Bugün: 23.07.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • SARI, “SON KEZ” BAŞKAN ADAYI..!

SARI, “SON KEZ” BAŞKAN ADAYI..!


CHP’li  Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı, yaptığı açıklamada, 2019 yılı Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimlerde yeniden başkan adayı olduğunu açıklayarak,  bu kez son olarak başkan adayı olacağını vurguladı.

Şöyle bir arkanıza yaslanın ve bir düşünün: Sarı’nın son kez başkan adayı olması  Kapıdağ’lılar  açısından ya da   Erdek’li CHP’liler açısından siyasi olarak bir kazanç mı yoksa bir kayıp mı..?


Bu sorudan ve yanıtın da vazgeçtik. Peki,  bizzat Kapıdağ ve Erdek’li seçmen açısından Sarı’nın bir kez daha ve son olarak başkanlığa aday olmuş olması siyası, sosyal, ekonomik, özellikle de turizm ve zeytinciler  açısından bir kazanç mı yoksa bir kayıp mı..?

Bu soruyu aslında Sarı’nın başkanlığı dönemi dahil tüm belediye başkanları  ile mesai yapmış  Erdek belediyesi memurlarına, işçilerine  ve sözleşmeli personeline mi sormak daha anlamlı..?

Olayın şaka götürür yanı yok..!


Aşın ve işin şakası olmaz.!

Geyiği olmaz..!


BIRAKIN, ÇALIŞANLAR KONUŞSUN..!


Erdek AK Parti İlçe Başkanı Kemal Kayan’a göre,  belediye memurları on aydır, sözleşmeli personel 13 aydır maaşlarını alamıyor.

Konu, Erdek belediye başkanlığı ve çalışanları olunca bu hiç alışılmadık ve ilk kez tanık olduğumuz bir vaka da değil. Yıllardır allı pullu sözlerle yerel seçimlerde iktidar koltuğu ile buluşan  bir garezi ve kini varmışçasına  önce çalışanlarını öpmekle işe başlıyor. Çalışanlar günlerce , hatta birkaç aylığı içeride değil, aylarca  maaş yüzü görmüyorlar.


Hep merak etmişimdir: Peki, bu insanlar en temel ihtiyaçlarını acep nasıl karşılıyor, diye…Günü geldi, sordum da…Güldüler, “borç harç, ondan bundan” diyerek içler acısı hallerini geçiştirdiler. Onlar için bir yerde çalışmak, sigortalarının ödenmesi, belli haklardan faydalanıyor olmaları yeterli idi…Yerleri belliydi ya, gerisi önemli değildi.. Her gün gidecekleri, kendilerine sorulunca “çalışıyoruz” diyebilecekleri bir işleri vardı…Hem sonra  Başkan, kendilerine “borç batağı içerisinde yüzüyoruz…Belediyenin her şeyi üzerinde haciz, hesapları üzerinde tedbir var…Düzeltince ilk sizin paranızı vereceğim” demişti..


Sanki, belediyenin yüz elli trilyona ulaşmış borcunu belediye memurları ile çalışanları yapmış..! Başkanlık koltuğuna kaykılmış olanların hiç mi hiç dahli yok..


Belediyeyi idari ve mali açıdan denetlemekle mükellef olan İçişleri Bakanlığı ile Sayıştay müfettişleri, konu Erdek olduğunda sanki tatile ve âleme geliyorlar…

O, “cesur yürek”ti..



SARI, SİYASETTE DERS KONUSU OLMALI..!


Her ne kadar yıllar önce liberal, muhafazakar demokrat, mukaddesatçı, milliyetçiyse de  sonrasında  Atatürkçü, halkçı, devrimci, sosyalist ve sosyal demokrat olduğunu keşfetmiş, 15 Temmuz akşamı FETÖ’cü darbecilere  göz kırpmış, sabahında darbe bastırılınca  aymış bir “halk adamı”ydı..!


Sarı’nın “ son kez” açıklaması ve adaylığıyla birlikte seçimleri kaybetmesi durumunda Kapıdağ ve Erdek’li CHP’liler ve seçmen, “siyaseten ve idareci olarak müthiş bir insanı kaybettik, bundan sonra vay halimize..” diyerek acaba karalar bağlayıp, göz yaşları mı dökecekler..?


Konu, CHP ve CHP’liler olduğunda, karalar bağlayıp, göz yaşları dökeceklerini sanmıyorum…

Neden ve niçin mi..?


2009 Mart yerel seçimleri öncesi Erdek CHP’nin partiye ve kamuoyuna deklare edilmiş belediye başkan adayı emekli hakim Sakine Kılıç ile o günlerin ilçe başkanı Ramazan Ezici’yi anımsayanınız var mı? Parti içinde “iyi saatte olsunlar”ın devreye girmesi ve  gerçekleştirilen operasyon sonucu yaşanan bir oldu-bitti ile Kılıç ve Ezici’nin ayağı kaydırılıp, Kılıç ve Ezici, siyaseten mağdur kılınıp, tasfiye edilmelerini ve Sarı’nın başkan adaylığı yanı sıra  parti içerisinde hükümranlığının  inşa edilmesini  Kapıdağ ve Erdek de gerçek anlamda CHP’liler unuttu mu?


