Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • POLİSLERİMİZE,SAVCI VE HAKİMLERİMİZE BAŞARILAR…

POLİSLERİMİZE,SAVCI VE HAKİMLERİMİZE BAŞARILAR…


Tüm yurtta yaşandığı gibi yeni adli yıl uzun bir tatil sürecinden sonra Balıkesir’de de gerçekleşti ve  adli yıl  büyükşehir ve ilçelerde törenlerle başladı, açıldı. Büyükşehir de Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törenlerde hukukçular ve yargı mensupları bir araya gelirken, açılış konuşmasını Cumhuriyet Başsavcısı Sadık Bölek  yaparak, 15 Temmuz darbe ve işgal kalkışmasının bastırılması sonrası FETÖ’cülere yönelik adli soruşturma ve yargılama süreci konusunda çeşitli bilgiler verdi.


Bölek’in beyanlarına dikkatinizi çekerim. Sn.Bölek, konuşmasında 15 Temmuz kalkışmasının bastırılması sonrası yaşanan hukuksal süreçle ilgili açıklamalarda bulunuyor. Oysa ki, hepimizin bildiği gibi, 15 Temmuz, bir anlamda bardağın taştığı ve ipin koptuğu, çubuğun kırıldığı nokta..!


Her ne kadar cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz kalkışması öncesinde FETO’cu “paralel devlet yapılanması” ve “hizmet hareketi”nin 2013 yılında gerçekleştirilen  17/25 Aralık  operasyonlarının gerçekte bir “darbe” girişimi olduğunu vurgulayarak  FETÖ operasyonları ve soruşturmalarında bir “milad” olarak  ifade etse de, hepimiz biliyoruz ki, bu tarihin üzerinden geçen üç buçuk  yıllık süreç içerisinde FETÖ’cüler devlet kurumları, TSK, Emniyet, MİT ve yargı içerisinde  göreceli de olsa “rahat” bir dönem geçirerek, örgütlenmelerine, faaliyetlerine devam ederek adım adım 15 Temmuz darbe ve işgal girişimini Efendilerinin direktifleri doğrultusunda hazırladılar.


BU YILANI İÇİMİZDE BİZ BESLEDİK..!


Tüm ülke ve dolayısıyla da Balıkesir, 60’lı yıllardan başlayarak, ABD/CIA’nın eliyle ve işbirlikçileri aracılığıyla devlet ve çeşitli iktidarlar,27 Mayıs,12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat darbeleri ve darbecileri  aracılığıyla sürekli besilenen, güçlendirilen ve halktan gizlenen NATO Gladıosu ile açık bir şekilde, ANCAK, 2016 yılı 15 Temmuz’unda yaşanan kanlı  darbe ve işgal kalkışması ile tanışmak ve hesaplaşmak  zorunda bırakıldı.


Peki, tüm bu tarihsel ve toplumsal süreç de NATO Gladıosu ve FETÖ’nün faaliyetleri, varlığının ve örgütlenmesinin ülke ve millet için ulusal bir tehdit oluşturduğu bilinmiyor muydu?


Kuşkusuz, biliniyor, yazılıyor, çeşitli ortamlarda dillendiriyor ve konuşuluyordu. Ancak, bunu ısrarla ve inançla, onurluca iş edinmiş bir avuç aydın ve entelektüelimizin, kanaat önderinin, gazeteci ve yazarın üzerinde o yıllarda mevcut iktidarlarca ve devletin tüm gücü ve olanakları seferber edilerek bir yıldırma ve baskı politikası uygulanarak, insanlar susturulmaya ve şiddetle ,anti-demokratik yöntemlerle sindirilmeye çalışıldı. Olmadı, bu insanlara devlet eliyle kumpaslar kurularak,  kıyıda köşe de faili meçhul denilerek katledildi, ocakları söndürüldü…


FETÖ İLE MÜCADELE ÜLKENİN BAĞIMSIZLIK VE EGEMENLİK SORUNUDUR


Onun için ısrarla yazıyor ve vurguluyoruz ki, 15 Temmuz ve FETÖ ihaneti ve iblisi ile hesaplaşmak, Türkiye’nin  gerçek anlamda ulusal bağımsızlığı ve milletin egemenliğinin gerçek anlamda kazanılması ve tesis edilmesi sorunudur..!


Bu yıllanmış gerçeği manipüle ederek, milletten gizleyenler, kendilerini bin bir terle hale sokarak FETÖ’cüleri acındırarak, “adalet” söylemiyle ABD ve AB’nin, NATO’nun, siyonistlerin, istihbarat örgütlerinin, medyalarının sözcülüğüne soyunanlar birer soytarı ve haindirler. Bu yorumların ve ifadelerin “keskin” olduğunu iddia edenler, ülkemizin dününü ve geleceğini karartmış hırsızlar ve evlatlarımızın yıllanmış katiller çetesidir.


Yeni Adli Yıl açılışında konuşan Adalet Komisyonu Başkanı Fatih Aksoy ise, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün en ağır yükü yargıya getirdiğini ifade erek, özellikle ceza mahkemelerindeki iş oranının olağanüstü arttığını ve bu iş yükünü en hızlı ve en adil şekilde azaltacaklarını vurgulamış…


Doğrudur ve ülke ve tüm toplum, bu ihanet çetesinin en hızlı ve en adil biçimde bir an önce makamları ve sıfatları, mevkileri ne olursa olsun, yargı önüne çıkartılıp, hesap vererek, cezalandırılmasını özlemle bekliyor.


