Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • REFERANDUM SONUÇLARI ÜZERİNE(3)

REFERANDUM SONUÇLARI ÜZERİNE(3)


“Edip Uğur kazandı, hayır çıktı.

Zekai Kafaoğlu oylarını 367 arttırdı Altıeylül’de o kazandı.

Balya’da hayır çıktı Osman Kılıç kazandı.

İl genelinde AKP’nin oyları arttı Hasan Demiraslan kazandı.

 Dursunbey’de açık farkla evet çıktı Kamil Saka kazandı.

İl genelinde AKP oyunu 2014 yerel seçimlerine göre arttırdı Ender Biçki kazandı.

Karesi’de evet çıktı Yusuf Yüksel kazandı.

Bandırma’da açık farkla hayır çıktı Sema Kırcı kazandı.

Edremit’te tarihi bir farkla hayır çıktı Ali Aydınlıoğlu kazandı.

Burhaniye’de açık farkla hayır çıktı Necdet Uysal kazandı.”

Balıkesir Postam gazetesinde yazan sevgili kardeşim  Ayaşoğlu, dünkü  yazısında 16 Nisan referandumunun Balıkesir ve ilçelerinde ortaya çıkan sonucu ve  yapılan siyasi yorumlarla ilgili ironi yapmış..!

 Hoşuma gitti, espri yaşananların ve yapılan yorumların  üzerine adeta ‘cuk’ diye oturmuş…

Sokrat’ın ‘diyalog’ yöntemi’ iki aşamalıdır. Birincisinde, muhatabının kesin doğru olduğunu düşündüğü bilgileriyle ilgili çeşitli sorular sorarak bu bilgilerin gerçekte tartışmaya açık olduğunu kanıtlar. İkinci aşama ise, ustaca sorduğu sorularla muhatabının zihninde doğuştan var olduğunu düşündüğü gizli bilgileri ortaya çıkarır. Bunun adı da maiotiktir.

‘İroni’ ile mizah genelde birbirine karıştırılır. Ancak,’ ironi’, söylenenin tam aksini söyleme yöntemi hatta sanatıdır. TDK, ‘ironi’ nin  Türkçe kelime karşılığını çok güzel bulmuş ve adına ‘gülmece’ demiş…

16 Nisan referandumunun genel ve Balıkesir  yerel sonuçları üzerinden  günlerdir farklı algı operasyonlarına, yorumlara tanık oluyoruz. Oysa ki, gayri resmi  sonuçlara göre, referandumda sandıktan çıkan sonuç belli ve 18 maddelik Anayasa değişiklik paketi  ‘evet’ oylarının yüzde 51.4’ünü alarak  kabul edilmiş durumda. ‘Hayır’ kampanyasının başını çeken Yeni CHP ve ‘hayır’ paydaşı olan onun üzerindeki parti ve grupların, kişilerin referandum sonuçlarına yönelik itirazları ise YSK tarafından ret edilmiş durumda. YSK’nın referandum ile ilgili resmi açıklamayı yapması da bekleniyor.

Peki, YSK, referandum sonuçları ile  ilgili resmi açıklamayı yaptığında bu konudaki tartışmalar bitecek mi, hayır! Referandumla ilgili tartışmalar  yatışsa da devam edecek…

Neden ve niçin?

Çünkü, YSK ‘nın oy kullanımlarında ve sayımlarında  il, ilçe seçim kurullarının ve sandık başkanlarının anlamsız  ve tartışmalara neden olabilecek kimi ihmalleri seçmen nezdinde de farklı yorum ve şüphelere kapıyı aralamış durumda.

Peki, il, ilçe seçim kurulları ve sandık başkanlarının kimi sandıklarda  yaşanan ihmallerle ilgili ihlalleri sonucu etkiler mi?

Hayır..!

Çünkü, 16 Nisan referandumunda 55 milyon 319 bin 222 seçmen, ülke genelindeki 167 bin 140 sandıkta oy kullandı(yurtdışında oy kullanan seçmen sayısı ve kurulan sandık sayısı hariç) ve  referandumun devlete maliyeti yaklaşık  200 milyon TL.