Şu soruyu cesaretle sormak gerekiyor: Siyaseten her ne şekilde ve ne yolla olursa olsun, iktidar olmak için her şey ve her yol mübah olmalı mı?

Tercih ,yorum ve takdir sizlerin..!


SARI SİYASETİ VE İDARECİLİĞİ


Sarı, siyasal ve idarecilik yaşamında hiç kimsenin kafasına silah dayayarak, bunları gerçekleştirmedi. Sarı, Kapıdağ ve Erdek’i, seçmen profilini gerçekten iyi tanıyor, biliyor ve sandıktan çıkana kadar seçmeni iyi taşıyor ve yönlendiriyor. Bir kabahat aranacak ise kabahatin çoğu sen de, kardeşim demek gerekiyor. Ayrıca, Sarı, kafasındaki ve dilindeki ne ise, hiçbir zaman gizlemedi ve neye inanıyor ise yekten açık yüreklilikle inandıklarını dile getirdi. O nedenle, Sarı ile Kapıdağ ve Erdek ilişkisinin siyaset bilimi, sosyoloji ve özellikle de sosyal psikoloji açısından iyi irdelenmesi ve anlaşılması gerekiyor.


Ben bu noktada, Ocaklar eski belde belediye başkanı ve Erdek Zeytin Tarım Satış Kooperatifi eski başkanı Hüseyin Durak’ın Kapıdağ ve Erdek siyaseti ile ilgili anlayış ve yaklaşımlarını, yorumlarını önemsiyorum. Durak, konu Erdek siyaseti ve yerel iktidar arayışları olduğunda, hep uzak durmaya çalıştı. Öyle ki, “bu koşullarda ve bu kafalarla siyaset yapılmaz” diyerek, partisinden bile istifa ederek, belediye başkanlığını “bağımsız” olarak sürdürmeye karar verdi. Siyasi rekabet ve çekişmeler, hırslar Marmarabirlik’e taşındı, Birlik başkanı Asa’nın tüm desteğine karşın, bir anlamda uğraşmadı, havlu attı ve aday olarak girdiği seçimleri  adeta “bilinçli” olarak kaybetti.


Birlik kongresin de yaşananları ve atmosferi  anımsayın.. Sarı kazandı, yaşananlar ve sonuç ortada..!


Erdek belediyesinin ve Zeytin Tarım Satış Kooperatifi’nin başına gelmiş olanlar, dilerim, Özlem Sarı’nın tüm kişisel çabalarına, iyi niyetlerine  ve idareciliğine karşın  Ticaret Odası’nın başına da gelmez..!


Tüm bunlar yıllardır yaşandığı gibi bize bir gerçeği acı bir biçimde anımsatıyor. Kapıdağ ve Erdek siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamı yasal bir zeminde hızla demokratikleşmeli; kişisellikten, güç ve çıkar odaklı yeltenişlerden sıyrılarak, temizlenmeli… Siyasi ve sosyal yaşam doğal mecrasında yürüyebilmeli…


İLKHABER,SARI’DAN “ÖZÜR” BEKLİYOR..!


Sarı’nın kişi ve başkan olarak, sadece Kapıdağ ve Erdek’li seçmene değil, bizlere de yani İlkHaber’e de  bir “özür” borcu var. Yıllarca İlkHaber gazetesi kurucusu ve sahibi İhsan Kuruoğlu ve çalışanlarına yönelik “organize suç örgütü”, “mafya” benzeri suçlamalarda bulunarak, Kuruoğlu’nun aldığı ve üstlendiği “ihalelere fesat karıştırdığı” yönünde sayısız itham, iddia ve suçlamalarda bulundu. Başından beri bu yakıştırmaların, itham ve iddiaların asılsız olduğunu hep vurguladık. Bu yöndeki tüm asılsız itham ve iddiaları yargı konusu da oldu.


Keza, 2009 yılında gerçekleşen yerel seçimler öncesinden başlayarak dillendirilmiş tüm ve benzeri itham ve iddialarını emniyet ve savcılık, yargı sürecinde soruşturma ve kovuşturma konu yapmış olanların 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılması sonrası FETÖ  ile ilişkili olmaları, kimine görevden el çektirilirken, kiminin tutuklu ve yargı önünde kiminin de “vatan hainliği”, “casusluk”, “silahlı terör örgütüne yardım” ve “yataklık” suçlamasıyla kaçak olduğu biliniyor.


Velhasıl, güneş balçıkla sıvanamıyor…!


Sonuç, “cesur yürek” in, İlkHaber’in Kuruoğlu’nun şahsı ve yönetimiyle ilişkili tüm eleştiri ve yorumlarını “benden ihale ve iş istediler. Ben vermedim, direndiğim için eleştirdiler” türünden söyleminin ve videolarının gerçekleri yansıtmadığı bir bir ortaya yargı kararlarıyla çıktı… Bir anlamda yüreğin, ne ölçüde “cesur” ve “gerçekçi” olduğu da anlaşılmış oldu…Ayrıca ,”özür” dilemek de bir erdemdir…

Onun için, bizler “cesur yürek”ten  bir özürü de hak ettiğimize inanıyorum…

Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 130