdek de bu var mı, hayır, yok!

 

İkincisi, bu günün içinin anlamına uygun olarak doldurulması yetmez.. İçini dolduranların günün tarihsel  anlam ve önemine uygun bu tarihsel gerçeği halkla paylaşmasının önü açılabilmeli. Bunun onlarca yol ve yöntemi var.. Örneğin, eski Bandırma ya da Erdek resimleri, anılar, tanıklıklar, konferanslar, seminerler,vs…

 

AYYILDIZTEPE KAN AĞLIYOR!


Üçüncüsü, düşmanla son  çarpışmalar Ayyıldıztepe’de oldu… Ayyıldıztepe’nin hali ortada. Tepesinde SonKurşun Anıtı, adam gibi bir çıkış yolundun yoksun. Anıt etrafı düzensiz ve bakımsız. Anıtın kendisi bakıma muhtaç!.. Kurtuluş günlerinde  Ayyıldıztepe’nin zirvesine Anıta çıkıp, pilav yiyip ayran içiyoruz ya.. Aşağısına bakın! Bir tarafında yanan çöplük, bir tarafında kerhane, bir tarafında taş ocağı, bir tarafında şlam…Afiyet olsun!


 BİR YANINDA KERHANE ÖTE YANI ÇÖPLÜK!


Ayyıldıztepe; ülkenin,bölgenin ve kentin tarihsel açıdan onuru kabul edilerek, koruma altına alınıp, yapılacak düzenlemelerle halkın kullanımına açılmalı..Ayyıldıztepe, ayıplarından kurtulabilmeli.Adam gibi bir yolu olabilmeli.Ağaçlandırılıp, bir mesire,spor,yürülüş alanı haline getirilmeli.


 20 MİLYONU PAZARA GÖMENLER ANITI TAMAMLAYIN!


Dördüncüsü, Bandırma Belediyesi eski Başkanı Hasan Sur döneminde 1972 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir Plancılığı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Gündüz ÖZDEŞ`e projesi hazırlatılan SonKurşun Anıtı, 1974 yılından bugüne aradan yıllar geçmiş olmasına karşın amacına ve aslına uygun hala tamamlanamadı.


Ayıptır, günahtır!


Kurtuluş günleri için bugüne kadar  şantöz dansöz uğruna milyarlar havaya savrulacağına bu Anıt bugüne kadar adına layık şekilde bitirilebilirdi. Bu alana yönelik ilgiyi artırmak amacıyla bu alanda bir Kuvayı Milliye Müzesi açılabilir, sosyal tesisler yapılabilirdi.

 

Sevgili Tuksal’la kurtuluş günümüzle ilgili gerçekleştirdiğimiz bu düşünsel sörfle  ilk  aklımıza gelenler bu duygu ve düşünceler oldu. Bu duygu ve düşüncelerimizi sizlerle paylaşalım istedim…

 

Kurtuluş günümüz kutlu olsun.

 

Esen kalın…”

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 289