Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • RANT TARTIŞMALARI VE YEREL YÖNETİMLER!(2)

RANT TARTIŞMALARI VE YEREL YÖNETİMLER!(2)


2016 yılının son günlerinde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan  8,5 milyon Türk Lirası’na satın aldığı SGK il binasını,İngiltere’nin Manchester City takımında oynayan Balıkesirli futbolcu İlkay Gündoğan’a 28 milyon Türk Lirası’na sattı!


Kamu ve dolayısıyla belediye mülklerinin satışı kamuoyunda, siyasi çevrelerde ve basın da hep değişik tartışmalara, tepkilere, farklı itham ve iddialara konu olmuştur.


Satış ile ilgili büyükşehir belediye başkanı Uğur, şöyle dedi:

“6 ay önce satışa çıkarılan SGK binasını 8.5 milyona Büyükşehir Belediyesi olarak aldık. Yeni SGK binası bakanlık tarafından Bursa yolu üzerinde tamamlanmak üzere. Biz de ihaleye çıkarak bakanlıktan satın aldığımız halihazırda SGK olarak hizmet veren binayı satışa çıkardık. Kim aldı? Balıkesirli hemşerimiz olan İlkay Gündoğan. 28 milyonu bastı. Kasamıza girdi para. Hem de Londra’da Manchester City’den aldığı transfer parasını gönderdi bize. Helal olsun çocuğa. Böyle de hemşerilerimiz var… Satışa çıkardığımız bina planlarda konut ve ticaret alanı. İlkay Gündoğan da buraya iş merkezi ya da konut yapabilecek.”


Aynı şekilde Bandırma’da ilçe belediyesinin mülkiyetinde paydaş olduğu  bir otelin ihale yöntemiyle tartışmalı satışı gerçekleştirildi. Gerçekleşen 1.ihalede otel 11,5  milyon TL.ye satılırken, itiraz ve tartışmalar, itham ve iddialar üzerine ihale iptal edilerek, 2. ihaleye çıkıldı. 2. ihalede otel,19 milyon 276 bin Türk Lirası’na satıldı!.


CÜZDANI MI YOKSA BELEDİYE KASASINI MI DOLDURACAKSINIZ!?


Derdimiz ve davamız yine sonu gelmeyen tartışmalar, itham ve iddialar içerisinde boğulmak değil. Tam tersi, büyükşehir belediye başkanı Uğur ile ilçe belediye başkanı Mirza ve yönetimleri arasındaki  yerel yönetim anlayışı ve belediye mülklerinin satışı konusundaki düşünsel farkı ortaya koymak.


İşte her iki mülk satışı, ekonomik anlamda aynı zamanda  iki farklı rant vakasıdır!


Büyükşehir belediye başkanı  bakanlıktan8,5 milyon Türk Lirası’na satın aldığı SGK mülkünü, 6 ay sonra 28 milyon Türk Lirası’na satarak, elde ettiği geliri, belediye kasasına sokarken; Bandırma belediyesi, periyodik olarak sürekli  gelir elde ettiği bir mülkünden vazgeçerek, 19 milyon 276 bin Türk Lirası’na satarak, bir mülkünden vazgeçiyor.

Okurlarımız “ Ne var bunda, sonuçta her ikisi de birer mülk satarak, elde ettiği parayı  ya da rantı  cebine koymuyor ya”  diyebilir ama biraz üzerinde düşünülürse, öyle olmadığısürecin düşünüldüğü gibi makul olmadığı  görülür!


KAMU ADINA  ARAZİ STOKLAMAK SANA MI KALDI  EDİP BEY!?


Kamu mülklerinin  yerel yönetimler tarafından değerlendirilmesi konusunda büyükşehir belediye başkanı Uğur, somut olarak ne diyor:

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 16.02.2015 tarihinde 1/100.000 çevre düzeni planlarını onaylamasının ardından, belediyemizin, hizmet bütünlüğü ve gelecek projeksiyonları çerçevesinde kent bütününde revizyon ve ilave nazım imar planlarını yapması gerekliliği doğdu. Belediyeler, kamu yararı gereği, kentin artan nüfusuna cevap vererek konut fiyat istikrarını sağlayacak şekilde arsa üretmekle mükelleftir. Ancak belediyeler usul ve esasına; planlama ilkelerine uygun çalışma yapmak için hal-i hazır harita üretmek, mikro bölgelemeli jeolojik etüt yaptırmak gibi faaliyetlere harcama yaparken, planlama sonrası 3194 imar kanunun 18. maddesi gereği düzenleme ortaklık payı olarak mülkiyetlerden kesilen %40 büyüklükteki alanlarda su ve kanalizasyon altyapısı inşa etmek; park-peyzaj ve sair donatı alanların inşaası için harcamalar yapmaktadırlar. Tüm bu faaliyetler ile özel mülkiyetler imara uğrayarak değerlenmekte ancak belediyenin bu faaliyetlerden sadece gideri olmakta, imar rantından istifade edememektedir. Bunlardan belediyenin gideri var, arazi sahiplerinin değer artışı var. Belediyemiz yani tüm Balıkesirliler bu değer artışından istifade etmeliydi.”

