Bugün: 18.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • SEN BİR DARBECİSİN KILIÇDAROĞLU..!

SEN BİR DARBECİSİN KILIÇDAROĞLU..!


17 Aralık 1948  Tunceli doğumlu olan Kemal Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2010 tarihinden beri CHP genel başkanlık görevini sürdürmekte.Bir tapu memuru Kamer  Bey ve ev hanımı Yemuş Hanım`ın yedi çocuğundan dördüncüsü olan Kılıçdaroğlu Karabulut olan soyadını, köyde herkesin aynı soyadını taşıması nedeniyle banın isteğiyle 1950’de Kılıçdaroğlu olarak değiştirdi. Yükseköğrenimini yapmak için girdiği Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden (şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden) 1971 yılında mezun oldu.


Lisans öğrenimini tamamladığı 1971 yılında girdiği hesap uzman yardımcılığı sınavının ardından Maliye Bakanlığı′nda göreve başladı. Daha sonra hesap uzmanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, bir yıl Fransa′da kaldı. Hesap uzmanlığını 1983`e kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğü`ne atandı. Burada önce daire başkanı olarak görev aldı, daha sonra aynı kurumun genel müdür yardımcılığını yaptı.


1991 yılında Bağ-Kur′a atandı. Burada genel müdürlük yapan Kılıçdaroğlu, 1992 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü′ne geçti. Daha sonra kısa bir süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı′nda müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı.


ECEVİT, KILIÇDAROĞLU’NUN VEKİLLİĞİNİ ENGELLEDİ..!


1994 yılında Ekonomik Trend dergisi tarafından "Yılın Bürokratı" seçildi. 1996 yılında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Necati Çelik tarafından görevden alındı. Mahkemeye giderek yürütmeyi durdurma kararı, temyiz üzerine de Danıştay Genel Kurulu`ndan yine yürütmeyi durdurma kararı çıkartmasına rağmen Temmuz 1997`ye kadar görevine başlatılmadı. 1999′da kendi isteğiyle SSK Genel Müdürlüğü′nden emekli oldu.


Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu′na başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesi`nde de bir süre ders verdi. Daha sonra Türkiye İş Bankası′nda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.


SSK Genel Müdürlüğü′nden emekli olduktan sonra adı "DSP′nin yıldızları" arasında anılan Kılıçdaroğlu,1999 Türkiye genel seçimleri`nde Genel Başkanlığını Bülent Ecevit`in yaptığı Demokratik Sol Parti`den (DSP) milletvekili adayı olacağı belirtildi ancak Ecevit tarafından aday gösterilmedi.


Bir süre Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği′nin genel başkanlık görevini üstlendi. Sadece iki partinin meclise girebildiği 2002 Türkiye genel seçimleri`nde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. 2007 Türkiye genel seçimleri`nde tekrar CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girdi.


KILIÇDAROĞLU, DARBECİLERLE HEP BARIŞIK OLDU!


Burada nokta koyalım. Bürokrat olarak çalıştığı yıllar içerisinde Kılıçdaroğlu, 27 Mayıs askeri darbesi gerçekleştiği zaman 12  yaşında, 12 Mart darbesi 1971  askeri darbesi gerçekleştiğinde ise  23 yaşında çiçeği burnunda bir hesap uzmanı  olarak Maliye  Bakanlığı’nda çalışan bir bürokrattı.12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerçekleştiği yıllarda da aynı görevi sürdürüyordu.


‘Google amca’ya göre, Kılıçdaroğlu, ülkeyi sarsan her üç askeri darbe döneminde de  bürokrat olarak görevi başında idi ve politik düşünceleri, inancı nedeniyle (en azından benim önümdeki kişisel bilgilerine göre) bir kez olsun darbecilerin hışmına uğramadı,(solcu, Atatürkçü, demokratik solcu ya da  sosyal demokrat, alevi olduğu bilinmesine karşın ) kimse kapısını çalmadı!


Böylelerine genel olarak  sol’da ‘tatlısu solcusu’ ya da Orhan Pamuk’un tanımlamasıyla ‘muhallebi solcusu’ dendiğini de belirtelim.99 milletvekilliği genel seçimlerinde Ecevit’in Kılıçdaroğlu’nun DSP’den milletvekili adayı olma isteğini  ret etmiş olması da manidar karşılanmalı.


KILIÇDAROĞLU’NUN YILDIZI NASIL PARLATILDI!


