Bugün: 26.06.2017

PES DOĞRUSU..!


16 Nisan’da Anayasa değişiklikleri paketinin oylanmasıyla ilgili gerçekleşecek referandum öncesi yaşanan siyasi ve sosyal hareketliliğin, algı operasyonlarının odağı sosyal medya oldu. Referandum da ‘evet’ ve ‘hayır’ oyu kullanacak ya da kararsız seçmen kitlesinin etkilenmesi ve kararlı hale getirilmesine yönelik çabalar tavan yapmış durumda.


Son olarak Yeni CHP’nin milletvekili Tuncay Özkan, “Anadolu köylüsü’nden anlamlı ‘hayır’ çağrısı” videosunu  sosyal medyada paylaşınca trollerin referanduma, seçmene ve sandığa dönük algı operasyonları deşifre oldu!


Çünkü, ‘Anadolu köylüsü’ diye lansa edilen bayanın abartılı makyajı ve çakma Erzurum şivesinin peşine düşenler, söz konusu kişinin  Yeni CHP adına ‘hayır’ oyları peşinde vatandaşı etkilemeye çalışan bir ‘şarlatan’ olduğunu ortaya çıkardı.


Bu sosyal medya trollerinden sadece bir tanesi ve deşifre oldu!


BİR ‘KEDİCİKLERİMİZ’ EKSİKTİ..!


Bunun dışında benim de sosyal medyada tanık olduğum  ‘kedicikler’ var. Bunlar, genelde dekolteli bayanlar…’Kedicikler’ de aynı şekilde referanduma yönelik ‘hayır’ oylarının arttırılmasına yönelik vatan, millet, hürriyet, laiklik, cumhuriyet, Atatürk üzerinden oy devşirmeye çalışıyorlar.


Yani ortada sosyal medya üzerinden oy devşirme amaçlı açılmış yüzlerce  binlerce sahte hesap var!


Oysa ki, 16 Nisan da gerçekleşecek referandumda neyin oylanacağını ve ne için oy kullanacağını bilemeyen seçmen pekala   yazılı, görsel ve işitsel medyayı biraz takip ederek, etrafına sorup bilgilenerek, oyunun rengini  özgür iradesi ile belirleyebilir.


Ancak, vatandaşın özgür iradesi ile referandumda kullanacağı oyun rengini belirlemesi istenmiyor ve seçmen daha sandığa gitmeden ve oyunu kullanmadan sosyal medya üzerinden yürütülen algı operasyonlarıyla  etkilenmek ve yönlendirilmek isteniyor.


Peki, neden ve niçin bu yapılıyor?

Acı ama gerçek, çünkü, vatandaşa güvenilmiyor!


MİLLETE GÜVENMEYENLER ALGI OPERASYONLARINA YÖNELİYOR!


Hemen her seçim öncesi ve sonrasında  siyasal tercihe  nedeniyle sürekli aşağılanan, ’koyun, sürü, bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam, cahil’ olarak  eleştirilip, suçlanan  vatandaşın yine 16 Nisan referandumunda sandığa gidip, aynı siyasal bilinç ve psikolojiyle  ‘evet’ diyeceğinden ürkülüp, korkuluyor!


Peki, tüm ‘hayır’ eksenli algı operasyonlarına karşın 16 Nisan da seçmen  TBMM’nde kabul edilmiş Anayasa değişiklik paketine ‘evet’ derse ne olacak?


Yanıt hazır: Rejim değiştirilerek  Cumhuriyet elden gidecek! Şeriat devleti kurulacak! Demokrasi ve özgürlük adına ne varsa yok edilecek! Hukuk guguk olacak! Saltanat kurulup, RTE sultan olup, diktatörlüğünü ilan edecek!! Sonuç da, ülkede iç savaş çıkacak!


‘HAYIR’ KAMPININ PAYDAŞLARI ORTADA..!


Bu yorum ve nitelendirmeleri, ABD mi, AB ülkeleri mi, İsrail mi yapıyor?


Çünkü, tüm bu ülkelere, emperyal birliklere, bu ülkelerin istihbarat örgütlerine, medyalarına, yorumcularına baktığınızda  yıllardan beri cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti iktidarları ile ilgili zaten bu itham ve iddialar, suçlamalar dile getirilip, yazılıp çiziliyor…


Başka...!?


Yeni CHP, HDP/PKK,FETÖ, MHP’den tart edilmiş FETÖ ile ilişkili bir grup yanı sıra terör örgütleri ile işbirlikçi medya, SOROS sözcüleri ile bunlarla göbek bağı hiç kesilmemiş   kimi STK’lar söylüyor!


‘İç savaş’ ifadesi en ağır itham ve iddia!


Kişinin makamı ve mevkisi, siyasal ve sosyal statüsü ne olursa olsun, yüz defa bin defa kullanırken düşünmesi gereken bir  ifade! Yani kardeş kardeş ile  vuruşacak! T.C. Devletinin ordusu ile kolluk güçleriyle  vatandaşları şu veya bu nedenle karşı karşıya gelerek, birbirinin canını alacak! Kardeş katili olacak!


Aynı Ukrayna’da, Irak’ta, Suriye’de yaşadığımız, tanık olduğumuz gibi…


‘İÇ SAVAŞ’ EDEBİYATININ PERDE ARKASI..!


Sonuç; ülke aynen bu ülkelerde yaşandığı ve tanık olduğumuz gibi etnik ve mezhep temelinde ikiye, üçe, beşe bölünürken, çatışmaları önlemek ve demokrasiyi getirebilmek, insan hak ve özgürlüklerine sadık bir yönetimi iş başına getirmek için BM  gözetiminde, başta ABD olmak üzere AB ülkelerinin ve dolayısıyla NATO’nun askeri işgalini vazgeçilmez görüp, kabullenecek!!!


15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin amacı ve hedefi ne ise bu yol ve yöntem zaten  kanlı bir şekilde denendi ve devletin  ama  asıl önemlisi milletin direnci ve direnişiyle bu operasyonlar hüsranla sonuçlandı. Türkiye’nin ve milletin kanına susamışların hevesi kursaklarında kaldı!


Bu kursak ne menem bir kursaktır ki, ülkemiz insanının kanını içebilmek ve tadına varabilmek için oyun üzerine oyun kurup, pusu üstüne pusu atıyor!


BU OYUNU YİNE MİLLETİN  İRADESİ  BOZACAK..!


Yaşananlardan ve tanık olduklarımızdan bizler ülke ve millet olarak nasıl dersler çıkartıyorsak aynı şekilde karşımızdakiler de  amaç ve hedefleri çerçevesinde yeni oyunlar için senaryolar  yazmanın derdine düşüyorlar. 16 Nisan da gerçekleşecek referandum, bu küresel güç ve çıkar odakları yanı sıra  ülke içindeki işbirlikçileri için cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti iktidarı ve AK parti ile bir hesaplaşma olarak görünse de gerçekte 15 Temmuz’da sonuçlandıramadıkları hesaplaşmanın ve nihayete erdiremedikleri çabanın  yeni bir mücadele safhası olarak görülmeli!


Peki ne isteniyor ve amaçlanıyor?


Ülkenin ve milletin  teslim alınması amaçlanırken, ülkenin ulusal bağımsızlık ve egemenlik arayışı ve  sevdasının son bulması hedefleniyor!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 202