Bugün: 12.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • REİNHARD GEHLEN’İ TANIYOR MUSUNUZ !?

REİNHARD GEHLEN’İ TANIYOR MUSUNUZ !?


16 Nisan referandumu  öncesi Avrupa Birliği  üyesi başta Almanya  olmak üzere  çeşitli ülkelerde başta cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere  Bakan ve milletvekillerinin ‘evet’ kampanyası kapsamında  Türk yurttaşları ile buluşmalarının, propaganda yapmalarının yasaklanması; yurt dışındaki Türk yurttaşların  dayatma, zorlamalara ve saldırılara maruz kalması, terör örgütlerine sunduğu sınırsız destek ve  AB medyasının Erdoğan düşmanlığı üzerinden Türkiye düşmanlığına varan saldırgan bir dil kullanması üzerine cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  bu ve benzeri politikaları ‘nazizm’ ve ‘faşizm’in yükselişi  ile örtüştürmesi AB’ni ve özellikle de Almanya’yı aşırı rahatsız ettiği biliniyor.


2.dünya savaşı ve sonuçları açısından  nazizmin ve faşizmin ne demek olduğunu tüm boyutları ile yaşamış olan Almanya’da savaş sonrası yeniden inşa sürecinin iyi irdelenmesi ve bu sürecin iyi analiz edilmesi gerekiyor. Almanya’nın ‘doğu’ ve ‘batı’ olarak bölünmesi ve Batı Almanya’yı Hitler  ve Nazizmden kurtarma adı altında işgal etmiş ABD’nin  ‘yeni dönem’de üstlendiği rol bilinmeden ve anlaşılmadan Almanya’nın bugünkü durumunun anlaşılabilmesi mümkün değil.

1. VE 2. PAYLAŞIM SAVAŞI VE ALMANYA..!


Biliyorum, ‘kurtarma’ adı altında ‘işgal’ sözcüğüne bir çok okurumuz takılacaktır. Oysa ki, 1. ve 2.dünya savaşları kapitalist emperyalizmin paylaşım savaşlarıdır.2.dünya savaşının da en önemli nedeni,1.dünya savışının yenik devleti Almanya’ya kabul ettirilmiş Versay antlaşmasıdır ki, Hitler’in ‘Kavgam’ kitabını okumuş olanlar, bu boyun eğdirmenin ve sonuçlarının Hitler ve Almanlar tarafından hiç bir zaman sindirilemediğini ve ‘utanç’ olarak kabul edildiğini bilirler.(1.paylaşım savaşı sonucunda yenik Osmanlının parçalanması ve bölünmesi anlamına gelen Mondros antlaşmasını ve sonrasında dayatılan Sevr antlaşmalarını kabul etmeyerek  verilen ulusal bağımsızlık savaşını muzaffer kılıp, TC Devletini kuran Mustafa Kemal ve arkadaşlarının  itilaf devletleri ile Lozan’da masaya oturması ve Lozan antlaşmasını imzalamasının başarı ve büyüklüğü  bu nokta da önemlidir. Bunu bir tek Türkler başarabildiği için günümüzde hala Sevr  ile amaçlanan hedeflere ulaşabilmek  emperyal ülkelerin bu coğrafya ile ilgili bitmeyen sevdasıdır.)


Almanya’da Hitler ve Nazi  yıkıntıları altında yeniden inşa sürecinin fiili mimarı ABD ve İngiltere’dir!


ALMANYA, ABD’YE ‘BAĞIMLI’ BİR ÜLKEDİR!


Batı Almanya’da tüm devlet ve toplum yaşamını  tepeden tırnağa yeniden organize eden, kurumsallaştıran ve şekillendiren, günümüze taşıyan ABD ve İngiltere’dir. ABD ve İngiltere, savaşın galibi olarak bunu yaparken, aynı zamanda Almanya’nın yetişmiş insan gücünü, teknik olanaklarını, bilim insanlarını, entellektüel birikimini yani kaymağını kendi ülkelerine taşımış ve tepe tepe kullanmış iki ülkedir.


ABD ve İngiltere bununla da yetinmemiş, döneminin en militarist, en savaşkan, en işkenceci, en zorba ve en saldırgan Nazi devlet yapısının, askeri ve istihbarat  mekanizmasının unsurlarını, deneyimleri ve teknik olanakları ile birlikte ülkelerine taşımış, kaçırmış ve hem Almanya’nın yeniden inşa sürecinde hem dünya üzerindeki hegomonyasının tesisinde fütursuzca kullandı.


NAZİ ALMANYA’SINDAN NAZİ ABD’YE..!


Nazi partisinin savaş yıllarındaki  kitlesel gücü ve oynadığı rol dikkate alındığında günümüz Almanyası’nda nazizme yani faşizme bulaşmamış, besilenmemiş, cinayet ve soy kırımlarına şu veya bu şekilde bulaşmamış  insan evladını  bulmak imkansız gibidir. Nazizme direnen Almanlar, ya faşizmin şiddetinden kaçarak ya toplama kamplarından ve gaz odalarından kurtarılarak yeni Almanya’nın inşa sürecinde yer almaya, yaşama  tutunmaya çalışmışlardır.