Bu olayın bir yönü…


KORKU İMPARATORLUĞU YARATANLARI UNUTMAYACAĞIZ

Diğer yönü ise, ülke ve toplum açısından her yönüyle daha trajik ve dramatik…Bu çetenin ve lejyoner örgütünün devlet ve iktidarlar nezdinde, kolluk güçleri ve yargıyı da tepe tepe kullanarak, medyaları dahil tüm ilişki ağlarını kullanarak gerçekleştirdiği sayısız operasyon oldu. Faaliyetleri ve eylemleriyle adeta ülkede bir “korku imparatorluğu” kurdular. Anımsayın..! Evimizde, iş yerimizde cep telefonlarımızla bile konuşamaz olduk. İzlendik ,dinlendik ve “reklam “ edilip, algı operasyonlarıyla kamuoyuna “suçlu” olarak lanse edilip, fişlendik.


Bunlar da yetmedi..


Bu hain ve işbirlikçi çete, varlığı için tehlikeli gördüğü tüm kurum ve kuruluşu, kişiyi  bir şekilde sindirebilmek, yolundan çekmek, etkisizleştirmek için kolluk güçleri ve adliye içindeki elemanları ile işbirliği içinde insanlarımıza sayısız kumpas kurdu. Göstermelik yargılamalarıyla sayısız insan olmadık ve sahte belgelerle, düzmece senaryolarla onlarca yıllık cezalara çaptırıldı. İşte Balyoz, Poyrazköy ve Ergenekon davaları gibi….


FETÖ İBLİSİNİN BALIKESİR’DEKİ İLK VE EN KAPSAMLI OPERASYONU


Balıkesir de ise, FETÖ’cü çetenin  emniyet/adliye uzantıları eliyle en ciddi, en kapsamlı operasyonu Bandırma da 28 Ekim 2009 tarihinde gerçekleştirildi. İnsanlar sabaha karşı FETÖ’cü polisler tarafından evlerinden toplanırken haklarındaki suçlamaları dahi bilmeden ve ifadelerine bile başvurulmamışken, her zaman ki gibi medya ilişkileri ve denetimlerindeki medya organları üzerinden yargısız infaz edilerek, suçlandı. Düzmece belgelerle, sahte tapelerle, gizli tanıklarla tehdit ve şantajla hazırlanmış polis fezlekeleri FETÖ’cü savcılarca iddianame haline getirilirken, bu hengamede bir gazetecinin de ölümüne  neden olanlar, vakayı ustalıkla bir cinayet davasına dönüştürerek, Beşiktaş Olağanüstü Yetkili Mahkemesine Ağır Cezaya taşıdı…


ANCAK, her zamanki gibi, mızrak çuvala sığmadı ve  FETÖ’cü polis, savcı ve hakim kılıklı teröristlerinin işbirliğiyle devşirdikleri yargı süreci zaman içerisinde  tel tel döküldü. Bir gazetecinin ölümü ile yaşanmış trajik son ve  onlarca insanın yıllanmış mağduriyeti  ortada kaldı. Dava, ortada bir tek tutuklu sanık kalmamış olmasına karşın, onlarca insan tutuksuz olarak hala Bandırma Ağır Ceza da yargılanıyor .Dava sürecinde aktif rol oynamış polis, savcı ve hakim kılıklı teröristlerin kimi FETÖ’den firarda, kimisi  tutuklu kimisi de meslekten ihraç edilmiş durumda.


ŞER’DEN HAYIR  ÇIKARTMAK..!


Gerçekten de  sn.Aksoy’un söylediği gibi, kolluk güçlerimizin,  hukukçularımızın ,savcı ve hakimlerimizin işi zor ve iş güçleri ağır. Bir yandan devletin ve toplumun her kıtına sızmış ihanet çetesinin izini sürüp, yakalayarak adaletin önüne çıkartıp, en kısa sürede en adil biçimde yargılayacaklar hem de iblis örgütlenmenin 15 Temmuz öncesi ülkede ve toplumda insanlarımızın bağrında açtıkları yarayı temizleyerek, yaraları saracak, yıllanmış mağduriyetleri bir bir temizleyecekler.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni adli yılın açılışında yaptığı konuşmanın iyi anlaşılması ve kavranması gerekiyor. Erdoğan, şöyle diyor:

“ 40 yıllık siyasi yaşamım içinde özellikle son 14 yıl başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı dönemimde vicdanının yerine FETÖ üyelerinin yaptığı gibi vicdanının yerine bir şarlatanı ikame ederseniz oradan adalet çıkmaz. Biz irademizi hakka teslim etmek zorundayız. Kalkıp da irademizi birilerine ipotek olarak verirsek yanarız. Onun aklı varsa, iradesi varsa, ilmi varsa siz bu alanlar da bileceksiniz ki Allah’ın bana verdiği akıl ve irade var, tahsil ettiğim ilmim var. Öyleyse burada hükmedeceğim, kararımı vereceğim. Yoksa dur bakalım şuraya soralım da kararımızı öyle verelim, böyle adalet olmaz. Binlerce, on binlerce insan bu neden bu ülkede yandım. 5,10, 15 yıl hapishanelerde çürüyen insanlarımız oldu. Şimdi bunu düzeltme fırsatını yakaladık. Bunu iyi değerlendirmemiz lazım. Öyle şeyler vardır ki şer zannedersiniz onda hayır vardır. İşte 15 Temmuz bize böyle bir imkanı verdi.


Hepsine öncelikle Allah’dan öncelikle sabır ve  güç, yeni Adli Yıl döneminde zorlu çalışmalarında başarılar diliyorum.


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 60