Bugün: 23.08.2017

Sedat Pekel..!


“1948 yılında Manyas`da doğdu. İlk Öğrenimini Manyas`da yaptı. 1965 yılında Bandırma Endüstri Meslek Lisesinden mezun oldu. 1966 yılında girdiği Maliye ve Muhasebe kurslarını başarılı bir sonuçla bitirerek Serbest Muhasebeci olarak çalışma hayatına atıldı.

Politikaya 1973 yılında CHP`de başladı ve 1974 yılında CHP Gençlik Kolları Başkanlığı`na seçildi. 1980 yılına dek Parti Delegeliği görevinde bulundu. CHP`nin kapatılmasının ardından SODEP Kurucu üyeliği görevini üstlendi ve SODEP Yönetiminde İlçe Saymanlığı görevinde bulundu.

SODEP ve Halkçı Parti`nin birleşmesi ile siyasi yaşamında yerini alan SHP`nin Bandırma İlçe Başkanlığı görevinde bulundu. 

1984 yılında Bandırma Belediye Meclis Üyeliğine seçildi. Bu Meclis Üyeliği döneminde SHP grup sözcülüğü ve encümen üyeliği yaptı.

1989 yılı Yerel Seçimlerinde Bandırma Belediye Başkanlığı görevini yürüttü. 

Kasım 2002`de yapılan genel seçimlerde 22.Dönem Balıkesir Milletvekili olarak parlamentoya girdi ve 5 yıl bu görevi sürdürdü.

29 Mart 2009 tarihinde yapılan Yerel seçimler ile tekrar Bandırma Belediye Başkanlığı görevine gelen Sedat PEKEL evli ve 2 çocuk babası.”

Sedat Pekel’in özgeçmişi böyle... 
Bandırma’nın siyasal ve sosyal yaşamında aktif olarak yer almış,parti yöneticiliği, belediye meclis üyeliği, belediye başkanlığı ve milletvekilliği yapmış Pekel’i yine belediye başkanlık koltuğundan uğurluyoruz.

BİR DÖNEM BİTİYOR!

Pekel’in 40 yılı aşkın siyasi ve yöneticilik yaşamı üzerine çok şey yazılıp,söylenebilir. 
Eksiği vardır, yanlışı vardır ama Pekel, eksik ve yanlışlarıyla Bandırma ile özdeşleşmiş bir isim.
Şimdi, 2009’da seçildiği Bandırma Belediye Başkanlığı görevinden, önümüzdeki yerel seçimlerde yeniden başkan adayı olmayarak, aktif siyasal yaşamına son noktayı koyuyor.

BENCE ANLAMLI 
BİR FİNAL!

Ben, Pekel için bu finalin, anlamlı ve güzel olduğuna inanıyorum. hatta, Pekel, parti içersinde önümüzdeki yerel seçimler için belediye başkan aday adaylığı mücadelesi başlamadan aktif siyasal yaşamdan çekilme kararı verrmeli ve genç yönetici adaylarına el vererek, önlerini açabilmeliydi.
Bunu yapmadığı gibi kendi yardımcıları ve partilileriyle bir anlamda inatlaşmaya ve siyasi rekabete girerek, 2014 için başkan aday adaylığını açıkladı.
Yanlış yaptı ve partisi, kent için kritik bir seçimin arifesinde baştan vermesi gereken kararı, çok sonra verdi.Böylece hem kendisini hem rekabet içersinde olduğu aday adaylarını hem  de partililerini, kamuoyunu yordu.
Eğer,başlangıçta çekilme kararını vermiş olsa ya da hiç başkanlığa yeniden aday olmasaydı, belki de 30 Kasım’da sandığa Ozan Onur ya da Metin Ok, girme şansını yakalamış olacaklardı. Her iki insanın ve aday adayının da şanslarını böylece ellerinden almış oldu.