İşte  tam da bu nokta da, büyükşehir belediye  başkanı Uğur’un dikkat çektiği gibi, yapılan ve öngörülen hizmetler ve yatırımlarla   ilişkili, gider kalemleri öne çıkıyor.


YOKSA BAŞKAN UĞUR, SOLCU MU!?


Başka, yine Uğur’un dikkat çektiği gibi, “Bu nedenle,  Balıkesir Toplu Konut A.Ş, geliştirdiği 2400 konut projesine komşu alanda tamamı 460 dönüm alanı kaplayan 15 adet parselde 376164,20 m2 mülkiyetler edinmiştir. 1042 ada 1-3-5-6 parseller; 1043 ada 2-4-5-13-14-26 parseller ile 1044 ada 2 ve 3 parsellerdeki bu mülkiyetler 23,7 TL/m2 fiyata mal edilmiş, Balıkesir Toplu Konut A.Ş`nin ilerleyen yıllarda geliştireceği konut projelerinde ilk hammadde olan arazinin stoklanması sağlanmıştır. 1/100.000 planların onaylandığı 16 Şubat 2015 tarihinden sonra; gelişme alanlarının herkese aleni olduğu tarihten 6 ay sonra, 28 Ağustos 2015 günü; satanların rızası ile mülkiyet edinilmiştir. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, iştiraki eliyle yaptığı planlama çalışmaları esnasında sadece şahıs ve müteahhitlerin değil, idarenin de gelir elde etmesini ve kamu menfaatini sağlamıştır. Dolayısı ile 460 dönümlük arazinin şahıslar tarafından haksız rant elde edildiği iddiası tamamen gerçek dışıdır, bilakis söz konusu 460 dönümlük arazinin 376164,20 m2`si idare iştirakine alınarak kamuya gelir ve menfaat sağlanmıştır.”


Uğur’un bu anlayış ve yaklaşımının en başta arazi sahipleri ve emlakçılar, müteahhitler ya da rant peşinde koşanlar tarafından sempatiyle karşılanmayacağını bilmek için dahi olmaya gerek yok!


BU DÜZEN DEĞİŞMELİ Mİ DEĞİŞMEMELİ Mİ?


Çünkü, imara açılan alanlarda bugüne kadar ‘arazi stoklanması’, planlama öncesi ya da sonrası elde bulunan ya da edinilmiş arazinin ucuza kapatılıp, fahiş fiyatla değerlendirilmesi yani haksızyüksek  rant elde edilmesi onlarca yıldır siyasetin de, yerel yöneticilerin de beslendiği, bir alan. Kentlerde oluşmuş oligarşik yapı arazi rantlarından semizlenirken, semizlenmesi için ortamı yaratanları  da kesinlikle ihmal etmiyor. Burada karşılıklı bir ilişki ve paylaşım söz konusu…


Türkiye’de ekonomik ve politik anlamda statükoculuğun beslendiği ,haramzadelerin bir an da beyzade olarak kent, bölge ve ülke yönetiminde söz, karar ve güç sahibi olabilmelerinin ana beslenme damarlarından birisi budur!


Bu damara ellediğiniz hele hele bir de kesmeye kalktığınız an kıyamet kopar!


Ananızdan emdiğiniz süt bir şekilde burnunuzdan getirilmeye çalışılır. Karşınızda dikilen beyzadelerin aslında birer haramzade olduğunu kime, nasıl anlatacaksınız? Bıkmayacak ve usanmayacaksınız. Tek güvenceniz halktır ve vatandaştır. İnatla yüzünüzü halkınıza, vatandaşınıza çevirecek, yıllardır sahnelenen oyunu bir bir anlatacak, birlikte hareket edecek ve teslim olmayacaksınız!

Çünkü, bir şeyi biliyorsunuz: Dönem ve devir değişti! Onlarca yıllık haramzadeler dönemini kapatmak ve kamu yararını gözetmek, hak ve hukuktan söz etmek aynı zamanda laf cambazlığını değil, halkınızla birlikte mücadele etmeyi gerektiriyor…


Açılmış her ağıza bir parmak bal çalmak dönemi, belediye başkanlığına hansız hamamsız oturup da hanlı hamamlı görevi teslim etmek dönemi  bitmiştir!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 129