Referandumun bu yönü başta Yeni CHP olmak üzere ‘hayırcı’ paydaşlarını ilgilendirmediği gibi , adeta  bir koro halinde sonucun ‘evet’ çıkma olasılığını ilk günden bugüne engellemeye yönelik yurt içi ve yurtdışı ‘hayırcı’ birlikteliğin  referandum sonucuna da aynı şekilde karşı durmasının ve ABD gazetelerinin  NATO’nun Türkiye’ye müdahale ve İngiliz gazetelerinin de seçmeni sokağa, meydanlara dökme gayretleri, CNN ve benzerlerinin Taksim’e çadır kurup beklemelerinin, SOROS’un kesesinin ağzını açmasının, ‘Gezi’ eylemlerine davet  çığlıkları atmalarının  mantığı ne?

Bu gelişmeler ve çağrılar üzerine referandum da ‘hayır’ diyen  Vatan Partisi genel başkanı Perinçek, ne diyor:

“Sokağa çağrılar, Batı`nın kışkırtmalarıyla yapılıyor ama kimse sokağa dökülmez. PKK`nın çağrılarına kimse itibar etmeyecektir. Milletimiz 19 Mayıs`ta, 23 Nisan haklı eylemleri için meydanlara çıkar. Oralarda zaten hep birlikteyiz. ABD arzu ediyor ki ülke bölünsün; "hayır" ve "evet" diye kamplaşsın. Bu seçim bir demokrasi mücadelesiydi. Geçti, arkada kaldı. Bakın müdahaleden söz ediliyor, kim hangi güçle Türkiye`ye müdahale edecekmiş? Türk milletinin, askerinin, polisinin gücünü çok iyi biliyorlar, içi boş tehditler savuruyorlar. Tehdit edenler, boyunun ölçüsünü de alır.”

16 Nisan referandumu benzeri bir olaya  Haziran 215 genel seçimlerinde de yaşamış, sandıktan  AK Parti 1.parti çıkmış olmasına  ancak hükümeti kuracak sayısal  çoğunluğa sahip olmadığı için başlayan koalisyon görüşmeleri sürecinde Yeni CHP’nin sanki seçimin galibi Yeni CHP’imişçesine  sergilediği hava başta parti içinden sert tepkilerle karşılanmamış mıydı?

Referandum  öncesi gazetemizdeki yazılarımızda sürekli olarak NATO’cular, Batı, HDP/PKK, FETÖ’cüler, darbeciler nezdinde 16 Nisan’ın 15 Temmuz’un rövanşı olarak görüldüğünü ve referandumun ülke ve millet nezdinde bu küresel güç ve çıkar odakları yanı sıra işbirlikçi, bölücü mandacı ve muhiplerle bir yüzleşme ve hesaplaşma günü olacağını yazmıştık. Aynen yazdığımız ve dile getirdiğimiz gibi oldu. Milletin sandıkta ‘evet’ demesiyle birlikte yüzleşme ve hesaplaşma referandum ve sonuçları üzerinden farklı  gerginlik ve çatışma alanlarına taşınma gayretleri içerisine girildi.

O nedenle referandum öncesi ve sonrası yaşananları, ülkeyi ve milleti  bekleyen tehlikeleri gözardı ederek, sandıktan çıkmış millet iradesini atlayıp, ülke genelindeki oyların dağılımına veya Balıkesir’de  ve ilçelerinde elde edilmiş sonuçların partilerin, vekillerin, belediye başkanlarının, parti başkanlarının  başarı ya da başarısızlığına indirgemek sözün gelişi bana ağaçlarla uğraşırken ormanın bütününü görmekten kaçınmak gibi geliyor.

Yoksa, referandumda ‘evet’ ve ‘hayır’ tercihinde bulunmuş her siyasal parti, eksiği fazlasıyla bu sürecin kendisi açısından ne anlam ifade ettiğini zaten sorgulayarak gerekli dersleri çıkartacak, inmesi gerekenler inecek, gitmesi gerekenler gidecektir.

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 97