PEKEL’İN ÖZLEMİ

Başkan Pekel’in son iki- üç yıldır yaşının da getirdiği bir özlemi vardı. Bu özlemini hiç saklamadı ve hep dillendirdi. 
Bandırma ve partisi,partilileri 40 yılı aşkın siyasal yaşamında onu hep taşımayı ve çeşitli makamlara getirmeyi bilmişti.Çocuklarını okutmuş, iş güç sahibi kılmış, evlendirmiş ve artık dede olmuş bir siyasal kişilikti.
O da yaşıtları gibi, emekliliğini eşi, çocukları ve torunlarıyla doyasıya yaşamak,oynaşmak istiyordu. 
İşte, Pekel, şimdi bu olanağın kapısını araladı ve aktif siyasal yaşamına son noktayı koymasını bildi.
Darısı bizlerin de başına...
Ben, Pekel’in verdiği bu kararın en çok sevgili eşini,çocuklarını ve torunlarını sevindireceğine  inanıyorum.

NEDEN VE 
NİÇİN ÇEKİLDİ!?

Peki, Başkan Pekel, neden ve niçin belediye başkan aday adaylığından son anda çekildi!?
Bu bir süpriz mi ya da başka nedenleri mi var!?
Çünkü, Pekel’in son anda Panç lehine başkan aday adaylığından çekileceğini yaklaşık bir ay önce iddia kapsamında yazan benim...

SÜPRİZ DEĞİL.!!!

Öncelikle belirtelim: Pekel’in başkan aday adaylığından vazgeçmesi bir süpriz değil.!
Pekel, 2014 Mart yerel seçim sürecinin bir anlamda 2009 yerel seçim süreci gibi yaşanacağını,parti de politik sağduyunun ve aklın egemen olacağını ve son anda ismi etrafında tüm aday adaylarının birleşeceğini sanıyordu.
Öyle olmadı ve kerameti kendinde gören belediye başkan aday  adayı olarak öne çıktı.
Pekel, zaman içersinde bu başkanlık sevdasının yatışacağını sabırla bekledi ama bu sevda yatışmadığı gibi, daha da alevlendi...
Tüm aday adayları için ortak hedef, şahsıydı ve şahsı, bir engel olarak görülüyordu.
Bu anlamda, Pekel, AK Parti’ye ve Ak Parti’nin başkan adayına kalmadan bizzat CHP’de ve CHP’nin başkanlık sevdası için yanıp tutuşan adayları tarafından  politik olarak afaroz edilip, kolu kanadı kırıldı, yalnızlaştırıldı.
Bu süreçte, birleştirici olması gereken milletvekili Namık Havutça’da farklı kişisel politik hesapları nedeniyle Pekel’in adeta bir BANVİT pilici gibi masaya servis yapılmasını izlemekle yetinirken,politik kararsızlığı ve tutarsızlığı kendi ayaklarına da dolandı.
Pekel,bir anlamda, engelleyemediği ve önleyemediği sürece teslim oldu ve daha fazla yıpranmamak, ötelenmemek için çekilmekte yarar gördü.

AYSBERG MİSALİ..