Kılıçdaroğlu’nun siyasette yıldızının parlaması  2007 yılında 2.kez CHP’den İstanbul milletvekili olarak girmesi ve  Ak Parti  Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli`yi, Silivri`de bir arsanın imar durumunu değiştirme karşılığında 1 milyon dolarlık iş takibi ücreti talep etmekle suçlaması ve bu iddiasını daha sonra Başbakan Erdoğan`a yönelik bir soru önergesiyle meclise taşıması, Dişli’nin , iddialar karşısında partisindeki görevinden istifa etmesiyle birlikte özellikle Doğan medyası tarafından parlatıldı.Kılıçdaroğlu’nun yıldızının cilalanması Almanya`nın Frankfurt kentinde görülen Deniz Feneri e.V Davasının Türkiye ayağına ilişkin itham ve iddiaları, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat hakkında çeşitli iddiaları, Ankara büyükşehir belediye başkanı Gökçek’e yönelik ithamlarının  televizyonlarda taraflarla tartışma programları ile sürdü.


CHP İstanbul milletvekili ve Grup Başkanvekili olan  Kılıçdaroğlu, 2009  yerel seçimleri`ne partisinin İstanbul Büyükşehir belediye başkan adayı olarak katıldı ancak seçimi kaybetti.


CHP’YE KASET KUMPASI, ‘GANDİ’  VE  ‘YENİ  CHP’..!


Kılıçdaroğlu’nun CHP macerası, 2010 yılında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yönelik FETÖ’nün kaset kumpası ile yön ve renk değiştirdi, Baykal’ın 10 Mayıs 2010 tarihindeki istifasının ardından genel başkanlığa aday olmayacağını açıklamasına karşın,bir hafta sonra CHP Grup Başkanvekilliği`nden istifa ederek kurultayda aday olacağını açıkladı ve 2 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleşen  33. Olağan CHP Kurultayı`nda CHP Genel Başkanlığı görevine seçildi. İlk iş olarak Ata’nın CHP’si gitti ve yerine ‘Yeni CHP’ diye  yeni bir parti kimliği ve kişiliği ortaya çıktı.


Kurultay öncesi ve sonrası özellikle yine Doğan medya organlarının  ‘Gandi Kemal’ manşet ve naralarını anımsayanınız var mı? Çünkü, ‘Gandi Kemal’ son günlerde, aylarda ve yıllarda unutuldu! ’Gandi Kemal’, 2015  milletvekilliği genel seçimlerinde ‘Anadolu’nun Kemal’i’ oldu!


‘Gandi Kemal’ ve ‘Anadolu’nun Kemal’i denilince ‘Yeni CHP’lilerin unutamadığı  art arda alınmış seçim yenilgileri ve 2014 yılında gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu’nun tepeden inme adaylığı oldu diye yazarsam, inanmayın! Çünkü, siyasal yaşamında Kılıçdaroğlu’nun aldığı her karar, attığı her adım olay olarak kabul edildi.


KILIÇDAROĞLU, DARBECİLERİN SUÇ ORTAĞIDIR..!


15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin Kılıçdaroğlu’nun yaşamında özgün bir yeri var. Bir darbe olursa tankın üzerine ilk çıkan ben olurum diyen Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz akşamı darbecilere ve tanklara selam çakıp, Bakırköy belediye başkanının evinde ortalık yatışıncaya  ve darbenin akibeti belli oluncaya kadar beklediği, gelişmeleri izlemekle yetindiği biliniyor.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kral FM ve TRT ortak radyo yayınında soruları yanıtlarken, şöyle demiş:

“Kılıçdaroğlu`nun 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı`nda VIP`teki görüntüleri kameralara takıldı. Işıldakları olan araçlarla tankların yanına geliyorlar. Orada bir görüşme söz konusu. Darbecilerle temasta bulunuyorlar. Hadi sen gidebilirsin diye ona yol veriyorlar. Oradan Bakırköy İlçe Başkanı`nın evine gidiyor. Oturduğu koltuk kontrollü bir koltuktur.  Oradaya kasetle geldi, kasetle gidecek. Dürüst değildir bu adam. 7 Ağustos`ta Yenikapı buluşması yapıyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli`yi davet edin diyorum. Havalimanında darbecilerle iletişim kurduğunu bilseydim davet etmezdim. Darbecilerle anlaşmış olan birini nasıl davet ederim?"


Bu yazının takdirini okura ve  kamuoyuna bırakıyorum.


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 82