Bugün: 18.12.2017

SEMA KIRCI


Sonkurşun gazetesi, bu sayısını, REALİTE dergisinin Mayıs sayısı gibi,  ‘reklam’ amaçlı ÖZEL sayı olarak yayınladı. Bu nedenle öncelikle  okurlarımızın demokratik hoşgörüsüne ve anlayışına sığınıyoruz.

Seçimlerin Güney Marmara ve Bandırma için önemi

7 Haziran milletvekilliği genel seçimlerine günler kaldı. Bu seçimin Güney Marmara ve Bandırma için önemi,T.B.M.M nezdinde temsil gücünü yükseltiyor olmasında odaklaşıyor. Bir anlamda Güney Marmara ve Bandırma, bu seçimlerde Balıkesir siyasetine damgasını vurdu ve bu seçim sonuçlarına göre de bu damgayı pekiştirecek gibi görünüyor.
CHP’den Mehmet Tüm, Ahmet Akın ve Namık Havutça’nın listede ilk üçe oturmuş olması, Ak Parti de Sema Kırcı ve Ayşe Kardaş’ın listenin 2. ve 4.sırasında bulunmaları, 7 Haziran ve sonrası için  bölgenin önüne yeni ufukların açılması anlamını taşıyor.

Demokratik hoşgörü ve saygı

7 Haziran genel seçimleri sürecinde  Ak Partili ve CHP’li milletvekili adaylarının seçim çalışmaları ve propagandalarını demokratik bir rekabetçi anlayışla karşılıklı saygı ve hoşgörü içersinde, seviyeli bir şekilde götürmeleri de seçim sonrası için büyük umutlar taşımamıza neden oldu.
Çünkü, Güney Marmara ve Bandırma, bugüne kadar ne çektiyse,iktidar ve muhalefet partiler ile milletvekilleri arasındaki itiş kakışlardan, birinin ak dediğine diğerinin kara demesinden, eski siyasi anlayış ve alışkanlıklardan çekti.

Bu durum ve ortam önemli mi?
Evet, önemli!

Çünkü, Güney Marmara ve Bandırma’nın hizmet ve yatırımlar konusunda yıllanmış bir açlığı söz konusu. Bölge ve Bandırma insanının bu yıllanmış açlığının giderilebilmesi için en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, milletvekilleri arasında eşgüdüm ve sergileyecekleri birlik!
O nedenle, 7 Haziran da sandıktan çıkan sonuç ne olursa olsun, sonucu milli iradenin demokratik tecellisi olarak görerek, seçilmişlerin bölge ve Bandırma’nın beklenti ve ihtiyaçları ekseninde çalışmaları herkesin arzusu.

Siyasetin mantığı ve dili!

7 Haziran genel seçim sürecinin  hepimiz açısından çok yönlü öğretici dersler taşıdığına inanıyorum.
Örneğin,  siyasi partiler içersinde bir tek CHP, milletvekili adaylarını Balıkesir nezdinde ön seçim yöntemiyle belirledi.
Binlerce partili, ön seçim günü, sandıklara taşındı ve özgür iradesiyle Balıksir milletvekili listesini, sıralamayı belirledi.
Seçim sürecinin öğretici bir diğer yönü ise 2011 yılı genel seçimlerinde partilerin listesinde yer alan ve milletvekili seçilmiş bir çok isim, 7 Haziran seçimleri için hazırlanan listelerde yer bulamadı.
Örneğin, MHP de Ahmet Duran Bulut,2007 ve 2011 seçimlerinde seçilmiş milletvekili olmasına karşın  MHP listesine giremedi.
CHP de, Haluk Ahmet Gümüş, Nedret Akova  ön seçim sonucunda listeye giremezken 2011 seçimlerinde listede 1.sıradan Meclise girebilmiş Namık Havutça, ön seçim sonucunda listede 3 sırada yer bulabildi.
Ak Parti de, 2011 seçimlerinde listeye girmiş ve milletvekili seçilmiş Tülay Babuşçu ile 2007 ve 2011 genel seçimlerinde listeye girmiş ve milletvekili seçilmiş Cemal Öztaylan, 7 Haziran genel seçimleri için listede yer bulamadı.
Bu sonuç şunu gösteriyor. Partiler nezdinde Balıkesir özelinde milletvekilliği listeleri  ciddi anlamda yenilendi ve yeni isimlerle seçmenin karşısına çıkıldı.
O nedenle, şu veya bu partinin milletvekili aday adayının ‘hakkım yendi’ türünden listelere yaklaşımları ve yaşanan,yaşanmış tartışmalarının bir anlamda bugün için hiç bir anlamı ve hükmü yok!
Herkesin şapkasını önüne koyarak neden ve niçin bir daha milletvekili adayı olarak seçim kulvarında yerini alamadığını, listelerde yer bulamadığını sorgulaması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü, hiç bir siyasal parti, seçmen nezdinde karşılığı olan, kazanma olasılığını, oy getirme imkanını gördüğü milletvekili adayından vaz geçemez!