Pekel olayı  ve yaşanan sonuç,siyasal derslerle doludur. İyi incelenip, sağlıklı değerlendirilmelidir.
Pekel, nerede ve ne zaman kaybetti!?
1.si, Pekel, 2009 Mart yerel seçimleri öncesi başkan adaylığının kesinleşmesiyle partide esen ters rüzgarlara yenilip, diğer iki başkan adayı, Dursun Mirza ve Ozan Onur’la seçim pazarlığı yaparak, başkan yardımcılığı sözü vererek kaybetti.
2.si, 2009 Mart yerel seçimlerinin kazanılması sonrasında hemen başlayan  başarının sahiplenilmesi ve paylaşılması kavgasına Pekel,gereğini yapamadı ve  izleyici kaldı.Bir anlamda Pekel, süreç içinde karşısına çıkacak aday adaylarını 5 yıl boyunca kanatları altında hem barındırdı hem de besledi.
3.sü, 2009 seçim sürecinde büyük emek ve rol sahibi Ö.Lütfü Kayalar ile ekibi ile yerel yönetim arasında ciddi sorunlar ve kopukluklar yaşanırken Pekel yine izleyici rolü üstlendi. Kayalar’ın parti başkanlığından ayrılması ve Ercan Akyazar’ın ilçe başkanlığı döneminde de Havutça’nın vekil seçilmesinde sağlanan partisel başarının nedenleri ve parti yönetimiyle ilişkisi tam olarak kurulamadı.
4.sü,Akyazar ilçe başkanlığında, 2011 milletvekilliği genel seçimleri ve referandumda sağlanan başarılar da parti içersinde belli gruplar tarafından benimsenemedi. Akyazar nezdinde Ö.Lütfü Kayalar ekibinin ilçe yönetiminden tasfiye edilmesi yönündeki çaba ve girişimlere karşı da Pekel izleyici rolünü sürdürürken, iki başkan yardımcısı Onur ve Mirza, bu sürecin çoktan lokomatifi olmuşlardı.Havutça’da bu süreçte hem Pekel’e hem de Akyazar yönetimine karşı samimi olmaktan uzak ikircikli bir duruş sergiledi.
5.si, Şubat/Mart 2012’de gerçekleştirilen delege seçimlerinde Ö.L.Kayalar/Akyazar ve yönetiminin tasfiye operasyonu başlatıldı.Pekel ve Havutça yine izleyiciydi..!
6.sı 2012 Mart’ında Akyazar ve yönetimi Metin Ok ve yönetimi tarafından sandığa adeta gömüldü.
7.si, Bandırma’da yönetimi alan ekip, il kongresi öncesi diğer ilçe kongrelerinde de aktif ve belirleyici rol üstlendi.Bu ekibin gücü, Balıkesir İl kongresi’nde açığa çıktı ve Pekel, Kurultay Delegesi bile seçilemedi.
Bu ekibin lokomatif gücü Mehmet Tüm, Dursun Mirza ve Ozan Onur’du..!

Olayın bir diğer boyutu ise, Dr.Selim Panç ve Kent Konseyi vakasıdır.
Daha Kent Konseyi başkanlığı seçimleri döneminde Panç’ın önümüzdeki yerel seçimlerde belediye başkan adaylığını düşündüğü yaygın bir söylenti idi.
Panç’ın Kent konseyi’nde başkan seçtirilmesi ve o günden bugüne Kent Konseyi adına yapılan tüm işler Bandırma Belediye Başkanı Sedat Pekel’in bilgisi, iradesi ve tasarrufunda gerçekleşti.
Yani, Panç da, Pekel’in kanatları altında yaşatıldı ve beslendi.
Sonuç ortada..!
Bir anlamda Pekel, yalnızlığını ve yalnız bırakılmasını,şahsının etrafındaki insanlar tarafından hedef yapılmasını ilmik ilmik kendisi ördü..!
Yani bir anlamda Pekel, “acıların çocuğu” oldu...
Ben, Pekel’in siyaseten ve bir idareci olarak başına gelenlerin bu gidişle milletvekili Havutça’nın da başına geleceğini sanıyorum.
Çünkü, gidişi bu yönde...

YOLUN AÇIK 
OLSUN PEKEL!

Evet, Bandırma, siyasi ve sosyal yaşamında Sedat Pekel’in çekilme kararıyla, tarihsel açıdan bir defteri kapatıyor.
Pekel’in dışında kapanması beklenen bir defter daha  var: Cemal Öztaylan..!
Ancak, Öztaylan, Pekel’e göre daha rahat.Milletvekili  ve 2015 genel seçimlerine kadar görevde. 2015 milletvekilliği genel seçimlerinde bir daha milletvekili adayı olmayacağım, diyor..
Peki, ne yapacak?
2014 Mart yerel seçimlerinde Ak parti’nin Edip  Uğur’la büyükşehri kazanması sonrası, bükşehrin idari sekreterliğini üstlenecek.
Sonrası Allah kerim..!

Esen kalın...

sonkursungazetesi.com
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1509