Tarihte Alman milliyetçiliği, ırkçılığı, yayılmacı ve saldırgan eğilimler dün olduğu gibi günümüzde de diridir ve Almanya’da ciddi bir toplumsal tabanı, zemini vardır. Bugün AB içerisinde bir çok ülke yönetiminin Almanya’nın hegomanik politikalarından ve çabalarından şikayetçi olması boşuna değildir. Almanya’nın bugün ABD ve İngiltere ile çelişmesi  ve  bir çok alanda çatışmasının altında da bu gerçek yatmaktadır.


Almanya Federal Haberalma Servisi (BND) Başkanı Bruno Kahl’in 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişimin arkasında FETÖ’nün bulunduğuna dair Türk  devletinin kendilerine ikna edici belgeler sunamadıkları yönündeki beyanı kamuoyunda infial yarattı. Oysa ki, Almanya’da NATO tesislerinde görevli FETÖ’cü teröristlerin, Almanya’ya iltica talepleri, ülkedeki Diyanet görevlilerine yönelik ajan suçlaması ve ibadet yerlerinde FETÖ’cülerin görevlendirilmesi çabaları, FETÖ’cüler yanı sıra HDP/PKK/YPG/PYD’liler yanı sıra ülke düşmanlarına  sunulan olanaklar hiç kimseyi şaşırtmamalı!


Neden mi?


NAZİ GEHLEN,CIA AJANI OLARAK BND’Yİ KURDU!


Çünkü, Almanya, ABD ve NATO hegomanyası altında ‘bağımlı’ bir  ülkedir! Bu ülkenin Türkiye’ye karşı takındığı düşmanca tavrın temelinde ABD ve NATO bulunmakta, Türkiye karşıtı operasyonları Alman Gladıosu yani yıllarca bizde olduğu ve yaşandığı  gibi NATO Gladıosu  gerçekleştirmektedir! FETÖ ve HDP/PKK/YPG/PYD de El Kaide ve DAEŞ gibi bir NATO projesidir!


Reinhard Gehlen’i bilir, tanır mısınız?


Nazi Almanyası`nda espiyonaj faaliyetlerini başlatan kişi, ‘casusluk ustası’  olarak bilinir.Gehlen, Gehlen’in aynı zamanda generali idi ve Hitler’in intiharı, Almanya’nın yengisi sonrası Sovyetler ile ilgili tüm istihbarat belgelerini, çalışmalarını ABD’li meslektaşlarına ikram etti. Gehlen, savaş sonrası boş durmadı ve Nazi artıkları ile birlikte ‘Gehlen örgütü’nü kurarak, Amerikan Stratejik Hizmetler Bürosu (Office of Strategic Services, OSS) ve CIA ile birlikte çalışmaya başlayarak Almanya’nın ‘yeniden inşa’ sürecine katkısını sundu. 1956’da ise, Federal Almanya Gizli Servisi`nin de (Almanca: Bundesnachrichtendienst, BND)’nin kuruluşunu tamamladı ve BND’nin başına geçirildi,2979’de yaşamını yitirdi.


İşte Almanya ve BND budur!


FETO,BİR ABD VE NATO LEJYONERİDİR!


Bir kere öncelikle bir gerçeğin altını çizmekte yarar görüyorum. Tüm yaşananlarave deşifre edilmiş ilişki ve çalışmalarına karşın FETÖ vakası,Fetullah Gülen ve örgütlenmesiyle ilişkili ele alınmaktadır ki,FETÖ’nün ABD/CIA bağlantısı ve tipik bir NATO Gladıosu örgütlenmesi olduğu ısrarla gözlerden kaçırılmak, maskelenmek istenmekte. Bunun kimseye bir yararı olduğunu sanmıyorum.


İkincisi, devlet, iktidar ve kamuoyu nezdinde FETÖ/CHP ilişkisi ve bu ilişkide KK’nun konumu son günlende sorgulanmaktadır ki, Almanya, BND, siyasi partileri, vakıfları noktasında önümüzdeki zaman dilimi içerisinde ‘Yeni CHP’ ve KK ile bir çok partili milletvekili ve bir çok üst yönetici ismin farklı yönleri ve ilişkileri ile kamuoyunun önüne geleceğine inanıyorum.


Örneğin, Türkiye`de tutuklu bulunan Alman `Die Welt` gazetesi muhabiri Deniz Yücel’in , televizyon yapımcısı Dilek Mayatürk ile cezaevinde evlenmesi ve şahitlerinden birisinin CHP milletvekili Şafak Pavey  olması  sizlere manidar gelmiyor mu?


Bizi izlemeye devam edin…


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 204