Siyasetin mantığı da dili de budur!

Seçmen ne istiyor?

Güney Marmara ve Bandırma’nın en büyük sorunlarından biri, ilçeler ile Ankara, yani Meclis ve iktidar nezdinde gerekli hizmet köprüsünün, dengenin yıllardır istenildiği gibi kurulamamasıdır.
Seçmen,  seçimlerde temsil yetkisini kazanarak, Meclis’de görev yapacağı 4 yıl boyunca  milletvekili olarak arz-ı endam etmenin dışında iş yapmayan, çalışmayan bir milletvekilliği istemiyor.
Seçmen,seçildiği bölgeyi Meclise taşıyacak, sorunlarıyla gerçekten ilgilenecek, çözüm için uğraşıp mücadele verecek ve sonuç alacak, milletvekilleri istiyor.
Örneğin, milletvekilliğinin son günlerinde Ak Parti milletvekili Öztaylan’ın yüksek öğrenim ve üniversite konusunda attığı adım ve aldığı sonuç, tek kelimeyle muhteşemdi.
Bölge ve Bandırma, hala 17 Eylül Üniversitesi’ nin yasalaşmasını ve kuruluşunu kamuoyunda layıkıyla ne konuşabildi ne tartışabildi. 
Keza Liseler Vadisi ile Teknik Liseler Vadisi konusunda yine Öztaylan’ın gerçekleşmesi içir attığı adımlar, atılan temeller hala bölge ve kentimiz için ne ifade ediyor, kamuoyunda tartışabilmiş değiliz.
Aynı şekilde Bandırma’da yeni yapılan yurt binalarıyla yüksek öğrenim gençliğinin barınma sorunu bitirildi.

Balyalı ve Öztaylan.!

Beğenir beğenmeyiz, eksiktir yanlıştır ama Güney Marmara ve Bandırma’nın siyasi tarihinde 19. dönem milletvekilleri Hüseyin Balyalı ile Cemal Öztaylan’ın özel bir yeri ve konumu vardır.
Özellikle Bandırma, Manyas ve Gönen bu dönemin projelerini, gerçekleşmiş ihalelerini yıllarca takip etti. Yılan hikayesine dönen ama o dönemde başlatılmış yatırımları bitirtip, hizmete sokabilmek ise yine Öztaylan’a nasip oldu.
Çok tartışıldı. 2004 de Bandırma Belediye Başkanı seçilmiş Öztaylan, 2007 genel seçimleri öncesi görevinden istifa edip, neden ve niçin 2007 milletvekilliği genel seçimlerinde aday oldu ?
Üç konuda seçmene sözü vardı: 1.si Bandırma Devlet Hastanesi inşaatını bitirmek, 2.si Fakülte inşaatını bitirmek, 3.sü Bandırma giriş  yolunu bitirmek!
Bu yıllanmış hikayeleri Öztaylan, bitirdi ve tek tek hizmete soktu.
İşte, Bandırma ve bölge, lafazan  değil, iş bitirici vekil istiyor!

Sema Kırcı..!

Evet, Sema Kırcı, miletvekili adaylığı konusunda son anda parti genel merkezinin tasarrufuyla dümen kırarak Bandırma’nın vekil  adayı oldu!
Kırcı ismi, başta bende de bir gazeteci-yazar olarak hatta bunların da ötesinde bu kentin insanı olarak hayal kırıklığına neden oldu.
Başlangıç da ‘ithal aday’tartışmalarını anımsayın.
Kırcı’nın ithal bir aday olmadığı, içimizden biri olduğu zaman içinde anlaşıldı. Anlaşılan bir şey daha vardı: Bizler değişen Türkiye koşullarında, siyasette  yaşanan değişimi de zor anladık!
Bandırma’ya hep bir kasaba olarak yaklaştık ve kasaba zihniyeti hepimizde gelişip, güçlendi. 
Aslında Kırcı ve Kardaş, hepimizi silkeledi  ve değişen ,yenilenen Türkiye’de değişen ve gelişen Bandırma’yı bölgeyi anlamaya başladık. Artık, eskisi gibi, yani 30-40 yıl önce yaşadığımız gibi içimizden birilerinin günü geldiğinde Meclise gönderilmesi siyasi anlayışının yıkıldığına, yıllanmış siyasetçi prototibinin yıkıldığına şahit olduk.
Çünkü, Bandırma obez bir çocuk gibi hızla büyüyen ve gelişen bir kentti. Kim bilir, belki de bugün Bandırma nüfusu kadar insanımız kent dışında,bir dünya kuruyor. İşte Kırcı ve Kardaş ile bunun farkına geç de olsa varabildik.
Daha düne kadar Bandırma’da bir kişinin yerel yönetime aday olabilmesi veya milletvekili adayı olması karşısında ilk tepkimiz ,şöyle di: ‘Nereli? Kimlerden? Ne iş yapar? Tanıyor muyuz?’
İşte, Güney Marmara ve Bandırma için siyasal yaşamımızda bu kriterler artık bitti!

Kırcı ve Kardaş, hepimizi silkeledi!

Kırcı,bir işçi çocuğu olarak gurbeti küçük yaşta tanımış. Yüksek öğrenim hayatı için Ankara’da bulunurken, siyasal yaşam içinde yer alıp, hızla Ak Parti içinde yükselmiş ve iktidar partisinin en üst yönetim organına seçilmiş.
Bu, Bandırma için bir onurdur.!
Büyük oğlum Ulaş, yüksek öğrenim hayatı ve askerlikten sonra iş yaşamını önce Bursa  da , sonra İstanbul da sürdürdü.
Bursa’ya geçişi ile birlikte hep bana şunu söylemişdir: Baba, Bandırma olarak bir kasabada bile yaşamıyorsunuz! 
Ulaş’ın bu yargısı İstanbul da pekişti.
Çetin Altan’ın bir notunu anımsıyorum: 3.dünya ülkesinde yaşayan bir insan en gelişkin ülke insanı gibi düşünebilmeli diye..

Doğru...

Bir Bandırmalı ya da Erdek’li de Türkiye’nin en gelişkin kentinin, metropolünün  insanı gibi düşünebilmeli.
Kırcı da bir konuşmasında uzmanlık alanı olan dış dünyadan söz ederek, dışardan ülkeye bakabilmenin ve kıyaslayabilmenin önemine dikkat çekmişti.

Ne diyelim...7 Haziran’a ramak kaldı..Güney Marmara ve Bandırma, kendi insanlarına, adaylarına, sahip çıkmayı bilmeli diye düşünüyorum.

Esen kalın...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 818